Birleşmiş Milletler (BM), yayımladığı yeni raporda dünya genelinde 13 'açlık noktası' olarak tanımlanan bölgede aşırı açlığın daha da derinleştiğini ve özellikle Sudan, Güney Sudan, Yemen, Somali, Kuzeydoğu Nijerya ile Gazze Şeridi'nde acil insani müdahale yapılmazsa kıtlık riskinin kapıda olduğunu duyurdu. 17 Haziran'da Roma merkezli Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ile Dünya Gıda Programı (WFP) tarafından hazırlanan raporda, çatışma, iklim şokları ve ekonomik istikrarsızlığın açlığı tetiklediği vurgulanıyor.
Kıtlığa Sürükleyen Başlıca Etkenler
Rapora göre, Sudan'da süren iç savaş nedeniyle milyonlarca insan yerinden edilirken tarım üretimi çökmüş durumda. Güney Sudan'da ise sel ve kuraklık döngüsü, zaten kırılgan olan gıda güvenliğini tamamen ortadan kaldırma tehdidi oluşturuyor. Yemen'de yıllardır süren çatışmalar, halkın büyük bölümünü yardıma bağımlı hale getirdi. Somali'de tarihi kuraklık ve artan gıda fiyatları, milyonlarca insanı açlık sınırına yaklaştırdı. Kuzeydoğu Nijerya'da Boko Haram kaynaklı güvensizlik, tarım ve ticareti sekteye uğratırken Gazze Şeridi'nde İsrail'in saldırıları ve abluka, nüfusun neredeyse tamamını insani felaketin eşiğine getirdi.
BM yetkilileri, bu bölgelerde kıtlığın önlenmesi için acilen fon sağlanması ve insani yardım koridorlarının açılması gerektiğini belirtiyor. Raporda ayrıca Afganistan, Haiti, Burkina Faso ve Mali gibi ülkelerde de açlık koşullarının kötüleştiği ve bu ülkelerin 'yüksek alarm' listesinde yer aldığı ifade ediliyor.
İklim ve Çatışma Kıskacında Kıtlık
Uzmanlar, iklim değişikliğinin tarım desenini bozması ve su kaynaklarını azaltmasının, özellikle Afrika Boynuzu ve Sahel bölgesinde kuraklık ve sel felaketlerini sıklaştırdığını belirtiyor. Öte yandan, uzun süreli çatışmaların tarım arazilerini tahrip etmesi, tedarik zincirlerini kesintiye uğratması ve yerinden edilme dalgaları yaratması, kıtlık riskini katlayarak artırıyor. WFP direktörü Cindy McCain, "Kıtlık kapıda ve durdurmak için ortak bir çaba gerekiyor. Yetersiz finansman ve engellenen erişim, milyonlarca insanı ölüme terk ediyor" dedi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, özellikle Somali, Sudan ve Gazze'de yürüttüğü insani diplomasi ve kalkınma yardımlarıyla bölgede aktif bir aktör. BM'nin uyardığı kıtlık riski, Türkiye'nin bu ülkelerdeki yardım programlarının önemini artırıyor ve yeni kriz senaryolarına hazırlıklı olmayı gerektiriyor. Ayrıca, Doğu Afrika ve Kızıldeniz havzasındaki istikrarsızlık, Türkiye'nin ticaret yolları ve enerji arzı güvenliğini dolaylı olarak etkileyebilir. Türkiye'nin insani yardım kapasitesini artırması ve uluslararası toplumu harekete geçirmesi, hem insani sorumluluk hem de küresel etki alanını genişletme açısından kritik.