Birleşmiş Milletler bağımsız uzmanları, ABD'nin sınır dışı etme politikalarının insan hakları ihlallerine yol açtığını ve bu ihlallerin bir 'zincir' halinde yayıldığını bildirdi. Uzmanlara göre Washington, 35'ten fazla ülkeyle ikili anlaşmalar yaparak en az 23 bin üçüncü ülke vatandaşını sınır dışı etti. Uygulamalar, geri gönderme yasağının (non-refoulement) ihlali ve keyfi gözaltı iddialarını gündeme getiriyor. BM, uluslararası hukuka uyulması çağrısında bulundu.
Gelişmenin Arka Planı
ABD yönetimi, göçmenlik uygulamalarını sıkılaştırarak sınır dışı etme işlemlerini hızlandırdı. Üçüncü ülke vatandaşlarının, kendi ülkelerine değil, anlaşma yapılan farklı ülkelere gönderilmesi yaygınlaştı. BM uzmanları, bu ülkelerde yeterli insan hakları korumasının bulunmamasının ciddi riskler doğurduğunu vurguladı. Söz konusu uygulama, sığınma hakkı ve aile birliği gibi temel hakları tehdit ediyor. Uzmanlar, sınır dışı edilenlerin çoğunun yasal temsil ve itiraz hakkından yoksun bırakıldığını belirtti. Ayrıca, gözaltı koşullarının kötüleştiği ve keyfi gözaltı sürelerinin uzadığı ifade edildi. BM, ABD'den bu uygulamaları gözden geçirmesini ve uluslararası yükümlülüklerine uymasını istedi. ABD yetkilileri ise göçmenlik politikalarının ulusal güvenlik ve kamu düzeni gerekçesiyle yürütüldüğünü savunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'nin sınır dışı etme politikaları, Latin Amerika ve Karayipler başta olmak üzere birçok bölgeyi etkiliyor. Üçüncü ülke vatandaşlarının iade edildiği ülkeler arasında Afrika ve Asya'daki bazı devletler de bulunuyor. Bu durum, göçmenlerin hukuki statülerinin belirsizleşmesine ve insan kaçakçılığı riskinin artmasına yol açıyor. Uluslararası kuruluşlar, sınır dışı edilen kişilerin temel haklarının korunması için küresel işbirliği çağrısı yapıyor. Avrupa Birliği ve diğer aktörler, benzer uygulamaların yayılmasından endişe duyuyor. BM uzmanlarının raporu, göç yönetiminde insan hakları standartlarının önemini bir kez daha ortaya koyuyor. ABD'nin bu politikaları, müttefikleriyle ilişkilerinde de gerilim yaratabilir. Özellikle sınır dışı edilenlerin kabulü konusunda anlaşma yapılan ülkeler, uluslararası baskıyla karşı karşıya kalabilir. İnsan hakları örgütleri, ABD'nin geri gönderme yasağını ihlal ettiğini ve bunun uluslararası hukuk açısından sorumluluk doğurduğunu belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD'nin üçüncü ülke vatandaşlarını sınır dışı etme uygulamalarından doğrudan etkilenebilecek ülkeler arasında yer alıyor. ABD ile yapılan anlaşmalar kapsamında Türkiye'ye iade edilen kişiler olabilir; bu durum Türkiye'nin göç ve güvenlik politikalarını yakından ilgilendiriyor. Ayrıca, ABD'nin sınır dışı etme politikaları, Türkiye'nin bölgesel istikrar ve insan hakları alanındaki duruşunu etkileyebilir. Türkiye, uluslararası hukuka uygunluk ve insan hakları standartları konusunda hassasiyetini koruyarak, bu tür uygulamaların bölgesel yansımalarını dikkatle izlemelidir. ABD'nin müttefiki olarak Türkiye, göç yönetiminde işbirliği ve diyalog mekanizmalarını güçlendirebilir.