Bloomberg New Economy Forum, 13-15 Ekim 2026 tarihlerinde Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi'de düzenlendi. Kamu ve özel sektör liderlerini bir araya getiren forumda, jeopolitik istikrarın ve öngörülebilirliğin sona erdiği bir dönemde küresel etkileşim kurallarının yeniden yazılması ele alındı. "A World in Play: Defining the New Rules" (Oyun İçindeki Dünya: Yeni Kuralları Tanımlamak) temasıyla gerçekleşen etkinlik, değişen dünya düzeninde ekonomik ve siyasi aktörlerin nasıl konumlanacağını tartışmak üzere önemli bir platform oluşturdu.
Forumun Arka Planı ve Ana Temalar
Bloomberg New Economy Forum, 2018'den bu yana küresel ekonominin karşı karşıya olduğu yapısal sorunları masaya yatıran üst düzey bir buluşma olarak biliniyor. Bu yılki forum, pandemi sonrası dönemde artan jeopolitik gerilimler, ticaret savaşları, teknolojik rekabet ve iklim krizi gibi çok boyutlu krizlerin gölgesinde gerçekleşti. Katılımcılar, son yıllarda hızla değişen küresel dengelerin artık "öngörülemez" bir hal aldığını ve iş dünyasının bu yeni ortama uyum sağlamak için stratejilerini yeniden gözden geçirmesi gerektiğini vurguladı.
Forumun açılış konuşmalarında ve panellerinde, çok taraflı kurumların zayıflaması, korumacılığın yükselişi ve bölgesel iş birliklerinin önemi öne çıktı. Özellikle ABD-Çin rekabeti, Avrupa'nın enerji güvenliği ve Asya-Pasifik'teki tedarik zinciri dönüşümü, tartışmaların merkezinde yer aldı. Konuşmacılar, ülkelerin ekonomik güvenliği ulusal güvenlikle bütünleştirme eğiliminin arttığını ve bunun küresel ticaretin geleceğini şekillendireceğini belirtti.
Yeni Delhi'nin ev sahipliği yapması da sembolik bir anlam taşıyordu. Hindistan, son yıllarda hızla büyüyen ekonomisi ve jeopolitik konumuyla küresel ekonomide ağırlığını artırıyor. Forum, gelişmekte olan ülkelerin yeni ekonomik düzende daha fazla söz sahibi olma taleplerini de yansıttı. Hindistan Başbakanı Narendra Modi'nin yanı sıra çok sayıda Afrika, Latin Amerika ve Asya ülkesinden üst düzey yetkililer ve iş insanları foruma katıldı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Forumda ele alınan konular, küresel ekonominin karşı karşıya olduğu yapısal dönüşümü gözler önüne seriyor. Dünya Ticaret Örgütü'nün (DTÖ) etkinliğinin azalması, bölgesel ticaret anlaşmalarının (RCEP, CPTPP gibi) yükselişi ve tedarik zincirlerinin yeniden yapılandırılması, çok kutuplu bir ekonomik düzenin habercisi olarak yorumlandı. Ayrıca, dijital para birimleri, yapay zeka yönetişimi ve yeşil enerji dönüşümü gibi yeni nesil konular da forumun gündemindeydi.
Avrupa Birliği'nin temsilcileri, enerji krizi ve yeşil mutabakat kapsamında atılan adımları paylaşırken, ABD'li iş dünyası liderleri ise Enflasyon Azaltma Yasası'nın (IRA) küresel etkilerini ve Çin ile teknolojik ayrışmanın maliyetlerini tartıştı. Çinli yetkililer, küresel tedarik zincirlerinde iş birliğinin önemine vurgu yaparak, Soğuk Savaş benzeri bir ayrışmanın zararlarına dikkat çekti. Bu tartışmalar, dünyanın en büyük iki ekonomisi arasındaki rekabetin nasıl yönetileceğine dair belirsizliği de yansıtıyordu.
Forumun bir diğer önemli başlığı da iklim değişikliğiyle mücadele ve adil geçiş oldu. Gelişmekte olan ülkeler, iklim finansmanına erişimde yaşanan zorlukları dile getirirken, gelişmiş ülkelerin taahhütlerini yerine getirmesi çağrısında bulundu. Özel sektör temsilcileri ise yeşil yatırımların önündeki engellerin kaldırılması için düzenleyici çerçevelerin uyumlaştırılması gerektiğini belirtti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bloomberg New Economy Forum'da tartışılan konular, Türkiye'nin dış politikası ve ekonomisi açısından önemli ipuçları sunuyor. Küresel ticaretin yeniden şekillendiği, tedarik zincirlerinin bölgeselleştiği ve jeopolitik risklerin arttığı bir ortamda Türkiye, hem Avrupa hem de Asya ile kurduğu ticari bağlantılar sayesinde stratejik bir konumda bulunuyor. Forumda öne çıkan "çok kutuplu dünya" vurgusu, Türkiye'nin çok yönlü diplomasi ve ekonomik çeşitlendirme stratejilerini destekler nitelikte. Ayrıca, yeşil dönüşüm ve dijitalleşme gibi başlıklar, Türkiye'nin AB ile yeşil mutabakat uyumu ve sanayide dönüşüm süreci için de yol gösterici olabilir. Öte yandan, artan korumacılık ve bölgesel ticaret anlaşmalarının yaygınlaşması, Türkiye'nin dış ticaret politikasında yeni denge arayışlarını gündeme getirebilir. Türkiye'nin, forumda ele alınan yeni kuralların şekillendirilmesinde aktif rol alması, ekonomik ve siyasi etkisini artırması bakımından kritik önem taşıyor.