BlackRock'ın sistematik çok stratejili fonunun portföy yöneticisi Jeffrey Rosenberg, ABD'nin Ağustos ayı istihdam raporunun piyasa etkilerinin büyük ölçüde enflasyon ve Federal Reserve (Fed) para politikasıyla ilgili olduğunu söyledi. Rosenberg, Bloomberg Surveillance programında yaptığı değerlendirmede, istihdam verilerinin işgücü piyasasının soğuyup soğumadığına dair sinyaller içerdiğini ve bunun Fed'in faiz kararlarını doğrudan etkileyeceğini vurguladı. Ağustos ayına ait tarım dışı istihdam verileri, işsizlik oranı ve ortalama saatlik kazançlardaki değişim, yatırımcıların enflasyon görünümüne dair beklentilerini şekillendirecek.
İstihdam Verisinin Enflasyon Boyutu
ABD'de açıklanan istihdam raporları, Fed'in faiz politikası için en önemli veri setlerinden biri olarak kabul ediliyor. Ancak Rosenberg'in dikkat çektiği nokta, bu verinin artık sadece işgücü piyasasının gücünü değil, aynı zamanda ücret kaynaklı enflasyon baskılarını da yansıtması. Ortalama saatlik kazançlardaki artış hızı, hizmet sektörü enflasyonunun seyri açısından kritik. Fed Başkanı Jerome Powell ve meslektaşları, enflasyonun %2 hedefine doğru sürdürülebilir bir şekilde gerilediğinden emin olmak için işgücü piyasasındaki dengelenmeyi yakından izliyor. Son aylarda ücret artışlarında bir yavaşlama görülse de, hizmet fiyatlarındaki katılık enflasyonun son milinin zorlu geçeceğine işaret ediyor.
Piyasa katılımcıları, Ağustos verisinin ardından Fed'in Eylül toplantısında faiz indirimine gidip gitmeyeceğini ve indirimin büyüklüğünü (25 mi 50 baz puan mı) tartışıyor. Zayıf bir istihdam raporu, ekonomik yavaşlama endişelerini artırarak daha agresif bir indirim beklentisini güçlendirebilir; güçlü bir rapor ise Fed'in temkinli kalmasına neden olabilir. Rosenberg'in yorumu, istihdam verisinin artık enflasyon odaklı bir para politikası çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.
Fed Politikası ve Piyasa Beklentileri
Fed, 2022-2023 döneminde politika faizini hızla yükselterek 23 yılın zirvesine çıkarmıştı. Enflasyonun %9'un üzerinden %3 civarına gerilemesiyle birlikte piyasalar 2024 yılı boyunca faiz indirimi bekledi. Ancak enflasyonun son aylarda yatay seyretmesi ve işgücü piyasasının kademeli olarak soğuması, Fed'in zamanlamasını belirsizleştirdi. Rosenberg gibi analistler, istihdam raporundaki detayların (işgücüne katılım oranı, geçici işten çıkarmalar, sektörel dağılım) enflasyonun geleceği hakkında ipucu verdiğini belirtiyor.
Öte yandan, ücret artışlarının verimlilik artışını aşması durumunda şirketlerin maliyetleri fiyatlara yansıtması kaçınılmaz hale geliyor. Bu da Fed'in faiz indirimlerini ertelemesine yol açabilir. Bloomberg Surveillance programında konuşan Rosenberg, piyasaların artık sadece istihdamın gücüne değil, enflasyon üzerindeki etkisine odaklandığını vurguladı. Bu çerçevede, Ağustos verisinin detayları, önümüzdeki aylarda Fed'in iletişimini ve piyasa fiyatlamalarını belirleyecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki istihdam ve enflasyon verileri, Fed'in faiz politikası üzerinden küresel sermaye akımlarını ve doların değerini etkiliyor. Fed'in faiz indirim döngüsüne ne zaman başlayacağı, gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akışını doğrudan belirliyor. Türkiye gibi yüksek dış finansman ihtiyacı olan ekonomiler için Fed'in gevşemesi, TL üzerindeki baskıyı hafifletebilir ve borçlanma maliyetlerini düşürebilir. Ayrıca, ABD'deki güçlü istihdam ve ücret artışları, küresel enflasyon üzerinden emtia fiyatlarını ve enerji maliyetlerini etkileyerek Türkiye'nin ithalat kaynaklı enflasyonunu dolaylı yoldan etkiler. Bu nedenle, Ağustos istihdam raporu Türkiye'nin para ve maliye politikası tercihleri için de önemli bir gösterge niteliğinde.