BlackRock Systematic Multi-Strategy Fonu portföy yöneticisi Jeffrey Rosenberg, Bloomberg Surveillance programında yaptığı değerlendirmede, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz oranlarını artırmak için acele etmediğini söyledi. Mayıs ayı tarım dışı istihdam raporunun ardından piyasaların bu yıl için tam bir faiz artışını fiyatlamaya yaklaştığını belirten Rosenberg, ancak politika yapıcıların faiz artırma konusunda aceleci davranmadıklarını vurguladı.
Gelişmenin Arka Planı
Fed, enflasyonun hedefin altında seyretmesi ve küresel ekonomik belirsizlikler nedeniyle faiz oranlarını uzun süredir düşük seviyelerde tutuyor. Ancak son dönemde açıklanan güçlü istihdam verileri, ekonominin ısındığına dair sinyaller veriyor. Mayıs tarım dışı istihdam verileri, beklentilerin üzerinde gelerek 280 bin kişilik artış gösterdi. Bu durum, işgücü piyasasının Fed'in faiz artırımı için belirlediği 'ilerleme' kriterini karşıladığı yönünde yorumlandı.
Rosenberg, piyasaların artık bu yıl için tam bir faiz artışı beklentisini fiyatlamaya başladığını ancak Fed'in bu konuda aceleci olmayacağını ifade etti. Fed Başkanı Janet Yellen da geçtiğimiz haftalarda yaptığı açıklamada, faiz artırımlarının kademeli olacağını ve ekonominin seyrine bağlı olduğunu belirtmişti. Rosenberg, Yellen'in bu tutumunun devam edeceğini düşündüğünü söyledi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Fed'in faiz politikası, sadece ABD ekonomisini değil, küresel piyasaları da yakından etkiliyor. Özellikle gelişmekte olan ülkeler, Fed'in faiz artırımlarının sermaye çıkışlarına ve para birimlerinde değer kaybına yol açmasından endişe ediyor. Avrupa Merkez Bankası ve Japonya Merkez Bankası gibi diğer büyük merkez bankaları da genişlemeci para politikalarını sürdürürken, Fed'in adımları küresel faiz oranlarının seyrini belirleyecek.
Rosenberg, Fed'in bu yıl faiz artırımına gitmesi durumunda bunun kademeli ve veriye dayalı olacağını, ancak istihdam piyasasındaki iyileşmenin hızlanması halinde daha fazla artırımın gündeme gelebileceğini belirtti. Küresel yatırımcılar, Fed'in Haziran ayı toplantısında faizleri sabit tutmasını bekliyor, ancak Temmuz veya Eylül aylarında bir artış olasılığı yüksek görülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için Fed'in faiz politikası kritik önem taşıyor. Fed'in faiz artırımları, küresel likiditenin daralmasına ve sermayenin gelişmiş ülkelere yönelmesine neden olarak Türkiye gibi ülkelerde döviz kurları üzerinde baskı yaratabiliyor. Ancak Fed'in aceleci olmayacağı yönündeki açıklamalar, Türkiye'nin de aralarında bulunduğu kırılgan ekonomilere kısa vadede bir nefes aldırabilir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), enflasyonla mücadele kapsamında faiz oranlarını yüksek tutmaya devam ederken, Fed'in adımlarını yakından takip ediyor. Fed'in kademeli bir yaklaşım benimsemesi, TCMB'nin para politikasını daha öngörülebilir bir şekilde yönetmesine olanak tanıyabilir.