BlackRock Inc. yöneticilerinden Helen Jewell, yapay zeka (AI) alanındaki yatırımların teknoloji şirketlerinin nakit akışını negatife çevirse bile önümüzdeki iki ila üç yıl boyunca bu alana olan ilgiyi canlı tutacağını belirtti. Küresel ekonominin en büyük varlık yöneticisi konumundaki BlackRock'ın Tematik ve Sektörel Yatırım Başkanı Jewell, teknoloji devlerinin borçlanarak AI altyapılarını finanse etmeye başlamasına rağmen, bu sürecin yatırım temasını sürdüreceğini ifade etti. Bu açıklama, özellikle Microsoft, Alphabet (Google), Amazon ve Meta gibi şirketlerin AI veri merkezleri ve çip yatırımlarına milyarlarca dolar harcadığı bir dönemde geldi. Jewell, AI'nın uzun vadeli büyüme potansiyelinin mevcut harcama seviyelerini haklı çıkardığını, ancak şirketlerin karlılık konusunda daha dikkatli olmaları gerektiğini vurguladı.
AI Yatırımlarının Finansmanı ve Riskler
Jewell, teknoloji devlerinin AI alanındaki sermaye harcamalarının (capex) 2023 ve 2024 yıllarında rekor seviyelere ulaştığını hatırlatarak, bu harcamaların büyük kısmının nakit rezervlerinden karşılandığını söyledi. Ancak artan rekabet ve altyapı maliyetleri nedeniyle şirketlerin borçlanmaya yöneldiğine dikkat çekti. Örneğin, Microsoft'un OpenAI yatırımları ve kendi AI çipleri için yaptığı harcamalar, şirketin serbest nakit akışını 2024'ün ikinci yarısında ilk kez negatife çekmişti. Benzer şekilde, Alphabet ve Amazon da AI veri merkezleri için tahvil ihraçlarına başvurdu. Jewell, bu durumun yatırımcılar için kısa vadeli bir endişe kaynağı olabileceğini ancak AI'nın üretkenlik artışı ve yeni gelir modelleri yaratma potansiyelinin bu riski dengelediğini ifade etti. BlackRock'ın tahminlerine göre, AI ile ilgili küresel harcamalar 2027 yılına kadar yıllık ortalama yüzde 20 büyüyecek ve toplamda 1 trilyon doları aşacak.
Ancak Jewell, bu büyümenin sürdürülebilir olması için teknoloji şirketlerinin yatırım getirisini (ROI) net bir şekilde göstermesi gerektiğini vurguladı. Özellikle üretken yapay zeka (gen AI) alanında iş modellerinin henüz olgunlaşmadığına dikkat çeken Jewell, “Bugün yapılan harcamaların karşılığını almak 3-5 yılı bulabilir. Bu süreçte şirketlerin borç yükü artabilir, ancak piyasa sabırlı olmalı” dedi. BlackRock'ın AI temalı fonlarına olan ilginin arttığını belirten Jewell, yatırımcıların bu alana uzun vadeli perspektifle yaklaşması gerektiğini sözlerine ekledi.
Küresel Etkiler ve Yatırım Stratejileri
AI yatırımlarının finansmanındaki bu değişim, küresel sermaye piyasalarında da yankı buluyor. Teknoloji şirketlerinin borçlanma eğilimi, faiz oranlarının yüksek olduğu bir dönemde maliyetleri artırabilir. Öte yandan, AI altyapısına olan talep, yarı iletken üreticileri (Nvidia, AMD gibi), enerji şirketleri ve veri merkezi inşaat firmaları için yeni fırsatlar yaratıyor. Jewell, bu durumun AI ekosistemindeki şirketler için bir katalizör olduğunu, ancak aynı zamanda enerji tüketimi ve çevresel sürdürülebilirlik konularında da tartışmaları beraberinde getirdiğini belirtti. Özellikle AI modellerinin eğitimi için gereken elektrik miktarının 2026'da küresel toplamın yüzde 3'üne ulaşabileceği tahmin ediliyor. BlackRock, bu nedenle yenilenebilir enerji yatırımlarının AI ile birlikte büyüyeceğini öngörüyor. Jewell'a göre, AI ve enerji geçişi temaları önümüzdeki on yılın en önemli yatırım fırsatları arasında yer alacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin teknoloji ve enerji politikaları açısından önemli sinyaller içeriyor. AI yatırımlarının küresel ölçekte artması, Türkiye'nin veri merkezi ve yarı iletken üretimi gibi alanlarda konumlanma fırsatını artırabilir. Ancak Türkiye'nin bu alandaki rekabet gücü, altyapı yatırımları ve nitelikli işgücüne bağlı. Ayrıca, küresel teknoloji şirketlerinin borçlanma maliyetlerindeki artış, Türkiye gibi gelişmekte olan piyasalara yönelik sermaye akışını etkileyebilir. Eğer AI yatırımları yavaşlarsa, bu durum Türkiye'nin ihracat pazarlarında daralmaya neden olabilir. Diğer yandan, AI'nın enerji talebini artırması, Türkiye'nin yenilenebilir enerji potansiyelini daha cazip hale getirebilir. Sonuç olarak, Türkiye'nin bu dönüşümü yakından takip etmesi ve stratejik adımlar atması gerekiyor.