Roma, 26 Haziran - Matteo Salvini, bir zamanlar aşırı sağcı Lig Partisi'ni İtalyan siyasetinin ön saflarına taşıdığı için "kaptan" lakabını kazanmıştı. Ancak bugün, desteği giderek azalıyor ve partisi üzerindeki kontrolü zayıflıyor. Bu değişim, Başbakan Giorgia Meloni'nin yeniden seçilme şansını ciddi şekilde aşındırabilir. Salvini'nin popülaritesindeki düşüş, Meloni liderliğindeki sağ koalisyon hükümetinin istikrarını tehdit ediyor ve İtalya'nın gelecekteki siyasi yönelimi hakkında soru işaretleri yaratıyor.
Arka Plan: Salvini'nin Yükselişi ve Düşüşü
Matteo Salvini, 2018 yılında İçişleri Bakanı olarak görev yaparken göçmen karşıtı söylemleriyle büyük bir popülerlik kazandı. "Önce İtalyanlar" politikası ve AB karşıtı tutumu, onu Avrupa'da yükselen aşırı sağın sembol isimlerinden biri haline getirdi. Ancak, 2019 yılında hükümetin çökmesine yol açan başarısız güven oylaması, Salvini'nin siyasi kariyerinde bir dönüm noktası oldu. O tarihten bu yana, Lig Partisi'nin oy oranı istikrarlı bir şekilde düşüyor. Son anketler, partinin oy oranının yüzde 20'nin altına indiğini gösteriyor; bu, 2019'daki Avrupa Parlamentosu seçimlerinde aldığı yüzde 34'lük oy oranının oldukça gerisinde.
Salvini'nin düşüşü, kısmen kişisel hatalara ve yargısal sorunlara bağlanıyor. Özellikle, İtalyan sahil güvenlik gemisi Gregoretti olayında yargı önüne çıkması, imajını zedeledi. Ayrıca, Meloni'nin daha ölçülü ve kurumsal bir yaklaşım benimsemesi, Lig'in geleneksel seçmen tabanından kopmasına neden oldu. Meloni, İtalya'nın ilk kadın başbakanı olarak uluslararası alanda itibar kazanırken, Salvini marjinalleşiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Sağ Koalisyonun Geleceği
Salvini'nin zayıflaması, sadece İtalyan siyasetini değil, Avrupa genelindeki aşırı sağ hareketleri de etkiliyor. Meloni, ulusal muhafazakarlık akımının lideri olarak görülürken, Salvini daha radikal bir çizgiyi temsil ediyor. İkili arasındaki rekabet, koalisyon içinde gerilim yaratıyor. Meloni'nin göç politikasında AB ile işbirliğine yönelmesi, Salvini'nin AB karşıtı söylemiyle çelişiyor. Eğer Salvini'nin desteği daha da azalırsa, Meloni'nin hükümetini ayakta tutmak için başka ortaklar araması gerekebilir. Bu durum, İtalya'nın AB içindeki konumunu ve Avrupa bütünleşmesine yönelik tutumunu yeniden şekillendirebilir.
Küresel ölçekte, Meloni'nin Ukrayna'ya verdiği destek ve NATO'ya bağlılığı, Salvini'nin daha Rusya yanlısı eğilimleriyle tezat oluşturuyor. Salvini'nin etkisinin azalması, İtalya'nın dış politikasında Batı yöneliminin güçlenmesi anlamına gelebilir. Ancak, aşırı sağın tabanındaki hayal kırıklığı, daha radikal partilerin yükselişine yol açabilir. Bu da İtalyan siyasetini öngörülemez hale getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İtalya'daki bu siyasi kayma, Türkiye'nin AB ile ilişkileri ve göç politikası açısından önemli. Meloni'nin daha ılımlı göç politikası, Türkiye ile AB arasındaki geri kabul anlaşmasının yeniden canlanmasına kapı aralayabilir. Ancak Salvini'nin düşüşü, aşırı sağın Türkiye karşıtı söylemlerini bir süreliğine zayıflatsa da, İtalya'da siyasi istikrarsızlık, Türkiye'nin enerji ve ticaret ortaklıklarını dolaylı olarak etkileyebilir. Ankara, Roma ile dengeli ilişkilerini sürdürürken, koalisyon içi çekişmelerin yol açtığı belirsizlikleri de göz önünde bulundurmalıdır.