Hint biyoteknoloji devi Biocon'un kurucusu ve yönetim kurulu başkanı Kiran Mazumdar Shaw, şirketinin önümüzdeki beş yıl içinde dünyanın en büyük insülin üreticisi haline gelme yolunda emin adımlarla ilerlediğini duyurdu. Bloomberg'den Haslinda Amin'e verdiği özel röportajda Shaw, Biocon'un mevcut kapasite artırımı ve yatırım planlarının bu hedefe ulaşmalarını sağlayacağını belirtti. Şirketin Bengaluru merkezli Ar-Ge ve üretim tesislerinde yapılan yatırımlar sayesinde dünya çapında insülin talebini karşılayabilecek bir üretim merkezi haline geldiklerini vurguladı.
İnsülin Pazarında Büyüme Stratejisi
Kiran Mazumdar Shaw, diyabet tedavisinde kritik öneme sahip olan insülinin üretiminde küresel çapta bir merkez olma hedefiyle yola çıktıklarını ifade etti. Şirket, 2011 yılında 'Biosimilar İnsülin' pazarına adım atmış ve o zamandan beri hem üretim kapasitesini hem de ürün yelpazesini genişletmişti. Shaw, 'Biocon'u dünyanın en güvenilir ve en yüksek kapasiteli insülin tedarikçilerinden biri yapmak için yatırımlarımızı sürdürüyoruz' dedi. Şirketin mevcut ve yeni tesislerinde yıllık insülin üretim kapasitesinin birkaç yüz milyon birimin üzerine çıkarıldığı belirtiliyor. Bu kapasite artışı, gelişmekte olan ülkelerdeki artan diyabet vakalarına yönelik uygun fiyatlı insülin sağlama misyonuyla da örtüşüyor.
Özellikle Asya ve Afrika pazarlarında insüline erişimin sınırlı olduğunu belirten Shaw, 'Biyobenzer insülinler sayesinde tedavi maliyetlerini önemli ölçüde düşürebiliyoruz. Amacımız herkesin erişebileceği kaliteli insülin sağlamak' şeklinde konuştu. Biocon, şu anda dünyanın en büyük insülin şirketleri arasında yer alan Novo Nordisk, Eli Lilly ve Sanofi ile rekabet ediyor. Shaw, 'Büyük oyuncularla rekabet edebilmek için sürekli inovasyon ve üretimde ölçek ekonomileri yaratmamız gerekiyor' dedi.
Piyasa ve Rekabet Boyutu
Küresel insülin pazarı 2025 itibarıyla yaklaşık 40 milyar dolar büyüklüğe sahip ve diyabet hastası sayısının artmasıyla bu pazarın daha da büyümesi bekleniyor. Biocon'un yanı sıra birçok yerli ve yabancı firma da biyobenzer insülinlere yatırım yapıyor. Mazumdar Shaw'un açıklamaları, Biocon'un pazardaki konumunu güçlendirecek yeni tesis yatırımları ve Ar-Ge çalışmalarına işaret ediyor. Şirket, son olarak Malezya'da yeni bir üretim tesisi açılışı yapmış ve Afrika'da dağıtım ağını genişletmişti.
Analistler, Biocon'un bu hedefe ulaşmasının önündeki en büyük engelin patent korumaları ve regülasyon süreçleri olduğunu belirtiyor. Ancak Shaw, bu konuda deneyimli olduklarını ve gerekli onayları almak için yoğun çaba harcadıklarını ifade etti. Ayrıca, Hindistan hükümetinin 'Hindistan'da Üret' kampanyasının da şirketin büyüme planlarına destek olduğunu ekledi. Biocon, aynı zamanda COVID-19 aşısı ve diğer biyobenzer ilaçlar konusunda da çalışmalar yürütüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, diyabet hastalığının yaygın olduğu ülkelerden biri olarak insülin ihtiyacını büyük ölçüde ithalatla karşılamaktadır. Biocon gibi biyobenzer insülin üreticilerinin pazara girmesi, hem arz çeşitliliği sağlayarak fiyatların düşmesine hem de Türkiye'deki sağlık harcamalarının azalmasına katkıda bulunabilir. Ayrıca, bu gelişme yerli ilaç sanayisinin biyobenzer üretim kapasitesini artırma stratejilerine de ışık tutmaktadır. Türkiye'nin kendi biyobenzer insülinini üretme çabaları bulunmakla birlikte, mevcut durumda dışa bağımlılık yüksektir. Biocon'un küresel ölçekteki bu hedefi, Türkiye için uygun maliyetli tedarik alternatifleri ve teknoloji transferi potansiyeli açısından takip edilmesi gereken bir konudur.