ABD Başkanı Joe Biden, selefi Donald Trump’ı sert bir dille eleştirdiği konuşmasında, Trump’ı ‘kaybeden’ olarak niteledi, onu beceriksiz, yolsuz ve kibirli olmakla suçladı. Biden, Trump’ın başkanlık döneminde Washington’u ‘kibir projeleri’ ile yeniden şekillendirmeye çalıştığını, bunun sonucunda ortaya ‘küstah ve açık bir yolsuzluk’ çıktığını söyledi. Konuşma, Biden’ın yeniden seçilme kampanyasının en saldırgan çıkışlarından biri olarak kayıtlara geçti.
Biden’dan Trump’a ağır suçlamalar
Biden, Philadelphia’daki bir seçim etkinliğinde yaptığı konuşmada, Trump’ın başkanlık dönemini ‘kaos ve yolsuzluk dönemi’ olarak tanımladı. “Donald Trump, ülkenin başına bela olmuş bir kaybedendir. Hem de iki kere kaybetmiş bir kaybeden. 2020’de kaybetti, 2022 ara seçimlerinde de kaybetti” dedi. Biden, Trump’ın başkanlığı sırasında vergi indirimlerinden zenginlere yarar sağladığını, Covid-19 salgınını kötü yönettiğini ve Beyaz Saray’ı kişisel çıkarları için kullandığını öne sürdü.
Biden, özellikle Trump’ın başkanlık döneminde başlattığı ‘Amerika’yı Yeniden Güzel Yapma’ (MAGA) gündemine yüklendi. “Trump’ın Washington’a yaptığı makyajın altında, sadece kendine hizmet eden projeler yatıyordu. Bunların bedelini ise sıradan Amerikan aileleri ödedi” dedi. Biden, Trump’ın ülkeyi bir ‘dolandırıcı ve despot’ olarak yönettiğini iddia etti.
Bölgesel ve küresel boyut
Biden’ın bu sert çıkışı, ABD başkanlık seçimlerine bir yıldan az bir süre kala geldi. Kamuoyu yoklamaları, Biden ile Trump arasında başa baş bir yarış olduğunu gösteriyor. Biden’ın kampanyası, Trump’ı ‘demokrasiye tehdit’ olarak lanse etmeye çalışıyor. Trump ise kamuoyu önünde suçlamalara karşılık vermedi ancak sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Biden’ı ‘ülkenin en kötü başkanı’ olarak niteledi.
Analistler, Biden’ın bu sert dilinin seçmeni mobilize etme amacı taşıdığını belirtiyor. Özellikle bağımsız seçmenler ve Trump karşıtı Cumhuriyetçileri hedef alan Biden, konuşmasında ‘Amerikan demokrasisinin yeniden inşa edilmesi’ vurgusu yaptı. Konuşma, aynı zamanda İsrail-Gazze savaşı sırasında ABD’nin dış politikadaki tavrına da gönderme yaparak, Biden’ın liderlik vasfını ön plana çıkarmaya çalıştı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD’deki bu siyasi çekişme, Türk-Amerikan ilişkilerini doğrudan etkilemese de genel ABD dış politikasının seyrini belirleme potansiyeli taşıyor. Biden’ın yeniden seçilmesi durumunda, Türkiye’ye yönelik S-400 yaptırımları, Suriye’deki YPG desteği gibi konulardaki tutumunun devam etmesi beklenebilir. Trump yönetiminde ise daha pragmatik ama öngörülemez bir ilişki söz konusu olabilir. Her iki durumda da, Türkiye’nin ABD ile ilişkilerinde istikrar arayışı devam edecek; bu gelişme, Türk dış politikasının Atlantik ittifakı içindeki konumunu yeniden değerlendirmesine neden olabilir.