Trump yönetimi, ara seçimlere iki ay kala kürtaj konusunda bir başka kritik sınavla karşı karşıya. New Orleans'taki 5. ABD Temyiz Mahkemesi'nde üç yargıçtan oluşan bir heyet, önümüzdeki hafta sözlü duruşmaları dinlemeye hazırlanıyor. Bu dava, kürtaj ilacı mifepristonun ülke çapında dağıtımını geçici olarak kısıtlayabilir veya tamamen yasaklayabilir.
Gelişmenin arka planı
Mifepriston, ABD'de kürtajların yarısından fazlasında kullanılan bir ilaç. Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından 2000 yılında onaylanmıştı. Ancak geçtiğimiz yıl Teksas'ta bir federal yargıç, FDA'nın ilacın onayını iptal etmesi gerektiğine hükmetti. Bu karar, ülke çapında mifepristona erişimi askıya alabilirdi. Yüksek Mahkeme, dava temyiz sürecinde ilacın mevcut statüsünü korudu. Şimdi 5. Temyiz Mahkemesi'ndeki duruşma, bu sürecin bir sonraki aşaması.
Dava, Biden yönetimi tarafından savunulan FDA onayına karşı açılmış durumda. Trump yönetimi ise henüz net bir pozisyon almadı; ancak Adalet Bakanlığı, alt mahkemenin kararını savunmak için harekete geçmişti. Trump, başkanlığı sırasında kürtaj karşıtı politikaları desteklemiş ve Yüksek Mahkeme'ye muhafazakar yargıçlar atamıştı. Bu atamalar, 2022'de Roe v. Wade'in bozulmasına yol açtı. Şimdi ise ilaçla kürtaj, kürtaj karşıtlarının ana hedefi haline geldi.
5. Temyiz Mahkemesi, ABD'nin en muhafazakar temyiz mahkemelerinden biri olarak biliniyor. Heyetin, alt mahkemenin kararını büyük ölçüde onaması bekleniyor. Eğer karar onanırsa, mifepristonun ülke çapında dağıtımı yasaklanabilir. Bu durumda ilaç sadece bazı eyaletlerde erişilebilir olabilir. Dava muhtemelen tekrar Yüksek Mahkeme'ye taşınacak.
Bölgesel ve küresel boyut
Mifepriston davası, ABD'de kürtaj hakları mücadelesinin son cephesi. Roe v. Wade'in bozulmasından sonra birçok eyalet kürtajı yasakladı veya ciddi şekilde kısıtladı. İlaçla kürtaj, özellikle kısıtlı eyaletlerdeki kadınlar için kritik bir seçenek. Eğer ilaç yasaklanırsa, milyonlarca kadın sağlık hizmetine erişemeyecek. Bu durum, kürtaj hakları savunucuları tarafından büyük bir geri adım olarak görülüyor.
Uluslararası alanda ise ABD'nin kürtaj politikaları, küresel cinsel sağlık ve üreme hakları üzerinde etkili. Trump yönetiminin kürtaj karşıtı politikaları, Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası platformlarda tartışılıyor. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde, ABD yardımlarının kürtaj hizmetlerine kısıtlama getirmesi, kadın sağlığını olumsuz etkileyebilir.
Dava, aynı zamanda ABD'deki hukuki ve siyasi kutuplaşmayı da gözler önüne seriyor. Ara seçimler yaklaşırken, kürtaj hakları seçmen davranışını etkileyen önemli bir faktör. Anketler, çoğu Amerikalının kürtaj erişimini desteklediğini gösteriyor. Bu nedenle, mifepriston davası, seçim sonuçlarını etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki mifepriston davası, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de küresel kadın sağlığı ve üreme hakları açısından önemli. Türkiye'de kürtaj 10 haftaya kadar yasal, ancak pratikte erişim kısıtlı. ABD'deki gelişmeler, Türkiye'deki tartışmaları da etkileyebilir. Ayrıca, ABD'nin kürtaj politikaları, uluslararası kuruluşlardaki tutumunu belirliyor. Türkiye, BM gibi platformlarda kadın hakları konusunda denge politikası izliyor. Bu dava, ABD'nin küresel liderliğini ve insan hakları image'ını etkileyebilir.