Beyaz Saray, ABD Kongresi'nden 88 milyar dolarlık ek bütçe talebinde bulundu. Bu talep, Başkan Donald Trump ile Cumhuriyetçi Parti liderleri arasında geçen sert bir görüşmenin hemen ardından geldi. Görüşme, başkanlık yemeğinde tarafların birbirlerine bağırmasına varan gergin anlara sahne oldu. Beyaz Saray'ın bu hamlesi, bütçe görüşmelerinde krize işaret ediyor ve ABD'de siyasi atmosferi daha da germiş durumda.
Arka plan: Bütçe krizi ve parti içi çatlak
Talep, Trump'ın ikinci dönem bütçe taslağının Kongre'de tartışıldığı bir döneme denk geldi. Beyaz Saray'ın istediği 88 milyar dolar, çoğunlukla savunma harcamaları ve sınır güvenliğine ayrılmış durumda. Ancak Cumhuriyetçi kanattaki bazı isimler, bu rakamın çok yüksek olduğunu ve mevcut borç yükü altında ülke ekonomisini zorlayacağını belirtiyor.
Başkan Trump'ın Perşembe günü Kongre'deki Cumhuriyetçi liderlerle yaptığı öğle yemeği, kısa sürede bir bağrışma ve tartışmaya dönüştü. Görgü tanıklarına göre, Başkan, bütçe kesintilerine karşı çıkan bazı senatörlere tepki göstererek, 'Beni yalnız bırakıyorsunuz' dedi. Toplantının ardından Beyaz Saray Sözcüsü, 88 milyar dolarlık ek bütçe talebinin Kongre'ye resmen iletildiğini duyurdu.
Bölgesel ve küresel boyut: Ekonomik etkiler ve müttefiklerle ilişkiler
Bu bütçe talebi, yalnızca ABD iç siyasetinde değil, küresel ekonomide de yankı buldu. Uluslararası piyasalarda ABD'nin borç yükünün artması endişesiyle dolar bir miktar değer kaybederken, tahvil faizlerinde yükseliş gözlendi. Uzmanlar, eğer Kongre bu talebi onaylarsa, ABD bütçe açığının 2 trilyon doları aşabileceğini tahmin ediyor.
Öte yandan, NATO müttefikleri, ABD'nin savunma harcamalarındaki bu artışı, ortak güvenlik yükümlülükleri açısından olumlu karşılasa da, Avrupa Birliği yetkilileri ABD'nin bütçe disiplinini kaybetmesinden endişe duyduklarını belirtti. Çin ise bu durumu, ABD'nin küresel ekonomik liderliğini sorgulamak için bir fırsat olarak değerlendiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'yi doğrudan etkilemese de, küresel ekonomik istikrar ve ABD'nin savunma harcamalarındaki eğilim dolayısıyla önem taşıyor. ABD'nin bütçe açığını büyütmesi, doların değer kaybına yol açarak Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin dış borç yükünü hafifletebilir. Ancak, savunma harcamalarına ağırlık verilmesi, Türkiye'nin NATO'daki konumunu ve F-35 gibi savunma iş birliklerini dolaylı olarak etkileyebilir. Ayrıca bütçe krizi, ABD'nin içe kapanma eğilimini güçlendirirse, Türkiye'nin ticaret ve diplomasi manevra alanını genişletebilir.