Beyaz Saray, Birleşik Krallık'ın 16 yaş altındaki çocuklar için sosyal medya kullanımını yasaklama planına karşı çıkarak, bunun yerine ebeveynlerin çocuklarının çevrimiçi etkinliklerini yönetmesi gerektiğini savundu. Trump yönetimi, açık internetin “faydalarına” dikkat çekerek resmi bir yasağın gereksiz ve potansiyel olarak zararlı olduğunu öne sürdü. ABD'nin Londra Büyükelçiliği aracılığıyla iletilen bu tutum, iki ülke arasında çocukların çevrimiçi güvenliği konusunda önemli bir görüş ayrılığını ortaya koyuyor.
Gelişmenin Arka Planı
İngiltere hükümeti, son yıllarda çocukların sosyal medya platformlarında maruz kaldığı zararlı içerikler ve siber zorbalık vakalarındaki artışla mücadele etmek için kapsamlı bir Çevrimiçi Güvenlik Yasası (Online Safety Bill) üzerinde çalışıyor. Bu yasa kapsamında 16 yaş altındaki kullanıcılar için sosyal medya kullanımının tamamen yasaklanması ihtimali gündeme geldi. Ancak ABD yönetimi, bu tür bir yasağın ifade özgürlüğünü kısıtlayacağını ve çocukların eğitim, sosyalleşme gibi alanlarda internetten yararlanmasını engelleyeceğini belirtiyor.
ABD'nin Londra Büyükelçiliği tarafından yapılan açıklamada, yasak yerine ebeveynlerin çocuklarının gizlilik ayarlarını yönetmeleri ve yaşa uygun içerik filtreleri kullanmaları teşvik ediliyor. Beyaz Saray, “çocukları korumanın en iyi yolunun onları çevrimiçi ortamdan tamamen koparmak değil, doğru araçlar ve eğitimle donatmak olduğunu” savunuyor. Öte yandan İngiltere'deki bazı sivil toplum kuruluşları ve aile grupları, yasağın çocukları bağımlılık ve zihinsel sağlık sorunlarından koruyabileceğini belirterek yasağa destek veriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu tartışma, yalnızca İngiltere ve ABD arasında değil, küresel çapta çocuk güvenliği ile dijital haklar arasındaki hassas dengeyi yansıtıyor. Avrupa Birliği, Dijital Hizmetler Yasası (DSA) kapsamında çevrimiçi platformlara daha sıkı düzenlemeler getirirken, Avustralya geçtiğimiz yıl 16 yaş altı çocuklar için sosyal medyayı yasaklayan bir yasayı kabul eden ilk ülke oldu. Bu yasa, uluslararası alanda hem övgü hem de eleştiri topladı; bazıları çocukları koruduğunu savunurken, diğerleri ifade özgürlüğü ve ebeveyn tercihlerine müdahale ettiğini iddia etti.
ABD'nin bu konudaki tutumu, teknoloji şirketlerinin çıkarlarıyla da uyumlu görünüyor. Meta, TikTok ve Google gibi büyük platformlar, reklam gelirleri ve kullanıcı verilerine dayalı iş modelleri nedeniyle genç kullanıcıları kaybetmek istemiyor. Trump yönetimi, daha önce de teknoloji şirketlerini aşırı düzenlemelerden koruma eğilimi göstermişti. İngiltere’nin atacağı adım, diğer ülkeler için de emsal teşkil edebilecek bir model oluşturabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye’de de çocukların sosyal medya kullanımı ve çevrimiçi güvenlik konusu giderek daha fazla tartışılıyor. BTK ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, çocukları siber zorbalık ve zararlı içeriklerden korumak için çeşitli düzenlemeler üzerinde çalışıyor. İngiltere ve ABD arasındaki bu tartışma, Türkiye’nin kendi politikasını şekillendirirken dikkate alması gereken bir dengeyi gösteriyor: çocukları korurken dijital hakları ve ebeveyn tercihlerini de gözetmek. Türkiye’nin Avrupa Birliği ile uyum sürecinde Dijital Hizmetler Yasası’na benzer düzenlemeleri benimsemesi beklenirken, ABD’nin serbest piyasa yaklaşımı da Ankara’nın ticari ortaklıklarında önemli bir faktör olacak.