Beyaz Saray, Silicon Valley Bank'ın (SVB) çöküşüne ilişkin yeni bir raporun ardından Federal Reserve (Fed) yetkilisini hedef aldı. Rapor, bankacılık düzenleyicileri arasında 'riskten kaçınma kültürü' bulunduğunu ve teknoloji ağırlıklı bankadaki zayıflıkların yanlış yönetilmesine yol açtığını ortaya koydu. SVB'nin Mart 2023'teki iflası, 2008 finansal krizinden bu yana en büyük banka çöküşü olarak kayıtlara geçmişti.
Olayın Arka Planı
Silicon Valley Bank, 10 Mart 2023'te ani bir mevduat çekişi (bank run) sonucu iflas etti. Bankanın müşteri tabanının büyük bölümü teknoloji ve risk sermayesi şirketlerinden oluşuyordu. Fed'in faiz artırımları, bankanın elindeki uzun vadeli tahvillerin değerini düşürmüş ve sermaye yeterliliği zayıflamıştı.
Olayın ardından Fed Başkanı Jerome Powell, bankacılık denetim sisteminin gözden geçirileceğini duyurdu. Ancak hazırlanan yeni rapor, denetim sürecindeki eksiklikleri daha net ortaya koyuyor. Rapora göre, Fed denetçileri SVB'nin hızlı büyümesini ve likidite risklerini yeterince değerlendirmedi; ayrıca bankanın yönetim kuruluna yönelik uyarılar zamanında yapılmadı.
Beyaz Saray Sözcüsü, raporun kamuoyuyla paylaşılmasının ardından yaptığı açıklamada, "Denetim mekanizmasındaki bu kültürel sorun, ekonomik istikrar için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Fed, bu tespitleri dikkate almalı ve gerekli reformları hızla hayata geçirmelidir" dedi. Sözcü, isim vermeden bir Fed yetkilisini eleştirerek, sorumluluk alınması gerektiğini vurguladı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
SVB'nin çöküşü, yalnızca ABD bankacılık sistemini değil, küresel piyasaları da sarstı. İngiltere'de SVB'nin iştiraki olan SVB UK, bir sterlin sembolüyle satın alındı; Almanya ve Kanada'da da benzer endişeler yaşandı. Olay, bankacılık düzenlemelerinin sıkılaştırılması yönünde çağrıları artırdı. Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Finansal İstikrar Kurulu (FSB), orta ölçekli bankaların denetiminde uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Raporun, Fed'in iç denetim uygulamalarını yeniden şekillendirmesi bekleniyor. Özellikle risk yönetimi ve erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi, bankaların stres testlerinin daha sık yapılması gündemde. ABD Hazine Bakanlığı da, mevduat sigortası limitlerinin gözden geçirilmesi için Kongre'ye çağrıda bulundu.
Piyasalar, raporun ardından Fed'in para politikasında bir değişiklik beklemiyor; ancak denetim tarafında daha sıkı adımlar gelebileceği yönünde bir algı oluştu. Bankacılık hisseleri, açıklamanın ardından hafif dalgalandı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
SVB krizi ve ardından gelen denetim raporu, Türkiye'nin finansal istikrarı açısından dolaylı ama önemli dersler içeriyor. Türk bankacılık sektörü, sermaye yeterliliği ve likidite açısından genel olarak sağlam görünse de, küresel faiz dalgalanmaları ve teknoloji şirketlerine artan kredi maruziyeti risk oluşturabilir. Ayrıca, uluslararası bankacılık düzenlemelerindeki sıkılaşma, Türkiye'nin de Basel III gibi standartlara uyumunu ve denetim kalitesini artırmasını gerektiriyor. ABD'deki bu gelişme, Türkiye'nin finansal diplomasisinde aktif rol alması ve olası bir küresel krize karşı hazırlıklı olması gerektiğini gösteriyor.