Birleşmiş Milletler ajansları, Myanmar'ın zulme uğrayan Rohingya Müslüman azınlığına mensup yüzlerce kişiyi taşıyan iki teknenin Bengal Körfezi'nde son haftalarda alabora olduğu haberleri üzerine 500'den fazla kişinin öldüğünden korkulduğunu bildirdi. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) ve Uluslararası Göç Örgütü (IOM) ortak açıklamasında, söz konusu teknelerin Bangladeş'ten ayrıldığı ve Malezya'ya gitmeye çalıştığı belirtildi. Açıklamaya göre, olaylar iki ayrı vakada meydana geldi; ancak net tarihler henüz doğrulanmadı. Yetkililer, kayıp sayısının artabileceği uyarısında bulundu.
Rohingyaların Çaresizlik İçindeki Göç Yolculukları
Myanmar'da ordu tarafından 2017'de başlatılan ve BM'nin "etnik temizlik" olarak nitelendirdiği saldırılardan kaçan yüz binlerce Rohingya, Bangladeş'in Cox's Bazar bölgesindeki devasa mülteci kamplarında yaşamaya devam ediyor. 2021 darbesiyle yönetime el koyan Myanmar ordusunun baskıları, umutsuzluk içindeki birçok kişiyi daha iyi bir yaşam arayışıyla tehlikeli deniz yolculuklarına itiyor. Özellikle son aylarda, daha iyi ekonomik fırsatlar ve güvenlik vaat eden Malezya ve Endonezya'ya ulaşmaya çalışan Rohingyaların sayısında artış gözleniyor. Ancak bu yolculuklar, yetersiz donanımlı, aşırı kalabalık teknelerle yapıldığı için sıklıkla trajediyle sonuçlanıyor.
Bölgedeki sahil güvenlik ekipleri, son haftalarda iki teknenin enkazına dair raporlar alsa da, hava koşulları ve geniş arama alanı nedeniyle kurtarma çalışmaları sınırlı kaldı. BM, hayatta kalanların olabileceği ihtimaline karşı arama kurtarma operasyonlarının yoğunlaştırılması çağrısında bulundu. Ayrıca, bölge ülkelerine, denizde yardım çağrısı yapan mültecilere yardım eli uzatmaları konusunda uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülüklerini hatırlattı.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Artan Göç Trajedileri
Bengal Körfezi'ndeki bu son trajedi, Güneydoğu Asya'da düzensiz göçün yol açtığı insani krizin bir kez daha gözler önüne seriyor. Bölge ülkeleri, özellikle Malezya ve Endonezya, uzun yıllardır Rohingya mültecilerine yönelik sınır politikalarında değişkenlik gösteriyor. Bazı dönemlerde sınırlarını açan bu ülkeler, artan mülteci akını karşısında zaman zaman "açık denizde geri itme" uygulamalarıyla eleştiriliyor. BM verilerine göre, 2023 yılında Bengal Körfezi'nde 3.500'den fazla Rohingya deniz yolculuğuna çıktı ve bunlardan 350'den fazlası hayatını kaybetti. Bu rakamlar, krizin büyüklüğünü ve acil müdahale ihtiyacını gözler önüne seriyor.
Küresel düzeyde, uluslararası toplum Myanmar'daki askeri cuntaya yönelik yaptırımları sürdürürken, Rohingyalara yönelik zulmün bitmediği ve bu insanların güvenli bir şekilde geri dönüşlerinin hâlâ mümkün olmadığı görülüyor. Bu durum, daha kalıcı çözümler üretilmediği takdirde benzer trajedilerin yaşanmaya devam edeceğini gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu insani kriz, Türkiye'nin tarihsel olarak Rohingya meselesine gösterdiği yakın ilgi açısından önem taşıyor. Türkiye, 2017'den bu yana Bangladeş'teki Rohingya kamplarına insani yardım ulaştıran öncü ülkelerden biri olmuş, Cumhurbaşkanı Erdoğan bizzat bölgeyi ziyaret etmişti. Bu yeni trajedi, Türkiye'nin Birleşmiş Milletler ve İslam İşbirliği Teşkilatı gibi platformlarda Rohingyaların haklarını savunma rolünü yeniden gündeme getirebilir. Ancak, Türkiye'nin doğrudan bölgeye askeri veya lojistik müdahale kapasitesi sınırlı olduğundan, etkisi daha çok diplomatik girişimler ve insani yardım kanallarının güçlendirilmesi yoluyla olacaktır. Bu durum, Ankara'nın küresel insani krizlere duyarlılığını ve İslam dünyasındaki liderlik pozisyonunu pekiştiren bir gelişme olarak değerlendirilebilir.