Bosna Savaşı'nda soykırım suçundan hüküm giyen eski Sırp Cumhuriyeti Ordusu (VRS) komutanı Ratko Mladiç için 12 Ekim Pazartesi günü Belgrad'da bir anma töreni düzenleniyor. Yetkililer, törene binlerce kişinin katılmasının beklendiğini, ancak görevdeki hiçbir devlet yetkilisinin yer almayacağını, topçu selamı verilmeyeceğini ve askeri tören düzenlenmeyeceğini açıkladı. Avrupa Birliği, daha önce yaptığı açıklamada, Mladiç'in yüceltilmesinin "AB yolunun üzerine inşa edildiği değerlerle bağdaşmayacağını" bildirmişti.
Mladiç'in cenazesi ve anma töreni
Ratko Mladiç, 1992-1995 yılları arasındaki Bosna Savaşı sırasında Bosnalı Sırp kuvvetlerinin başkomutanıydı. Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICTY) tarafından 2017 yılında soykırım, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlardan ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Özellikle 1995 Temmuz'unda Srebrenica'da 8 binden fazla Boşnak erkeğin öldürülmesiyle sonuçlanan soykırımdan sorumlu tutuldu. Mladiç, cezasını çektiği Lahey'deki hapishanede 2023 yılında hayatını kaybetti. Cenazesinin Sırbistan'a nakledilmesinin ardından, ailesi ve destekçileri tarafından Belgrad'da toprağa verilmesi kararlaştırıldı.
Anma töreni, Mladiç'in avukatı ve ailesi tarafından organize ediliyor. Törene aşırı sağcı gruplar, eski askerler ve Mladiç'i bir kahraman olarak gören Sırp milliyetçileri katılıyor. Sırbistan hükümeti, törene resmi olarak katılmayacağını, ancak güvenlik güçlerinin düzeni sağlamak için önlem alacağını duyurdu. Belgrad'daki bazı sokaklara Mladiç'in posterleri asıldı ve destekçileri sosyal medyada etkinlik çağrısı yapıyor.
Batılı ülkeler ve Bosna-Hersek hükümeti, töreni kınadı. Bosna-Hersek Dışişleri Bakanlığı, Mladiç'in "soykırım suçlusu" olduğunu hatırlatarak, bu tür anmaların bölgede gerilimi artıracağını belirtti. Sırbistan'ın AB üyelik sürecinde önemli bir aktör olan AB, törenin yapılmasının "Sırbistan'ın AB değerlerine bağlılığını sorgulatacağını" ifade etti.
Bölgesel ve uluslararası yankılar
Mladiç'in anılması, Balkanlar'da hâlâ canlı olan savaş yaralarını yeniden açtı. Srebrenica kurbanlarının aileleri, törenin bir "provokasyon" olduğunu söyleyerek tepki gösterdi. Bosna-Hersek'teki Boşnak siyasetçiler, Sırbistan'ın soykırımı inkâr politikasına devam ettiğini savundu. Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić, törene katılmayarak hem Batı'ya hem de iç kamuoyuna dengeli bir mesaj vermeye çalıştı. Ancak Sırp milliyetçi kesim, Vučić'i "vatanseverliği zayıflatmakla" suçladı.
Uluslararası kamuoyu, töreni yakından takip ediyor. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi, yaptığı açıklamada, "Savaş suçlularının yüceltilmesi, AB'nin temel değerleriyle bağdaşmaz. Sırbistan, bu tür eylemlerden kaçınmalı ve soykırımı tanımalıdır" dedi. ABD Dışişleri Bakanlığı da benzer bir açıklama yaparak, Mladiç'in mirasının "utanç verici" olduğunu vurguladı. Rusya ise törene dair herhangi bir açıklama yapmadı; ancak Rusya'nın Sırbistan ile yakın ilişkileri biliniyor.
Bölgesel istikrar açısından, törenin Sırbistan-Kosova diyaloğu ve Bosna-Hersek'teki siyasi sürece etkisi olabilir. Sırbistan, AB üyelik müzakerelerinde ilerlemek istiyor; ancak bu tür olaylar, Brüksel'in Sırbistan'a yönelik eleştirilerini artırabilir. Öte yandan, Sırbistan iç siyasetinde milliyetçi söylem güçleniyor ve Vučić hükümeti, bir yandan Batı ile ilişkileri korumaya çalışırken diğer yandan milliyetçi tabanını memnun etmek zorunda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Balkanlar'da istikrar ve barışın korunmasına önem veriyor. Mladiç gibi savaş suçlularının anılması, bölgede etnik gerilimi artırarak Türkiye'nin de dahil olduğu barış çabalarını zayıflatabilir. Türkiye, Bosna-Hersek'in toprak bütünlüğünü destekliyor ve Srebrenica soykırımını tanıyor. Sırbistan ile ekonomik ve siyasi ilişkileri iyi seviyede olan Türkiye, bu tür provokasyonların bölgesel istikrara zarar vermemesi için diplomatik kanalları kullanabilir. Ayrıca, Balkanlar'daki Türk azınlığın güvenliği ve huzuru da Türkiye'nin öncelikleri arasında. Bu gelişme, Türkiye'nin AB ve Batı ile Balkanlar konusunda işbirliğini sürdürmesi gerektiğini gösteriyor.