Kuzey İrlanda'nın başkenti Belfast'ta bu ayın başlarında yaşanan ırkçı şiddet olayları, yalnızca bölgesel değil uluslararası boyutta da yankı uyandırdı. Polis, göçmen karşıtı sloganlar atan ve taşkınlık yapan yüzlerce kişiyi gözaltına alırken, olayların arkasındaki faşist gençlik grupları dikkat çekiyor. Özellikle 'aktif kulüpler' (active clubs) adı verilen yapılanmalar, ABD'deki aşırı sağcı figürler ve örgütlerle bağlantılı olarak anılıyor.
Faşist gençlik grupları ve ırkçı şiddet
Belfast'ın işçi sınıfı mahallelerinde başlayan gösteriler, kısa sürede araç yakma, iş yeri yağmalama ve polise saldırıya dönüştü. Kuzey İrlanda Polis Teşkilatı (PSNI), olaylarda 15'ten fazla polis memurunun yaralandığını ve 40'a yakın kişinin tutuklandığını açıkladı. Şiddetin odağında yer alan 'aktif kulüpler', yerel gençleri sokak kavgalarına ve provokasyonlara yönlendiren, merkezi olmayan yapılanmalar olarak tanımlanıyor.
Bu kulüpler, genellikle sosyal medya üzerinden örgütleniyor; Telegram, Discord ve TikTok gibi platformlarda 'Belfast Aktif Kulübü' adı altında gruplar kuruyor. Üyeler, yüzlerini gizleyerek rastgele şiddet eylemleri gerçekleştiriyor. Güvenlik uzmanları, bu yapılanmaların ideolojik olarak neo-Nazi ve beyaz üstünlükçü çizgide olduğunu, ancak hiyerarşik bir liderlik yapısı taşımadığını belirtiyor.
Olaylar sırasında sosyal medyada dolaşıma giren videolarda, saldırganların 'İrlandalıları koruyun' ve 'Göçmenler dışarı' sloganları attığı görüldü. Hedef alınanlar arasında Kuzey İrlanda'da yaşayan Polonyalı, Rumen ve Afrika kökenli göçmenler ile sığınmacıların kaldığı oteller yer alıyor. Uzmanlara göre bu durum, bölgedeki etnik gerilimlerin kronikleştiğini gösteriyor.
Küresel bağlantılar ve ABD etkisi
Belfast'taki şiddet dalgası, ABD'deki aşırı sağcı figürlerin ve grupların dikkatini çekmiş durumda. Amerikalı beyaz üstünlükçü liderler, olayları 'Avrupa'nın uyanışı' olarak nitelendirirken, finansman ve propaganda desteği sağlamakla suçlanıyor. Güvenlik kaynaklarına göre, 'aktif kulüpler' modeli ilk olarak 2022'de ABD'nin Florida eyaletinde ortaya çıktı ve kısa sürede İngiltere, Almanya, İtalya gibi Avrupa ülkelerine yayıldı.
Northern Ireland'daki şiddet, aynı zamanda Brexit sonrası artan siyasi istikrarsızlıkla da bağlantılı. 2021'de imzalanan Kuzey İrlanda Protokolü, bölgede Birlik yanlıları ile Cumhuriyetçiler arasındaki gerilimi tırmandırmıştı. Uzmanlar, ekonomik belirsizlik ve işsizlik gibi faktörlerin gençleri radikalleşmeye ittiğini vurguluyor.
Öte yandan, Kuzey İrlanda polisi, 'aktif kulüpler' ile mücadele için özel bir birim kurdu. Birim, sosyal medya izleme, toplum polisliği ve istihbarat paylaşımı yoluyla bu grupların faaliyetlerini engellemeyi hedefliyor. Ancak, grupların merkezi olmayan yapısı, kolluk kuvvetlerini zorluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Belfast'taki ırkçı şiddet olayları ve 'aktif kulüpler' gibi faşist gençlik yapılanmaları, Türkiye açısından dolaylı ancak önemli yansımalar taşıyor. Birincisi, bu tür aşırı sağcı hareketler Avrupa genelinde yaygınlaşırken, Türkiye'deki göçmen karşıtı söylemleri de besleyebilir. İkincisi, ABD merkezli bu yapılanmaların transatlantik ağları, terörle mücadele ve istihbarat paylaşımı konularında Türkiye'nin de dahil olduğu uluslararası işbirliğini gerektiriyor. Üçüncü olarak, Kuzey İrlanda'daki istikrarsızlık, Birleşik Krallık ve AB arasındaki gerginliği tırmandırarak, Türkiye'nin AB ile ilişkileri ve ticaret anlaşmaları üzerinde dolaylı etkiler yaratabilir. Türkiye, bu gelişmeleri yakından izleyerek, hem yurt içinde hem de bölgesel düzeyde aşırı sağcı akımlara karşı tedbirlerini güçlendirmelidir.