Kuzey İrlanda'nın başkenti Belfast'ta geçtiğimiz günlerde patlak veren şiddet olayları, bölgedeki sadık (loyalist) paramiliter grupların hâlâ ne kadar etkili olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Milliyetçi bir bölgede başlayan ayaklanmalar, ilginç bir şekilde Birlik bayrakları (Union Jacks) ve sadık sembollerle iç içe geçti. Polis, olayların başlangıcında iki farklı grubun çatıştığını, ancak kısa sürede sadık grupların kontrolü ele geçirdiğini bildirdi. Çatışmalarda 15 polis memuru yaralanırken, 12 kişi gözaltına alındı. Bu olay, 1998 Hayırlı Cuma Anlaşması'ndan bu yana bölgede azalan ancak tamamen kaybolmayan paramiliter etkinin hâlâ bir tehdit olduğunu ortaya koyuyor.
Gelişmenin arka planı: Bıçaklama olayından ayaklanmalara
Şiddet olaylarının fitilini, 11 Haziran 2026'da Belfast'ın kuzeyinde bir parkta meydana gelen bıçaklama vakası ateşledi. Olayda, henüz kimliği açıklanmayan bir kişi iki kişiyi bıçaklayarak ağır yaraladı. Saldırganın kimliği ve motifi henüz netleşmese de, sosyal medyada hızla yayılan provokatif paylaşımlar, olayı mezhepsel bir çatışmaya dönüştürdü. Milliyetçi mahallelerde başlayan protestolar, sadık grupların karşı gösterileriyle birleşince kısa sürede kontrolden çıktı. Polis, olayların "ırkçı ve siyasi gerginliklerin bir kombinasyonu" olduğunu belirtti. Guardian'ın haberine göre, sadık paramiliter gruplar, bıçaklama olayını kendi ajandaları için bir fırsata çevirdi ve gençleri sokaklara döktü. Belfast'ta son yıllarda artan göçmen karşıtı söylemlerin de olayları körüklediği ifade ediliyor.
Sadık paramiliter gruplar, Kuzey İrlanda çatışmasının (The Troubles) en önemli aktörlerindendi. 1998 anlaşmasından sonra silah bıraksalar da, uyuşturucu ticareti, gasp ve sosyal kontrol gibi alanlarda varlıklarını sürdürdüler. Son dönemde ise Brexit sonrası oluşan Kuzey İrlanda Protokolü'nün yarattığı belirsizlik, bu grupların yeniden güç kazanmasına zemin hazırladı. Protokol, Kuzey İrlanda ile Büyük Britanya arasında ticari engeller oluşturduğu için sadık toplumda derin bir hoşnutsuzluk yarattı. Bu hoşnutsuzluk, paramiliter grupların kendilerini "Birlik savunucusu" olarak sunmalarına imkân tanıdı. Belfast Queen's Üniversitesi'nden siyaset bilimci Dr. Emma O'Grady, "Sadık paramiliterler, protokolün yarattığı öfkeyi kullanarak yeniden siyasi bir aktör haline gelmeye çalışıyor. Ancak bu sefer hedefleri sadece Katolikler değil, aynı zamanda göçmenler" dedi.
Bölgesel ve küresel boyut: İngiltere ve İrlanda arasında gerginlik
Olaylar, yalnızca Kuzey İrlanda'nın iç meselesi olmanın ötesinde, İngiltere ve İrlanda arasındaki hassas dengeleri de tehdit ediyor. İrlanda Başbakanı, Belfast'taki şiddeti kınayarak İngiltere hükümetine çağrıda bulundu: "Bu paramiliter grupların yeniden silahlanmasına izin verilmemeli." Britanya hükümeti ise güvenlik güçlerine takviye yaparak bölgede olağanüstü önlemler aldı. Kuzey İrlanda Polis Şefi, "Bu olaylar, paramiliter etkinin ne kadar derin olduğunu gösteriyor. Mücadelemiz devam edecek" şeklinde konuştu. Küresel boyutta ise, ABD ve Avrupa Birliği'nden endişe açıklamaları geldi. Beyaz Saray Sözcüsü, "Hayırlı Cuma Anlaşması'nın kazanımlarının korunması kritik" vurgusu yaptı. Analistler, bu tür olayların Kuzey İrlanda'da barış sürecini tersine çevirebilecek bir kırılma noktası olabileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Kuzey İrlanda'daki bu gelişmeleri yakından izlemeli. Zira Türkiye de PKK gibi etnik temelli ayrılıkçı terör örgütleriyle mücadele ediyor ve paramiliter yapıların barış süreçlerini nasıl istismar edebileceğini biliyor. Belfast'taki olaylar, bir bıçaklama vakasının bile mezhepsel ve ırkçı gerginliklerle birleştiğinde ne kadar büyük bir krize dönüşebileceğini gösteriyor. Türkiye, bu tür krizlerin önlenmesi için erken uyarı mekanizmalarının ve toplumsal diyalog kanallarının açık tutulması gerektiğini bir kez daha anlıyor. Ayrıca, Brexit sonrası Avrupa'da yükselen milliyetçi ve popülist hareketlerin paramiliter grupları nasıl beslediği, Türkiye'nin Avrupa Birliği ile ilişkilerinde dikkate alması gereken bir ders niteliğinde.