Belçika tarihinin en büyük orman yangını, ülkenin güneyindeki Lüksemburg eyaletinde kontrolden çıkmış durumda. Yangın, iki köyün sakinlerinin tahliye edilmesine neden olurken, yetkililer alevlerin hâlâ kontrol altına alınamadığını açıkladı. Bölgede şiddetli rüzgâr ve kuraklığın etkisiyle hızla yayılan yangın, Belçika'nın yangınla mücadele kapasitesini aşarak Avrupa Birliği'nin hava desteğini zorunlu kıldı.
Gelişmenin arka planı
Yangın, perşembe günü öğleden sonra Lüksemburg eyaletinin Florenville ve Sainte-Cécile köyleri yakınlarında başladı. İtfaiye ekipleri, alevlerin yerleşim yerlerine yaklaşması üzerine her iki köyün sakinlerinin güvenli bölgelere tahliye edildiğini bildirdi. Bölge valisi Olivier Schmitz, yerel televizyona yaptığı açıklamada, "Yangın şu ana kadar Belçika'da kaydedilen en büyük orman yangınıdır. Yaklaşık 300 hektarlık bir alanı etkisi altına almış durumda ve kontrol altına almak için tüm imkânlarımızı seferber ediyoruz" dedi.
Belçika'nın yangın söndürme uçakları ve helikopterleri sınırlı sayıda olduğu için, Brüksel yönetimi Avrupa Birliği'nin Sivil Koruma Mekanizması'nı devreye soktu. AB'nin rezerv filosundan gönderilen iki yangın söndürme uçağı, cumartesi sabahı itibarıyla bölgede çalışmalara başladı. Fransa, İtalya ve İspanya'dan da ek helikopter desteği gelmesi bekleniyor.
Yangının çıkış sebebi henüz kesinleşmemiş olmakla birlikte, yetkililer aşırı sıcaklar ve düşük nem oranının bariz etkisine işaret ediyor. Belçika Kraliyet Meteoroloji Enstitüsü, bölgede son 30 yılın en kurak yazının yaşandığını, yağış miktarının mevsim normallerinin yüzde 70 altında kaldığını açıkladı. İklim bilimciler, Avrupa'nın batısında artan yangın riskinin iklim değişikliğinin doğrudan sonucu olduğunu vurguluyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Belçika, iklim koşulları nedeniyle orman yangınlarına alışık olmayan bir ülke olarak biliniyor. Ancak son yıllarda Avrupa'nın kuzeybatısında da yangınlar artış gösterdi. Almanya, Hollanda ve İngiltere'de de rekor sıcaklıkların ardından orman yangınları yaşanmıştı. Uzmanlar, bu durumun iklim krizinin Avrupa'nın geleneksel yangın bölgelerinin dışına taştığının kanıtı olduğunu söylüyor.
Avrupa Birliği, orman yangınlarıyla mücadelede üye ülkeler arasında dayanışmayı artırmaya çalışıyor. AB Sivil Koruma Mekanizması, bu tür afetlerde hızlı ortak müdahale imkânı tanıyor. Ancak Belçika'daki yangın, AB'nin yangın söndürme kapasitesinin de yetersiz kalabileceğini gösteriyor. Avrupa Komisyonu'nun iklim değişikliğinden sorumlu üyesi Wopke Hoekstra, "Bu tür afetler artık yalnızca Akdeniz ülkelerinin sorunu değil. Avrupa'nın ortak bir yangın söndürme filosuna ihtiyacı var" şeklinde konuştu.
Yangın, bölgedeki doğal yaşamı da tehdit ediyor. Lüksemburg eyaleti, nesli koruma altında olan kara leyleklerin ve vaşakların yaşam alanı olarak biliniyor. Çevre örgütleri, yangının bu türler üzerindeki etkisinin uzun vadeli olabileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Belçika'daki orman yangını, iklim değişikliğinin yalnızca Akdeniz ülkelerini değil, Avrupa'nın kuzeyini de tehdit ettiğini göstermesi bakımından Türkiye için önemli bir gösterge. Türkiye, özellikle 2021 yılında yaşadığı büyük orman yangınlarının ardından yangınla mücadele kapasitesini artırmış ve ilk kez uçak filosunu güçlendirmişti. Bu deneyim, Avrupa ülkelerinin yangınlarla mücadelede ortak bir strateji geliştirmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Türkiye, Akdeniz Havzası ülkesi olarak iklim krizinin etkilerine karşı savunmasız bir konumda. Dolayısıyla Belçika'daki yangın, uluslararası işbirliğinin ve havadan müdahale kapasitesinin önemini bir kez daha hatırlatıyor. Türkiye'nin yangın söndürme konusundaki deneyimi, bu tür krizlerde Avrupa ile işbirliği yapabilecek düzeydedir.