Fransa'da 2015 Paris saldırılarının lojistik koordinasyonundan sorumlu olduğu gerekçesiyle 30 yıl hapis cezasına çarptırılan Muhammed Bakkali'nin Belçika'da tahliye edilip edilmeyeceği 29 Eylül'de netleşecek. Belçikalı yetkililer, cezasının en az 20 yılını çekmesi gereken Bakkali için elektronik kelepçe ile şartlı tahliye kararını değerlendirecek. Bakkali, 2015 yılında Belçika'da yakalanmış ve Fransa'ya iade edilmişti.
Gelişmenin Arka Planı
Muhammed Bakkali, 13 Kasım 2015'te Paris'te 130 kişinin hayatını kaybettiği terör saldırılarının lojistik ayağını yönetmekle suçlandı. Saldırıları düzenleyen hücreye araç, barınak ve iletişim imkânı sağladığı belirlenen Bakkali, 2022 yılında Fransa'da yargılandı ve 30 yıl hapse mahkûm edildi. Fransız mahkemesi, cezanın en az 20 yılını çekmesi şartıyla hüküm verdi. Ancak Bakkali, cezasının Belçika'da infaz edilmesi nedeniyle tahliye kararı Belçika adli makamlarına ait.
Belçika'da iyi hal ve elektronik kelepçe uygulaması, cezaevi nüfusunu azaltmak amacıyla sıkça kullanılıyor. Bakkali'nin avukatları, müvekkilinin cezaevinde örnek davranış sergilediğini ve topluma kazandırılmaya hazır olduğunu savunuyor. Öte yandan Paris saldırılarında yakınlarını kaybeden aileler ve Fransız yetkililer, kararın güvenlik riski taşıdığını belirtiyor. Belçika federal savcılığı, tahliye talebine itiraz edeceğini açıklamış durumda.
Bakkali'nin durumu, Avrupa'da terör suçlularının cezalarının infazı ve ülkeler arası yargı yetkisi konusundaki hassasiyeti gözler önüne seriyor. Fransa ile Belçika arasında 2015 sonrası imzalanan ikili anlaşmalar, terör suçlularının cezalarının infazında işbirliğini öngörüyor ancak tahliye kararı ulusal yargıya bırakılıyor. Bu durum, AB içinde adalet ve içişleri alanındaki uyumun sınırlarını gösteriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
2015 Paris saldırıları, Avrupa'da güvenlik politikalarını kökten değiştiren bir dönüm noktası oldu. Saldırılar sonrası Fransa olağanüstü hal ilan etmiş, AB ülkeleri arasında istihbarat paylaşımı artırılmıştı. Bakkali gibi kilit isimlerin ceza infaz süreçleri, Avrupa'da terörizmle mücadelede caydırıcılık algısını etkiliyor. Belçika'nın kararı, diğer AB ülkelerindeki benzer davalar için emsal teşkil edebilir.
Terör örgütü DEAŞ adına hareket eden hücreyle bağlantılı Bakkali'nin tahliyesi, Avrupa'da radikal İslamcı terör tehdidinin hâlâ canlı olduğu bir dönemde tartışma yaratıyor. Son yıllarda Avrupa'da artan terör saldırıları, güvenlik birimlerinin cezaevinden çıkan mahkûmları yakından izlemesini gerektiriyor. Belçika'nın kararı, yalnızca hukuki değil, aynı zamanda siyasi ve toplumsal bir sınav niteliğinde.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Avrupa ile terörle mücadele işbirliği açısından dikkat çekici. Türkiye, DEAŞ ile mücadelede aktif rol almış ve yabancı terörist savaşçıların iadesi konusunda Avrupa ülkeleriyle zaman zaman anlaşmazlık yaşamıştı. Bakkali gibi bir ismin erken tahliyesi, Avrupa'da terör suçlularına yönelik cezaların caydırıcılığına gölge düşürebilir. Ayrıca Belçika'daki karar, Türkiye'nin Avrupa Birliği ile adalet ve içişleri faslındaki diyalogunda referans olabilir. Türkiye, benzer durumlarda kendi vatandaşlarının iadesi ve ceza infazı konusunda hassasiyetini sürdürüyor.