İngiliz gazeteci ve yazar Simon Jenkins, The Guardian'da yayımlanan yazısında British Museum'un Parthenon mermerlerini Yunanistan'a iade etmesi gerektiğini savundu. Jenkins, Bayeux Gobleni'nin Fransa'ya ödünç verilmesiyle başlayan tartışmaya dikkat çekerek, Britanya'nın kendisine ait olmayan kültürel varlıkları elinde tutmasının yanlış olduğunu belirtti. Yazar, "Bayeux Gobleni'ni Fransa'ya geri vermeyi reddetmeli miyiz? Elbette hayır! Öyleyse neden Parthenon mermerlerini elimizde tutuyoruz?" sorusunu yöneltti.
Bayeux Gobleni ve Parthenon Mermerleri Arasındaki Paralellik
Simon Jenkins'in yazısı, British Museum'un koleksiyonunda bulunan ve Atina'daki Akropolis'ten getirilen Parthenon heykellerinin (Elgin Mermerleri olarak da bilinir) iadesi tartışmasını yeniden gündeme taşıyor. Jenkins, 11. yüzyıldan kalma Bayeux Gobleni'nin Fransa'ya geçici olarak gönderilmesinin yarattığı diplomatik ve kültürel tartışmayı örnek göstererek, aynı mantığın Parthenon mermerleri için de geçerli olması gerektiğini ifade ediyor. Goblen, Normandiya Dükü William'ın 1066'da İngiltere'yi fethini betimleyen eşsiz bir ortaçağ eseri. Fransa'ya ödünç verilmesi, İngiltere'de "kültürel mirasın iadesi" konusundaki hassasiyetleri artırdı.
Parthenon mermerleri, 19. yüzyılın başlarında Britanyalı diplomat Lord Elgin tarafından Osmanlı İmparatorluğu döneminde Atina'daki Akropolis'ten sökülerek İngiltere'ye getirilmişti. O dönemde Atina, Osmanlı egemenliği altındaydı ve Elgin, Osmanlı yetkililerinden aldığı izinle bu eserleri taşımıştı. Ancak Yunanistan, bu iznin yasal olmadığını ve eserlerin ülkeden kaçırıldığını savunuyor. British Museum ise eserlerin yasal olarak elde edildiğini ve müzede dünya kültürel mirası olarak sergilendiğini belirtiyor. Jenkins, bu savunmanın artık geçerliliğini yitirdiğini, müzelerin sömürge dönemi mirasını sorgulaması gerektiğini yazıyor.
Küresel Kültürel Miras ve İade Tartışmaları
Parthenon mermerleri, dünya çapında kültürel mirasın iadesi tartışmalarının sembolü haline gelmiş durumda. Yunanistan, on yıllardır mermerlerin iadesi için diplomatik girişimlerde bulunuyor. 2009'da Atina'da açılan Akropolis Müzesi, orijinal eserlerin sergilenmesi için ayrılan boşluklarla bu talebi görünür kılıyor. UNESCO da kültürel varlıkların iadesi konusunda çeşitli kararlar almış durumda. Benzer şekilde, Nijerya'nın Benin Bronzları, Mısır'ın Rosetta Taşı ve diğer birçok ülke, sömürge döneminde yağmalanan eserlerinin iadesini talep ediyor. British Museum, bu taleplere karşı çeşitli yasal ve etik gerekçeler öne sürse de kamuoyu baskısı artıyor. Jenkins, müzelerin "evrensel müze" anlayışının artık geçerli olmadığını, eserlerin ait oldukları kültürlere iade edilmesi gerektiğini savunuyor.
Bayeux Gobleni'nin Fransa'ya ödünç verilmesi, İngiltere'de kültürel mirasın geçici olarak bile olsa başka bir ülkeye gönderilmesinin yaratacağı riskler ve siyasi tartışmaları gündeme getirdi. Bazı İngiliz siyasetçiler ve kamuoyu, goblenin iadesinin bile tartışma konusu olmasını eleştirirken, Jenkins bu tür ödünç verme uygulamalarının kültürel diplomasi açısından olumlu olduğunu, ancak asıl sorunun kalıcı olarak el konulan eserler olduğunu belirtiyor. Yazara göre, British Museum'un Parthenon mermerlerini elinde tutması, Britanya'nın kültürel miras konusundaki tutarsız politikasını gözler önüne seriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, sömürge döneminde yurt dışına kaçırılan kültürel varlıkların iadesi konusunda uzun süredir mücadele veriyor. Anadolu'dan çıkarılan birçok eser, British Museum, Louvre ve diğer Batı müzelerinde sergileniyor. Parthenon mermerleri tartışması, Türkiye'nin kendi kültürel mirasının iadesi yönündeki çabalarını uluslararası kamuoyunda daha görünür kılabilir. Ayrıca, Osmanlı döneminde Elgin'e verildiği iddia edilen izinlerin hukuki geçerliliği, Türkiye'nin de benzer iddialarla karşılaştığı bir alan. Küresel ölçekte artan iade talepleri, Türkiye'nin kültürel diplomasisini güçlendirmesi için bir fırsat sunuyor. Ancak bu süreçte Türkiye'nin de kendi içindeki kültürel varlıkları koruma ve iade mekanizmalarını güçlendirmesi gerekiyor.