Batılı müttefik ülkeler, Ukrayna'ya yönelik hava savunma yardımlarını artırmak için 15 Temmuz Pazartesi günü Paris'te bir araya geliyor. Savaş alanında son haftalarda Ukrayna lehine bazı gelişmeler yaşanmasına karşın, Rusya'nın balistik füze saldırıları karşısında Kiev'in hava savunma sistemlerindeki zafiyet giderek daha belirgin hale geliyor. Toplantıya Fransa, Almanya, İngiltere, ABD ve NATO yetkililerinin yanı sıra Ukrayna Savunma Bakanı Oleksiy Reznikov'un da katılması bekleniyor. Görüşmelerin odağında, özellikle kısa menzilli hava savunma sistemleri ve mühimmat tedariki bulunuyor.
Sahadaki denge değişirken hava savunma açığı büyüyor
Ukrayna ordusu, Haziran ayı ortasında başlattığı karşı taarruzda bazı bölgelerde ilerleme kaydetmiş olsa da, Rus kuvvetleri özellikle doğu ve güney cephelerinde yoğun balistik füze ve kamikaze drone saldırılarına devam ediyor. Ukrayna Hava Kuvvetleri, mevcut Sovyet dönemi S-300 ve Buk sistemlerinin yanı sıra Batı'dan temin edilen Iris-T, NASAMS ve Patriot sistemlerini kullanıyor. Ancak bu sistemlerin menzil ve mühimmat kapasitesi, Rusya'nın günlük 20-30 füze atışına karşı yetersiz kalıyor. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, yaptığı son açıklamada, ülkenin hava savunma ihtiyacının yalnızca yüzde 25'inin karşılanabildiğini belirtti. Bu durum, enerji altyapısı ve askeri lojistik merkezlerinin ağır hasar görmesine yol açıyor.
Paris toplantısında müttefiklerin, Ukrayna'nın acil ihtiyaçlarına yönelik 500 milyon avroluk ek bir fon oluşturulması ve Almanya'nın öncülüğünde bir hava savunma koalisyonu kurulması gündemde. Ayrıca, İsrail'in Demir Kubbe benzeri bir sistemin Ukrayna'ya transferi konusunda teknik görüşmelerin sürdüğü ifade ediliyor. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, toplantı öncesi yaptığı açıklamada, "Ukrayna'nın hava savunmasını güçlendirmek, Rus saldırganlığına karşı en etkili caydırıcılardan biridir" dedi.
Balistik füze tehdidi ve bölgesel istikrar
Rusya'nın Ukrayna'da kullandığı balistik füzelerin büyük bölümü, İran yapımı Shahed-136 kamikaze dronları ve Kh-47M2 Kinzhal hipersonik füzeleri gibi modern sistemlerden oluşuyor. Bu füzeler, Ukrayna'nın mevcut hava savunma sistemlerinin menzilini aşarak derinlikteki hedefleri vurabiliyor. Son bir ayda sadece Kiev'e yönelik 15 balistik füze saldırısı düzenlendiği tahmin ediliyor. Uzmanlara göre, Batı'nın sağlayacağı ek hava savunma sistemleri, Ukrayna'nın sivil kayıplarını azaltmanın yanı sıra, savaşın gidişatını da doğrudan etkileyebilir. Zira Ukrayna'nın karşı taarruzunun başarısı, hava sahasını kontrol edebilme kabiliyetine bağlı.
Öte yandan, ABD'nin Ukrayna'ya göndermeyi planladığı 30 milyar dolarlık yeni askeri yardım paketinin önümüzdeki haftalarda Kongre'den geçmesi bekleniyor. Bu paket kapsamında, özellikle Patriot bataryaları ve AIM-120 AMRAAM füzeleri için mühimmat tedariki öncelikli kalemler arasında. Ancak Washington'daki siyasi kutuplaşma, yardımın zamanlaması konusunda belirsizlik yaratıyor. Avrupa Birliği ise Ukrayna'nın hava savunmasına yönelik 1 milyar avroluk ek destek için Çekya ve Hollanda öncülüğünde bir plan hazırlıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Ukrayna-Rusya savaşında dengeli bir politika izlerken, hava savunma alanındaki bu gelişmeler Ankara'nın askeri ve diplomatik konumunu yakından ilgilendiriyor. Türkiye, Ukrayna'ya Bayraktar TB2 SİHA ve mühimmat tedarik etmiş olmakla birlikte, hava savunma sistemi transferi konusunda mesafeli duruyor. Öte yandan, Rusya'nın Ukrayna'da kullandığı balistik füzelerin benzerlerine sahip olması, Türkiye'nin kendi hava savunma ihtiyaçlarını yeniden değerlendirmesine yol açabilir. NATO'nun doğu kanadının güçlendirilmesi kapsamında Türkiye'den talep edilebilecek ek katkılar, Ankara'nın savunma sanayii ihracatı ve ittifak içi angajmanını etkileyebilir. Ayrıca, savaşın Karadeniz'deki güvenlik dengelerine etkisi nedeniyle Türkiye, Ukrayna'nın hava savunma kapasitesinin artmasının bölgesel istikrara katkı sağlayacağını değerlendirebilir.