Eski Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) Genel Komiseri, ABD tarafından kurulan Barış Kurulu'nun, Gazze'de hiçbir rolü olmadığını açıklamasına rağmen ajansla görüşmeler gerçekleştirdiğini duyurdu. Bu açıklama, ajansın geleceği ve Gazze'nin yeniden inşası konusundaki belirsizliği daha da artırdı.
Görüşmelerin perde arkası
UNRWA'nın eski Genel Komiseri Philippe Lazzarini, Barış Kurulu yetkilileriyle yaptığı görüşmelerde ajansın Gazze'deki insani yardım operasyonlarındaki kritik rolünü vurguladığını belirtti. Lazzarini, görüşmelerin içeriğine dair ayrıntı vermekten kaçındı ancak Barış Kurulu'nun UNRWA'ya yönelik tutumunun çelişkili olduğunu ima etti.
Barış Kurulu, ABD Başkanı Donald Trump'ın önerisiyle kurulmuş ve Gazze'nin savaş sonrası yönetimi için bir çerçeve oluşturmayı amaçlıyor. Kurul, UNRWA'nın Gazze'de herhangi bir rol üstlenmemesi gerektiğini savunuyor; zira İsrail, ajansın bazı çalışanlarının Hamas ile bağlantılı olduğunu iddia ediyor. Ancak UNRWA, bu iddiaları reddediyor ve bağımsız soruşturmalar da ciddi bir kanıt bulamadı.
Lazzarini'nin açıklaması, Barış Kurulu'nun UNRWA ile temas kurmasının, ajansı tamamen dışlama politikasıyla çeliştiğini gösteriyor. Bu durum, uluslararası toplumda Kurul'un gerçek niyetine dair soru işaretleri yaratıyor. Görüşmelerin ne zaman ve hangi düzeyde yapıldığı henüz netleşmedi.
Bölgesel ve küresel yansımalar
UNRWA, 1949'dan bu yana Filistinli mültecilere eğitim, sağlık ve sosyal hizmetler sunan bir kuruluş. Gazze'de 1,5 milyondan fazla mültecinin temel ihtiyaçlarını karşılamada hayati bir rol oynuyor. Ajansın faaliyetlerinin kısıtlanması veya sonlandırılması, bölgede insani krizi derinleştirebilir.
Barış Kurulu'nun UNRWA'ya yönelik tutumu, ABD'nin Orta Doğu politikasındaki ikilemleri yansıtıyor. Bir yandan İsrail'in güvenlik kaygılarını dikkate almak, diğer yandan Gazze'de istikrarı sağlamak için UNRWA gibi yerleşik kurumlara ihtiyaç duymak arasında bir denge kurulmaya çalışılıyor. Ancak Kurul'un ajansı dışlama söylemi, pratikteki iş birliği ihtiyacıyla çelişiyor.
Uluslararası arenada UNRWA'nın meşruiyeti tartışmalı hale gelmiş durumda. Bazı ülkeler ajansa olan fonlarını askıya aldı, ancak Avrupa Birliği ve bazı Arap ülkeleri desteğini sürdürüyor. Türkiye, UNRWA'nın en büyük bağışçılarından biri olarak ajansın devamını savunuyor. Barış Kurulu'nun UNRWA ile görüşmesi, bu karmaşık dengede yeni bir sayfa açabilir.
Öte yandan, Gazze'nin yeniden inşası için uluslararası koordinasyon şart. UNRWA'nın sahadaki altyapısı ve deneyimi, etkili bir yardım dağıtımı için kritik. Kurul'un ajansı tamamen devre dışı bırakması, insani yardım çabalarını sekteye uğratabilir. Bu nedenle, görüşmelerin olumlu bir adım olduğu yorumları yapılıyor.
Ancak Barış Kurulu'nun UNRWA'ya yönelik tutumundaki belirsizlik, ajansın çalışanları ve Filistinli mülteciler için endişe kaynağı. Ajansın geleceği, Gazze'deki istikrar ve Filistinli mültecilerin hakları açısından belirleyici olacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, UNRWA'nın en büyük bağışçılarından biri olarak Filistinli mültecilere verdiği desteği sürdürüyor. Barış Kurulu'nun UNRWA ile görüşmesi, Türkiye'nin ajansın meşruiyetini savunma çabalarını güçlendirebilir. Ancak Kurul'un Gazze'de UNRWA'ya rol verme konusundaki isteksizliği, Türkiye'nin insani diplomasi çabalarını zorlaştırabilir. Türkiye, Gazze'nin yeniden inşasında aktif rol almak istiyor; UNRWA'nın dışlanması, bu hedefe ulaşmayı engelleyebilir. Ayrıca, ajansın zayıflatılması, bölgede istikrarsızlığı artırarak Türkiye'nin güvenlik kaygılarını derinleştirebilir. Bu nedenle Türkiye, UNRWA'nın güçlendirilmesi için uluslararası baskıyı sürdürecektir.