Filipinler'in güneyindeki Bangsamoro Özerk Bölgesi'nde (BARMM) yeni hükümet, Manila ile yürütülen barış sürecini sürdürme ve yerel halkın çıkarlarını temsil etme gibi çetin bir sınavla karşı karşıya. Bölgesel hükümetin öncelikli görevi, Moro İslami Kurtuluş Cephesi (MILF) ile Filipinler hükümeti arasındaki barış anlaşmasının getirdiği kazanımları koruyarak, geçiş dönemini başarıyla tamamlamak ve halkın güvenini kazanmak.
Barış sürecinin arka planı ve yeni yönetimin zorlukları
Bangsamoro, 2014 yılında imzalanan Kapsamlı Barış Anlaşması (CAB) ile MILF'in silahlı mücadelesini sona erdirerek özerk bir yönetim kurulmasını öngörüyordu. 2019'da yapılan plebisitle resmen kurulan BARMM, geçiş dönemi boyunca MILF liderliğindeki geçici hükümet tarafından yönetildi. 2025 seçimleriyle birlikte ilk düzenli özerk hükümet göreve başladı. Yeni yönetimin karşılaştığı en büyük sorun, merkezi hükümetle ilişkilerde dengeyi gözetmek ve aynı zamanda bölge halkının ekonomik, sosyal ve kültürel haklarını geliştirmek.
BARMM, Filipinler'in en yoksul bölgelerinden biri olmayı sürdürüyor. Barış sürecinin sağladığı siyasi istikrara rağmen, yatırım eksikliği, altyapı yetersizliği ve eski çatışma bölgelerinde güvenlik sorunları devam ediyor. Yeni hükümetin, MILF ile hükümet arasındaki anlaşmaların uygulanmasını hızlandırması, silah bırakma sürecini tamamlaması ve eski savaşçıların topluma entegrasyonunu sağlaması bekleniyor. Ayrıca, bölgedeki aşiret ve siyasi aileler arasındaki rekabet, yönetimde istikrarı tehdit edebilir.
Yerel halkın yeni hükümetten beklentileri yüksek. Özellikle genç nüfus için istihdam olanakları, eğitim ve sağlık hizmetlerine erişim öncelikli talepler arasında. Ancak, pandemi sonrası ekonomik zorluklar ve merkezi hükümetten aktarılan fonların yetersizliği, yeni yönetimin manevra alanını kısıtlıyor. Barış sürecinin sürdürülebilirliği, halkın günlük yaşamında somut iyileşmeler görmesine bağlı.
Bölgesel ve küresel boyut
Bangsamoro'daki gelişmeler, Güneydoğu Asya'da barış inşası ve özerklik modelleri açısından yakından izleniyor. Filipinler, ASEAN üyesi olarak bölgesel istikrara katkı sağlarken, Bangsamoro deneyimi diğer çatışma bölgelerine örnek teşkil edebilir. Öte yandan, bölgede Çin ve ABD arasındaki jeopolitik rekabet, Filipinler'in dış politikasını etkiliyor. Manila'nın Güney Çin Denizi'ndeki tutumu, Bangsamoro ile ilişkileri de dolaylı olarak etkileyebilir. Ayrıca, bölgede faaliyet gösteren radikal grupların varlığı, güvenlik işbirliğini gerektiriyor. Türkiye, Filipinler ile ilişkilerinde Bangsamoro'daki Müslüman toplumla tarihsel ve kültürel bağlara sahip; bu durum, Ankara'nın bölgeye yönelik insani yardım ve kalkınma işbirliği politikalarını şekillendirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Bangsamoro barış sürecini yakından takip ediyor. TİKA ve Kızılay gibi kurumlar aracılığıyla bölgeye yönelik insani yardımlar ve kalkınma projeleri yürütülüyor. Yeni hükümetin göreve gelmesi, Türkiye'nin bölgedeki ekonomik ve kültürel varlığını güçlendirebilir. Ayrıca, Filipinler ile savunma sanayii işbirliği ve ticaret hacminin artırılması hedefleniyor. Ancak, bölgedeki istikrarsızlık riski, Türk yatırımcılar için dikkatli olunması gereken bir unsur. Ankara'nın, barış sürecine verdiği desteği sürdürmesi, hem ikili ilişkiler hem de bölgesel barış açısından önemli.