Dakka, Bangladeş — Bangladeş, son on yılların en ölümcül kızamık salgınıyla karşı karşıya. Ülke genelinde etkili olan salgında hayatını kaybeden çocuk sayısı 1.000'e yaklaşırken, hastanelerin yoğun bakım üniteleri ve çocuk servisleri adeta savaş alanına döndü. Yetkililer, salgının hız kesmeden yayıldığını ve sağlık sisteminin kapasitesinin sınırına dayandığını belirtiyor.
Salgının kökeni ve yayılımı
İlk vakalar, ülkenin kuzeyindeki sınır bölgelerinde görülmeye başlandı. Aşılama oranlarının düşük olduğu kırsal kesimlerde hızla yayılan virüs, kısa sürede başkent Dakka dahil büyük şehirlere ulaştı. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, son altı ayda kaydedilen vaka sayısı 50.000'i aşmış durumda. Ölümlerin büyük çoğunluğu, 5 yaş altı çocuklardan oluşuyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve UNICEF, salgının bölgesel bir tehdide dönüşebileceği uyarısında bulundu.
Uzmanlar, salgının bu denli yayılmasının arkasında birkaç temel nedeni işaret ediyor: Kovid-19 pandemisi sırasında aşılama kampanyalarının aksaması, sağlık altyapısındaki yetersizlikler ve halkın bir kısmının aşı karşıtı propagandalara inanması. Bangladeş Hükümeti, acil durum ilan ederek ülke çapında ek aşılama çalışmaları başlattı. Ancak lojistik zorluklar ve aşı tedarikindeki sıkıntılar nedeniyle kampanyanın istenen hıza ulaşamadığı bildiriliyor.
Hastanelerde dram: 'Bebekler nefes almakta zorlanıyor'
Dakka'daki Hükümet Çocuk Hastanesi'nde görevli doktorlar, yoğun bakım ünitelerinde yer kalmadığını, koridorlarda bile hasta yataklarının kurulduğunu aktarıyor. Bir sağlık görevlisi, "Bebekler yüksek ateş ve zatürre komplikasyonlarıyla getiriliyor. Nefes almakta zorlanıyorlar, çoğu aşı olmamış. Elimizde yeterli oksijen ve ilaç yok" diyerek çaresizliği dile getirdi.
Hastane yönetimi, sağlık personelinin aşırı yük altında çalıştığını, bazı hemşirelerin kendilerinin de enfeksiyon kaptığını belirtiyor. Sivil toplum kuruluşları, acil tıbbi malzeme ve aşı yardımı çağrısı yapıyor. Bangladeş Kızılayı, sahadaki ekiplerini artırarak kırsal bölgelere mobil aşılama birimleri gönderdi.
Uluslararası toplum harekete geçiyor
Birleşmiş Milletler, salgının kontrol altına alınması için 20 milyon dolarlık acil yardım paketi açıkladı. WHO, bölge ülkelerini teyakkuzda olmaya çağırdı. Hindistan ve Myanmar gibi komşu ülkeler, sınır kapılarında sağlık taramalarını sıkılaştırdı. Uzmanlar, salgının Güney Asya genelinde yayılma riski taşıdığını vurguluyor. Bangladeş'in yoğun nüfusu ve göç hareketleri, virüsün yayılmasını kolaylaştıran faktörler arasında.
Sağlık uzmanları, salgının durdurulması için en az yüzde 95 oranında aşılama gerektiğini, mevcut oranın ise yüzde 70 civarında olduğunu belirtiyor. Hükümet, aşı karşıtı kampanyalarla mücadele için dini liderler ve toplum önderleriyle işbirliği yapıyor. Ancak yanlış bilginin yayılması, çabaları zorlaştırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bangladeş'teki kızamık salgını, doğrudan Türkiye'yi tehdit etmese de küresel sağlık güvenliği açısından önemli dersler içeriyor. Türkiye, son yıllarda aşılama oranlarını yüksek tutarak kızamık eliminasyonu hedefine yaklaşmıştı; ancak göçmen nüfus ve aşı tereddütü nedeniyle zaman zaman salgınlar görülebiliyor. Bu gelişme, Türkiye'nin insani yardım ve sağlık diplomasisi kapsamında Bangladeş'e destek sunması için bir fırsat olabilir. Ayrıca, küresel salgınlara karşı erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi, Türkiye'nin uluslararası sağlık kuruluşlarındaki aktif rolünü pekiştirebilir.