Bangladeş'in kişi başına düşen gayri safi yurtiçi hasılasının (GSYH) bu yıl Hindistan'ı geride bırakması bekleniyor. Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası tahminlerine göre, Bangladeş 2025 yılında kişi başına 2.800 doları aşarak Hindistan'ın yaklaşık 2.700 dolarlık seviyesini geçecek. Bu gelişme, son yıllarda hızlı bir ekonomik büyüme kaydeden Bangladeş'in bölgesel ekonomide yükselen bir güç haline geldiğini gösteriyor. Ancak uzmanlar, kişi başına GSYH'nin tek başına bir ülkenin ekonomik refahını yansıtmadığını vurguluyor.
Bangladeş ekonomisinin yükselişi
Bangladeş, 1971'de bağımsızlığını kazandığında dünyanın en yoksul ülkelerinden biriydi. Ancak son 50 yılda hazır giyim sektörünün ihracat odaklı büyümesi, tarımsal verimlilik artışı ve sosyal göstergelerdeki iyileşmeler sayesinde önemli bir ekonomik dönüşüm geçirdi. Ülke, 2000'li yıllardan itibaren yıllık ortalama %6 civarında büyüme oranlarına ulaştı. Hazır giyim ihracatı, toplam ihracatın %80'inden fazlasını oluşturuyor ve ülkeye önemli miktarda döviz girdisi sağlıyor. Ayrıca, yurtdışında çalışan Bangladeşlilerin gönderdiği işçi dövizleri de ekonomiyi destekleyen önemli bir kalem.
Son yıllarda Bangladeş, altyapı yatırımlarına da hız verdi. Padma Köprüsü gibi büyük projeler, ulaşım maliyetlerini düşürerek iç ticareti canlandırdı. Eğitim ve sağlık alanındaki iyileşmeler, işgücü verimliliğini artırdı. Bu faktörler, kişi başına gelirin artmasında etkili oldu.
Hindistan ise son yıllarda daha yavaş bir kişi başına gelir artışı sergiliyor. Pandemi sonrası toparlanma sürecinde Hindistan ekonomisi genel olarak büyüse de, nüfus artışı ve gelir dağılımındaki eşitsizlikler kişi başına gelirin artış hızını sınırlıyor. Ayrıca Hindistan'ın kişi başına GSYH'si, Çin gibi diğer Asya ekonomilerinin gerisinde kalmaya devam ediyor.
Kişi başına GSYH'nin ötesi: Ekonomik tablonun tamamı
Uzmanlar, kişi başına GSYH'nin bir ülkenin ekonomik performansını değerlendirmede yetersiz olduğunu hatırlatıyor. Bangladeş, kişi başına gelirde Hindistan'ı geçse bile, Hindistan'ın toplam ekonomik büyüklüğü Bangladeş'inkinden yaklaşık 10 kat daha fazla. Hindistan, 3 trilyon dolarlık GSYH'si ile dünyanın en büyük beşinci ekonomisi konumunda. Bangladeş'in GSYH'si ise 450 milyar dolar civarında.
Ayrıca, gelir dağılımındaki eşitsizlikler her iki ülkede de önemli bir sorun. Bangladeş'te kişi başına gelir artsa da, zenginlik belirli bir kesimde yoğunlaşıyor. Hindistan'da da benzer şekilde, ekonomik büyümenin meyveleri geniş toplum kesimlerine eşit şekilde yayılmıyor. Bu nedenle, kişi başına GSYH'deki artış, halkın genel refah düzeyindeki iyileşmeyi tam olarak yansıtmıyor.
Diğer önemli göstergeler açısından da karşılaştırma yapmak gerekiyor. Bangladeş, insani gelişme endeksinde (HDI) Hindistan'ın biraz gerisinde. Eğitim ve sağlık hizmetlerine erişimde Hindistan daha iyi durumda. Altyapı kalitesi, iş yapma kolaylığı ve yatırım ortamı gibi konularda da Hindistan önde. Örneğin, Hindistan'ın teknoloji ve hizmet sektöründeki gücü, Bangladeş'in henüz yakalayamadığı bir avantaj.
Öte yandan Bangladeş, son yıllarda ekonomik kırılganlıklarla da mücadele ediyor. Pandemi, Ukrayna savaşı ve küresel enflasyon gibi şoklar, hazır giyim ihracatını ve işçi dövizlerini olumsuz etkiledi. Ülkenin döviz rezervleri eridi ve IMF'den kredi almak zorunda kaldı. Ayrıca, iklim değişikliği nedeniyle artan doğal afetler, tarımsal üretimi ve altyapıyı tehdit ediyor.
Hindistan ise daha büyük ve çeşitlendirilmiş bir ekonomiye sahip. Tarım, sanayi ve hizmet sektörleri dengeli bir şekilde büyüyor. Hindistan'ın genç nüfusu ve dijital ekonomi potansiyeli, uzun vadeli büyüme için avantaj sağlıyor. Ancak Hindistan da yüksek işsizlik, gelir eşitsizliği ve altyapı yetersizlikleri gibi sorunlarla boğuşuyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Bangladeş'in kişi başına gelirde Hindistan'ı geçmesi, Güney Asya'da ekonomik dengelerin değiştiğine işaret ediyor. Bangladeş, son yıllarda dış politikada daha aktif bir rol oynamaya başladı. Özellikle Çin ve Hindistan arasındaki rekabette denge politikası izliyor. Bu ekonomik başarı, Bangladeş'in bölgesel ve küresel platformlarda daha fazla söz sahibi olmasını sağlayabilir.
Ancak, bu gelişme aynı zamanda Hindistan için bir uyarı niteliğinde. Hindistan, ekonomik reformları hızlandırmazsa, bölgedeki liderlik konumunu kaybedebilir. Özellikle imalat sektöründe ve istihdam yaratmada yaşanan sorunlar, Hindistan'ın rekabet gücünü zayıflatıyor.
Küresel açıdan bakıldığında, Bangladeş'in yükselişi, gelişmekte olan ülkelerin ekonomik dönüşümü için bir örnek teşkil ediyor. Ancak bu dönüşümün sürdürülebilir olması için Bangladeş'in yapısal reformları tamamlaması, ihracat çeşitliliğini artırması ve iklim değişikliğiyle mücadele etmesi gerekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bangladeş'in ekonomik yükselişi, Türkiye'nin Güney Asya politikası açısından önemli fırsatlar sunuyor. Türkiye, son yıllarda Bangladeş ile ticari ve savunma ilişkilerini geliştiriyor. Bangladeş'in artan satın alma gücü, Türk inşaat, tekstil ve savunma sanayi şirketleri için yeni pazarlar anlamına geliyor. Ayrıca, Bangladeş'in Hindistan karşısında ekonomik olarak güçlenmesi, bölgesel dengelerde Türkiye'nin manevra alanını genişletebilir. Ancak Türkiye'nin Bangladeş'teki varlığını artırması için rekabetçi fiyatlar ve uzun vadeli stratejiler geliştirmesi gerekiyor. Öte yandan, Hindistan'ın ekonomik yavaşlaması, Türkiye'nin bu ülkeyle olan ticaretini de etkileyebilir. Türkiye, her iki ülkeyle de dengeli ilişkiler kurarak bölgedeki ekonomik dönüşümden kazançlı çıkabilir.