Tayland'ın başkenti Bangkok'ta etkili olan şiddetli muson yağışlarının ardından oluşan seller, kentin bazı bölgelerinde günlük yaşamı felç etmeye devam ediyor. Ancak su seviyesi düşmeye başlayınca, alışveriş yapmak isteyenler kayıklarla veya bel hizasına ulaşan suda yürüyerek geleneksel pazarlara akın etti. Yetkililer, Chao Phraya Nehri'nin su seviyesinin kritik düzeyde olduğunu ve tahliye çalışmalarının sürdüğünü bildirdi.
Sellerin vurduğu bölgeler ve günlük yaşam
Bangkok'un özellikle kuzey ve doğu kesimlerinde etkili olan seller, hafta başından bu yana binlerce kişiyi olumsuz etkiledi. Tayland Meteoroloji Departmanı, muson yağışlarının mevsim normallerinin üzerinde seyrettiğini ve bazı bölgelerde bir günde 200 milimetrenin üzerinde yağış kaydedildiğini açıkladı. Su basan caddelerde araç trafiği durma noktasına gelirken, bazı mahallelerde elektrik kesintileri yaşandı.
Başkent yönetimi, 50'den fazla pompa istasyonu ve tahliye kanalıyla suyu boşaltmaya çalışıyor. Ancak nehirdeki yüksek debi nedeniyle bu çalışmalar yavaş ilerliyor. Tayland Kraliyet Sulama Dairesi yetkilileri, Chao Phraya Barajı'ndan kontrollü su bırakıldığını ve nehir kıyısındaki yerleşim yerlerinin uyarıldığını belirtti.
Selden en çok etkilenen gruplar arasında günlük işlerine gitmek zorunda olan işçiler, esnaf ve pazar satıcıları yer alıyor. Bazı bölgelerde okullar tatil edildi, bazı hastanelerde ise acil servis dışındaki hizmetler aksadı. Tayland hükümeti, etkilenen ailelere maddi yardım ve temizlik malzemesi dağıtımına başladı.
Pazarlar kayıkla ve suda yürüyerek canlandı
Su seviyesinin görece düştüğü merkez ilçelerdeki açık pazarlar, alışveriş yapmak isteyenlerin akınına uğradı. Bazı vatandaşlar lastik kayıklarla, bazıları ise bel hizasındaki suda yürüyerek tezgahlara ulaşmaya çalıştı. Satıcılar, ürünlerini yüksek raflara veya plastik örtüler altına alarak korumaya çalıştı. Bangkok Valiliği, pazarlarda hijyen denetimlerinin artırıldığını ve su kaynaklı hastalıklara karşı halkın uyarıldığını duyurdu.
Uzmanlar, sellerin gıda fiyatları üzerinde kısa vadeli baskı oluşturabileceğini, ancak geniş çaplı bir kıtlık riski bulunmadığını ifade ediyor. Tayland Ticaret Bakanlığı, temel gıda maddelerinde fiyat artışlarını önlemek için stok takibini sıkılaştırdı.
Öte yandan, sel sularının çekilmesiyle birlikte temizlik çalışmaları hız kazandı. Belediye ekipleri, su basan bölgelerde çamur ve moloz temizliği yapıyor. Sağlık Bakanlığı, sel sularına bağlı cilt enfeksiyonları ve ishal vakalarında artış olabileceği uyarısında bulundu.
Bölgesel ve küresel boyut: İklim değişikliği ve muson düzeni
Güneydoğu Asya'da muson yağışlarının şiddetlenmesi, iklim değişikliğinin bölge üzerindeki etkilerini bir kez daha gündeme getirdi. Bilim insanları, deniz suyu sıcaklıklarının artmasının buharlaşmayı ve dolayısıyla yağış yoğunluğunu artırdığını belirtiyor. Bangkok, deniz seviyesine yakın konumu ve yoğun kentleşmesi nedeniyle sel riski en yüksek megakentler arasında gösteriliyor.
Tayland, 2011'deki büyük sel felaketinde 800'den fazla kişinin hayatını kaybettiği ve ekonomik kaybın 40 milyar doları aştığı bir dönem yaşamıştı. O günden bu yana su yönetimi altyapısına milyarlarca dolar yatırım yapıldı; ancak uzmanlar, hızlı kentleşme ve yer altı suyu çekimi nedeniyle zemin çökmesinin riski artırdığını vurguluyor.
Küresel ölçekte ise Güneydoğu Asya, iklim göçü ve gıda güvenliği açısından kritik bir bölge. Tayland, dünyanın en büyük pirinç ihracatçılarından biri. Sellerin tarım alanlarını etkilemesi, küresel pirinç fiyatlarında dalgalanmaya yol açabilir. Uluslararası kuruluşlar, bölgede erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi çağrısı yapıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Tayland'daki sel felaketi, doğrudan Türkiye'yi etkilememekle birlikte, küresel iklim krizinin yol açtığı aşırı hava olaylarının ekonomik ve insani boyutunu gözler önüne seriyor. Türkiye, son yıllarda sel, kuraklık ve orman yangınları gibi iklim kaynaklı afetlerle mücadele ediyor. Bangkok örneği, kentsel altyapının iklim değişikliğine uyum sağlaması gerektiğini gösteriyor. Ayrıca Tayland, Türkiye'nin Asya'daki önemli ticari ortaklarından biri; pirinç ve gıda tedarik zincirindeki olası aksamalar, Türkiye'nin ithalat maliyetlerini dolaylı olarak etkileyebilir. İklim diplomasisi ve afet yönetimi iş birliği, Türkiye'nin bölgesel ve küresel angajmanında önemli bir başlık olmaya devam ediyor.