Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Çarşamba günü İran'a mali kolaylık sağladığı yönündeki haberleri yalanladı. Bu açıklama, BAE'nin İran ile ticari ve mali alışverişleri ikinci bir duyuruya kadar askıya aldığını duyurmasından saatler sonra geldi. BAE cumhurbaşkanlığı diplomatik danışmanı Enver Gargaş, söz konusu iddiaların asılsız olduğunu belirterek, ülkesinin uluslararası yaptırımlara uyum konusundaki kararlılığını vurguladı.
Gelişmenin arka planı
BAE Dışişleri Bakanlığı, Salı günü yaptığı açıklamada, İran ile tüm ticari ve mali işlemlerin derhal durdurulduğunu, bu kararın bölgesel istikrarı koruma ve uluslararası yükümlülüklere uyum sağlama amacı taşıdığını duyurmuştu. Karar, İran'ın son dönemde artan nükleer faaliyetleri ve bölgedeki vekil güçler aracılığıyla yürüttüğü istikrarsızlaştırıcı politikalar göz önüne alınarak alındı.
Gargaş, resmi X hesabından yaptığı paylaşımda, "İran'a mali kolaylık sağlanması yönündeki haberler tamamen yalandır. BAE, uluslararası meşruiyet ve hukukun üstünlüğü ilkelerine bağlıdır. Bu tür iddialar, ülkemizin itibarını zedelemeye yönelik kara propagandadır" ifadelerini kullandı. Gargaş ayrıca, BAE'nin İran ile ticareti askıya alma kararının arkasında durduğunu ve bu süreçte hiçbir mali kanalın açık tutulmadığını kaydetti.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Said Hatibzade ise yaptığı açıklamada, BAE'nin kararını "siyasi baskıların bir sonucu" olarak nitelendirdi ve bu adımın iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilere zarar vereceğini söyledi. Hatibzade, "Bölge ülkeleri arasındaki ticaretin kesintiye uğraması kimseye fayda sağlamaz. Umuyoruz ki BAE, aceleci kararlardan vazgeçer" dedi.
Bölgesel ve küresel boyut
BAE'nin bu hamlesi, İran'a yönelik uluslararası baskıların arttığı bir dönemde geliyor. ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin 2018'de İran nükleer anlaşmasından çekilmesi ve yeniden yaptırım uygulamaya başlaması, bölgede ekonomik gerilimi tırmandırmıştı. İran, yaptırımlara rağmen uluslararası ticaretini sürdürebilmek için çeşitli kanallar arıyor; bu noktada BAE, İran'ın en kritik ticaret ortaklarından biri konumundaydı. İran'ın Dubai'deki ticaret ofisleri, ülkenin küresel pazarlara erişiminde köprü görevi görüyordu.
Uzmanlar, BAE'nin ticaret kesintisinin sembolik bir adım olmaktan öteye gidebileceğini, ancak bölgesel ticaret dengelerini kısa vadede büyük ölçüde etkilemeyeceğini ifade ediyor. Körfez Ülkeleri İşbirliği Konseyi üyesi diğer ülkelerin de benzer bir tutum alıp almayacağı merak konusu. Suudi Arabistan'ın İran ile ilişkileri son dönemde Çin arabuluculuğunda normalleşme sürecine girmişken, BAE'nin bu adımı bölgedeki denklemi yeniden şekillendirebilir.
Öte yandan, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatma tehditleri ve bölgedeki askeri güç gösterileri, ticaret gemileri için riskleri artırıyor. BAE'nin kararının, ABD'nin İran'a yönelik "maksimum baskı" kampanyasına destek anlamı taşıdığı yorumları yapılıyor. Ancak BAE yönetimi, kararın bağımsız bir politika olduğunu ve bölgesel güvenliği önceliklendirdiklerini savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin İran ile ekonomik ilişkilerini yakından ilgilendiriyor. Türkiye, İran'dan doğalgaz ithal eden ve iki ülke arasında ticaret hacmini artırmaya çalışan bir ülke olarak, Körfez'de yaşanan gerilimlerden doğrudan etkilenebilir. BAE'nin İran'a uyguladığı ticaret kesintisi, İran'ın alternatif pazarlara yönelmesine yol açabilir. Bu durum, Türkiye'nin İran ile ticaretinde avantaj fırsatları yaratabileceği gibi, aynı zamanda bölgedeki jeopolitik belirsizlikleri de artırabilir. Ayrıca, Türkiye'nin İran ile enerji bağımlılığı ve sınır güvenliği konularındaki hassasiyeti, bu tür gelişmelerin yakından izlenmesini gerekli kılıyor.