Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), İran destekli Husi güçlerinin son dönemdeki askeri kazanımları karşısında Suudi Arabistan ile mutabakata vararak Yemen'deki çatışmalara yeniden askeri ve mali destek sağlama kararı aldı. Londra merkezli The Guardian'ın haberine göre, BAE yönetimi, Yemenli güçlere yapılan ödemeleri yeniden başlatacak. Bu adım, Körfez ülkelerindeki yönetici elitlerin, Husilerin ilerleyişinden duyduğu endişenin somut bir göstergesi olarak yorumlanıyor. BAE, 2015'ten bu yana Suudi liderliğindeki koalisyonun bir parçası olarak Yemen'deki savaşa müdahil olsa da özellikle son yıllarda sahadaki varlığını büyük ölçüde azaltmış, hatta 2019'da askerlerinin bir kısmını geri çekmişti. Ancak Husilerin stratejik bölgelerde elde ettiği avantaj, Abu Dabi'yi pozisyonunu yeniden gözden geçirmeye itti.
Yemen İç Savaşı'nda yeni bir denklem
Yemen'de 2014'ten bu yana süren iç savaş, Husi hareketinin başkent Sana'a'yı ele geçirmesiyle farklı bir boyuta evrilmişti. Suudi Arabistan öncülüğünde 2015'te kurulan koalisyon, meşru hükümeti yeniden iktidara getirmek amacıyla geniş çaplı bir askeri operasyon başlatmıştı. Ancak yıllar süren çatışmalar, koalisyon içinde farklı önceliklerin ortaya çıkmasına neden oldu. BAE, özellikle güneydeki ayrılıkçı gruplarla ilişkilerini derinleştirirken, Suudi Arabistan ise daha çok kuzeydeki Husi tehdidine odaklandı. Bu ayrışma, sahada zaman zaman koalisyon ortaklarının birbirleriyle çatışmasına bile yol açtı.
Son dönemde Husi güçlerinin, stratejik öneme sahip Marib ve Shabwa vilayetlerinde ilerleme kaydettiği ve Kızıldeniz kıyısındaki bazı bölgelerde kontrolü artırdığı bildiriliyor. Bu gelişmeler, hem Suudi Arabistan'ın hem de BAE'nin güvenlik hesaplarını yeniden yapmalarına neden oldu. The Guardian'ın aktardığına göre, BAE'nin Yemenli güçlere yeniden ödeme yapma kararı, Husilerin ilerleyişini durdurmayı ve sahadaki dengeleri değiştirmeyi amaçlıyor. BAE, daha önce desteklediği güçlere yaptığı mali yardımı kesmişti; bu adım, Abu Dabi'nin Yemen'deki nüfuzunu koruma konusundaki kararlılığını gösteriyor.
Körfez'de güvenlik endişeleri ve İran faktörü
Husi hareketi, İran tarafından silah ve finansman açısından desteklenmekle suçlanıyor. Tahran yönetimi bu iddiaları sık sık reddetse de Batılı istihbarat kaynakları, özellikle balistik füze ve insansız hava aracı teknolojisinin Husilere İran üzerinden ulaştığını belirtiyor. Husilerin son aylarda Suudi Arabistan'ın güney sınırlarına yönelik saldırılarını artırması, Riyad'ın güvenlik kaygılarını derinleştirdi. BAE ise, Husi tehdidinin Kızıldeniz'deki deniz ticaret yollarını da riske attığını ve bu durumun küresel enerji arz güvenliğini tehdit ettiğini savunuyor.
Suudi Arabistan ve BAE'nin Yemen politikalarında yeniden ortak hareket etme kararı, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) içindeki dayanışmanın da bir göstergesi. Ancak uzmanlar, iki ülkenin Yemen'deki farklı yerel müttefiklerle ilişkileri nedeniyle bu işbirliğinin ne kadar sürdürülebilir olacağı konusunda şüphelerini koruyor. BAE'nin desteklediği Güney Geçiş Konseyi (STC) ile Suudi Arabistan'ın desteklediği Yemen hükümeti arasındaki gerilim, geçmişte koalisyon içinde ciddi krizlere yol açmıştı. Bu kez atılan adımın, öncelikle Husi ilerleyişini durdurmaya odaklanacağı ve iç anlaşmazlıkları ikinci plana atacağı düşünülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Yemen'deki çatışmanın yeniden alevlenmesi ve Körfez ülkelerinin askeri müdahaleyi artırması, Türkiye'nin bölgesel diplomasi ve güvenlik politikaları açısından yakından izlenmesi gereken bir gelişme. Türkiye, Yemen'deki krize siyasi çözüm bulunması çağrısını sürdürürken, Husilerin Kızıldeniz'deki saldırıları deniz ticaret güvenliğini tehdit ediyor. Bu durum, Türkiye'nin Afrika ve Asya ile ticaret yollarını doğrudan etkileyebilir. Ayrıca BAE ve Suudi Arabistan'ın Yemen'deki angajmanlarını artırması, Körfez'deki güç dengelerini değiştirerek Türkiye'nin bölgesel ortaklıklarını ve enerji güvenliği hesaplarını yeniden şekillendirebilir. Ankara, hem İran hem de Körfez ülkeleriyle dengeli ilişkiler yürütme çabasında olduğundan, Yemen'deki tırmanma bu dengeyi zorlayabilir.