Viyana'da bir mahkeme, Suriye'de Beşşar Esad rejimine karşı muhaliflere yönelik işkence ve cinsel saldırı suçlarından iki eski Suriyeli güvenlik yetkilisini mahkum etti. Mahkeme, sanıklardan birinin Rakka'daki eski istihbarat şefi olduğunu belirtti. Bu karar, Avrupa'da Suriye rejimi yetkililerine karşı açılan nadir davalardan biri olarak dikkat çekiyor. Sanıklar, 2011'de başlayan Suriye iç savaşı sırasında rejim karşıtı göstericilere ve aktivistlere yönelik sistematik işkence ve cinsel saldırılar düzenlemekle suçlanıyordu.
Davanın Arka Planı ve Yargılama Süreci
Dava, Avrupa'da evrensel yargı yetkisi ilkesi kapsamında açılan ender Suriye rejimi yetkilisi davalarından biri. Avusturya makamları, uluslararası hukuk çerçevesinde işkence suçlarının evrensel yargı yetkisine tabi olduğunu belirterek iki eski yetkiliyi tutuklamıştı. Sanıklar, 2019 yılında Avusturya'ya sığınma talebinde bulunmuş ancak kimlikleri tespit edilince gözaltına alınmıştı. Mahkeme, ifade özgürlüğünü bastırmak ve muhalefeti sindirmek amacıyla işkence ve cinsel saldırıların sistematik olarak kullanıldığına hükmetti. Kararda, mağdurların ifadeleri ve tıbbi raporlar delil olarak kullanıldı.
Sanıklardan biri, Rakka'daki hapishanede tutuklulara elektrik şoku, dayak ve cinsel saldırı uygulamakla suçlandı. Diğer sanık ise Şam'da benzer suçlara karıştığı gerekçesiyle yargılandı. Mahkeme, her iki sanığı da 20 yıl hapis cezasına çarptırdı. Avukatlar, kararın temyiz edileceğini açıkladı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu dava, Suriye'deki savaş suçlarının uluslararası alanda yargılanması açısından önemli bir emsal teşkil ediyor. Suriye rejimi, iç savaş boyunca binlerce sivilin ölümüne ve işkenceye maruz kalmasına neden olmakla suçlanıyor. Ancak Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ndeki veto yetkisi nedeniyle Suriye'nin Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne sevk edilmesi mümkün olmuyor. Bu nedenle, evrensel yargı yetkisine dayanan ulusal mahkemeler, Suriye rejimi yetkililerini yargılamada önemli bir mekanizma haline geliyor.
Avrupa ülkeleri, Suriye'deki savaş suçları faillerine karşı benzer davalar açmayı sürdürüyor. Almanya, Fransa ve Hollanda gibi ülkeler de Suriye rejimi yetkililerini yargılamıştı. Bu davalar, uluslararası toplumun Suriye rejimine karşı tutumunu sertleştirirken, savaş suçlarının cezasız kalmaması gerektiği mesajını veriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Suriye krizinin başından itibaren Esad rejiminin savaş suçlarına dikkat çekmiş ve rejim değişikliği çağrısında bulunmuştur. Bu dava, uluslararası toplumun Suriye rejimine karşı hukuki süreçleri desteklemesi açısından Türkiye'nin tezlerini güçlendirmektedir. Ayrıca, Türkiye topraklarında bulunan Suriyeli sığınmacılar ve muhalif gruplar arasında rejim yetkililerinin yargılanması memnuniyetle karşılanmıştır. Ancak bu davanın, Türkiye'nin Suriye politikasına doğrudan bir etkisi bulunmamakla birlikte, uluslararası cezasızlık sorununa karşı küresel farkındalığı artırması açısından önemlidir.