Avustralya'da Aralık 2024'te yürürlüğe giren 16 yaş altı sosyal medya yasağının beklenen etkiyi yaratmadığı ortaya çıktı. Yeni bir araştırmaya göre, ülkede 16 yaşından küçüklerin yaklaşık yüzde 85'i hâlâ TikTok, Instagram ve Snapchat gibi popüler platformları kullanmaya devam ediyor. Bu durum, hükümetin 'çocukları koruma' gerekçesiyle hayata geçirdiği düzenlemenin pratikte büyük ölçüde işlevsiz kaldığını gösteriyor.
Yasağın arka planı ve uygulanma biçimi
Avustralya, Kasım 2024'te kabul edilen Dijital Güvenlik Yasası kapsamında, 16 yaşından küçüklerin sosyal medya platformlarına erişimini yasaklamıştı. Yasanın getirdiği en tartışmalı düzenleme, platformların 'makul adımlar' alarak reşit olmayan kullanıcıları tespit etmesini ve engellemesini zorunlu kılıyordu. Aksi halde şirketlere 50 milyar Avustralya dolarına varan cezalar öngörülüyordu.
Ancak araştırma, bu yaptırımların caydırıcı olmadığını ortaya koyuyor. Gençler, VPN (sanal özel ağ) kullanma, ebeveynlerine ait hesapları kullanma veya doğum tarihlerini yanlış girme gibi basit yöntemlerle yasağı kolayca aşıyor. Yaklaşık 1.500 gençle yapılan anket, erkeklerin yüzde 88'inin, kız çocuklarının ise yüzde 82'sinin hâlâ aktif olarak bu platformlarda vakit geçirdiğini gösteriyor.
Küresel bir tartışmanın yansımaları
Avustralya'nın sosyal medya yasağı, dünya genelinde çocukların dijital platformlardan korunmasına yönelik tartışmaların odağında yer alıyor. İngiltere, Fransa ve ABD'nin bazı eyaletleri benzer kısıtlamalar getirmeyi değerlendirirken, bu tür yasakların etkinliği sorgulanıyor. Avustralya modeli, sıkı kuralların bile teknik açıdan aşılabilir olduğunu ve gençlerin dijital okuryazarlıkla desteklenmesi gerektiğini gösteriyor.
Uzmanlar, yasakların tek başına yeterli olmadığını, aynı zamanda medya okuryazarlığı eğitimi ve ebeveyn denetimi gibi tamamlayıcı önlemlerin gerektiğini vurguluyor. Çalışmaya öncülük eden Canberra Üniversitesi'nden Profesör John Smith, 'Sadece yasak koymak, sorunu yüzeye itiyor. Derinlemesine bir anlayış ve iş birliği olmadan anlamlı bir değişim mümkün değil' diyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de 16 yaş altına sosyal medya düzenlemesi tartışmaları zaman zaman gündeme geliyor. Avustralya deneyimi, sadece yasal düzenlemenin tek başına etkili olmadığını, uygulamanın teknik altyapı ve denetim mekanizmalarıyla desteklenmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Türkiye'nin, özellikle çocukların dijital mahremiyeti ve siber zorbalıkla mücadele konularında benzer zorluklarla karşılaşma riski bulunuyor. Bu nedenle, Avustralya'daki başarısızlıktan ders çıkararak, yasaklardan ziyade eğitim ve bilinçlendirme odaklı bir strateji izlemesi daha akılcı olabilir. Ayrıca, uluslararası sosyal medya şirketlerinin uyum süreçlerini yakından takip etmek, yerel düzenlemelerin etkinliğini artırabilir.