Avustralya'nın en kalabalık eyaleti Yeni Güney Galler (NSW), Sidney'deki Bondi Junction alışveriş merkezinde 13 Nisan'da meydana gelen ve beş kadının yaşamını yitirdiği bıçaklı saldırının ardından, toplumda silahlanmaya karşı artan endişeleri gidermek amacıyla kapsamlı bir silah geri alım programı başlatacağını duyurdu. Eyalet Başbakanı Chris Minns, programın önümüzdeki aylarda uygulamaya konulacağını ve yasalara uygun silahların devlet tarafından piyasa değerinin üzerinde satın alınacağını açıkladı. Program, özellikle son dönemde artan yasa dışı silah bulundurma vakalarına karşı bir önlem olarak görülüyor ve federal hükümetin de desteğini alıyor.
Bondi Saldırısı ve Silah Tartışmaları
Bondi Junction'daki saldırı, 40 yaşındaki Joel Cauchi adlı bir kişinin alışveriş merkezinde rastgele insanlara bıçakla saldırmasıyla gerçekleşti. Saldırıda beş kadın öldü, çok sayıda kişi yaralandı. Olay, Avustralya'da 1996 yılında Port Arthur katliamının ardından uygulamaya konulan sıkı silah yasalarının yetersiz kaldığı tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Avustralya, 1996'dan bu yana yarı otomatik ve otomatik tüfeklerin bulundurulmasını büyük ölçüde yasaklamış ve 700 binden fazla silahı geri toplamıştı. Ancak Bondi saldırısında kullanılan silahın yasal olarak edinilmiş olduğu ortaya çıktı; Cauchi'nin silahı normal bir vatandaş olarak lisanslı bir şekilde satın aldığı belirlendi. Bu durum, mevcut yasaların yalnızca silah türlerini değil, aynı zamanda silah sahiplerinin ruh sağlığı geçmişlerinin daha sıkı kontrol edilmesi gerektiğini gözler önüne serdi. NSW hükümeti, bu programla birlikte silah lisansı yenileme süreçlerinde psikolojik değerlendirmelerin zorunlu hale getirilmesini de planlıyor.
Silah Geri Alım Programının Detayları
Program kapsamında, yasalara uygun olarak kayıtlı tüm silahların devlete satılması teşvik edilecek. Eyalet hükümeti, silah başına ortalama 1.000 Avustralya doları (yaklaşık 22 bin Türk lirası) ödeme yapmayı öngörüyor. Program bütçesi için 100 milyon Avustralya doları ayrıldığı belirtiliyor. Ayrıca, ateşli silahların imha edilmesi veya güvenli bir şekilde saklanması için ek önlemler alınacak. Chris Minns, yaptığı açıklamada, "Toplumumuzda silahların yeri yoktur. Bu program, silah sahiplerinin ellerindeki silahları güvenli bir şekilde teslim etmelerini sağlayacak ve gelecekte benzer trajedilerin yaşanmaması için önemli bir adım olacaktır" dedi. Programın eyalet çapında 2025 yılının ilk çeyreğinde başlatılması planlanıyor. Silah sahiplerinin programa katılımı gönüllülük esasına dayanacak olsa da, hükümetin silah bulundurma yasalarını daha da sıkılaştıracağı ve lisans sahiplerinin belirli bir süre içinde silahlarını teslim etmemesi durumunda idari yaptırımlarla karşılaşabileceği sinyalini verdi.
Federal Boyut ve Kamuoyu Tepkileri
Federal hükümet, eyalet bazlı bu tür programları desteklediğini açıkladı. Başbakan Anthony Albanese, "1996'da olduğu gibi, toplumun güvenliği için hep birlikte hareket etmeliyiz" diyerek NSW hükümetinin kararını memnuniyetle karşıladı. Öte yandan, bazı silah sahipleri ve muhafazakar çevreler, bu programın anayasal hakları ihlal ettiğini ve silah sahiplerini mağdur ettiğini öne sürüyor. Avustralya Silah Sahipleri Derneği, programın "panikle verilmiş bir karar" olduğunu savunarak, silah suçlarındaki artışın asıl nedeninin yasa dışı silah kaçakçılığı olduğunu belirtiyor. Ancak kamuoyu yoklamaları, Avustralya halkının büyük çoğunluğunun sıkı silah yasalarını desteklediğini gösteriyor. Bondi saldırısının ardından yapılan bir ankete göre, halkın %78'i silah bulundurma yasalarının daha da sıkılaştırılmasını istiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Avustralya'daki bu gelişme, Türkiye'nin de son dönemde yaşadığı silahlı saldırılar ve artan bireysel silahlanma sorununa ilişkin önemli bir örnek teşkil ediyor. Türkiye'de de benzer tartışmalar, özellikle son yıllarda yaşanan kadın cinayetleri ve toplu saldırıların ardından gündeme geliyor. Bu program, silah kontrolünde başarılı bir model olarak gösterilen Avustralya'nın kararlılığını ortaya koyarken, Türkiye'de de benzer adımların atılması gerektiği yönündeki tartışmaları güçlendirebilir. Ayrıca, Avustralya'nın bu hamlesi, küresel ölçekte silah kontrolü politikalarına olan ilgiyi artırabilir ve Türkiye'nin de dahil olduğu uluslararası platformlarda silahlanma karşıtı söylemlerin daha fazla öne çıkmasına zemin hazırlayabilir.