Sıcaklıkların 37 santigrat derecenin üzerine çıktığı bir günde, Fransa'nın Orléans kentindeki bir cezaevinde tutuklu bulunan bir mahkum, hücresinin parmaklıklarına ıslak havlular asarak ziyarete gelen milletvekiline Fransa'da sıcak hava dalgası sırasında hapiste olmanın nasıl bir şey olduğunu anlatmaya çalışıyordu. Bu görüntü, Avrupa genelinde yaşlanan ve aşırı kalabalıklaşan hapishanelerde sıcaklık dalgalarının yol açtığı insani krizin çarpıcı bir örneği olarak kayıtlara geçti. Avrupa ülkeleri, iklim değişikliğinin etkisiyle giderek daha sık ve şiddetli hale gelen sıcak hava dalgalarıyla boğuşurken, hapishanelerdeki altyapı yetersizliği ve aşırı nüfus yoğunluğu, mahkumların sağlığını ve yaşam kalitesini ciddi şekilde tehdit ediyor.
Fransa ve İtalya'dan endişe verici tablolar
Fransa'da aşırı sıcakların yaşandığı dönemlerde, birçok cezaevinde klima ve uygun havalandırma sistemlerinin bulunmaması, hücrelerin adeta fırına dönmesine neden oluyor. Orléans Cezaevi'nde mahkumlarla görüşen milletvekilleri, yüksek sıcaklıkların yanı sıra nem oranının da dayanılmaz seviyelere ulaştığını, özellikle yaşlı ve kronik hastalığı olan mahkumların risk altında olduğunu aktardı. Fransa İnsan Hakları Denetçisi (Contrôleur général des lieux de privation de liberté), aşırı sıcakların mahkumlar üzerindeki etkilerini araştırmak üzere acil inceleme başlattı ve hükümete acil önlemler alması çağrısında bulundu.
İtalya'da ise durum daha da kritik. Roma'daki Regina Coeli cezaevinde, havalandırmanın yetersizliği ve pencerelerin küçüklüğü nedeniyle hücre sıcaklıklarının 40 dereceye ulaştığı tespit edildi. İtalyan Sendikalar Konfederasyonu'na bağlı cezaevi personeli sendikası, sağlık sorunlarının arttığını ve mahkumlar arasında ishal, bayılma ve cilt rahatsızlıklarının yaygınlaştığını bildirdi. Sendika ayrıca, aşırı sıcakların gardiyanların çalışma koşullarını da olumsuz etkilediğini ve cezaevlerinde görev yapan personelin de risk altında olduğunu vurguladı.
Aşırı kalabalık: Avrupa'nın kronik sorunu
Avrupa Konseyi'nin 2023 yılına ilişkin raporuna göre, birçok Avrupa ülkesi cezaevlerinde kapasite üzerinde mahkum barındırıyor. Fransa'da cezaevlerinin doluluk oranı ortalama %119, İtalya'da ise %115 olarak kaydedildi. Bazı kurumlarda bu oran %150'yi bile aşıyor. Aşırı kalabalık, sıcak hava dalgalarının etkisini daha da artırıyor; hücrelerdeki hava hacmi azalıyor, hijyen koşulları kötüleşiyor ve salgın hastalık riski yükseliyor. Avrupa Konseyi İşkenceyi Önleme Komitesi (CPT) raporlarında, havalandırması yetersiz küçük hücrelerde çok sayıda mahkumun bir arada bulunmasının 'insanlık dışı ve aşağılayıcı muamele' anlamına gelebileceğine dikkat çekiyor.
İklim değişikliği ve hapishane altyapısının yetersizliği
Bu kriz sadece Fransa ve İtalya ile sınırlı değil. İspanya, Yunanistan ve Hırvatistan gibi Akdeniz ülkelerinde de cezaevleri benzer sorunlarla karşı karşıya. Uzmanlar, iklim değişikliğine bağlı olarak sıcak hava dalgalarının daha uzun ve daha sık yaşanacağına dikkat çekerek, hükümetlerin hapishane altyapılarını yenilemesi ve iklim koşullarına uyum sağlaması gerektiğini vurguluyor. Avrupa genelinde birçok cezaevinin yıllar önce inşa edildiği ve modern ısıtma-soğutma sistemlerine sahip olmadığı biliniyor. Fon yetersizliği, politik önceliklerin düşüklüğü ve hükümlü sayısındaki artış, bu sorunun çözümünü zorlaştırıyor.
Cezaevlerindeki bu koşullar, yalnızca insan hakları ihlalleri açısından değil, aynı zamanda güvenlik açısından da ciddi riskler doğuruyor. Aşırı sıcakların getirdiği gerginlik, mahkumlar arasında çatışmaları artırabiliyor, isyanlara zemin hazırlayabiliyor. Bu durum, cezaevi personelinin de iş yükünü artırıyor ve çalışanlarda tükenmişlik sendromuna yol açıyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), geçmişte kalabalık ve kötü koşullar nedeniyle birçok Avrupa ülkesini mahkum etmişti; sıcak hava dalgalarıyla birlikte bu ihlallerin daha da ağırlaşması muhtemel görünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Avrupa hapishanelerindeki bu kriz, Türkiye'nin cezaevi reformu ve iklim değişikliğine uyum politikalarına ilişkin önemli dersler içeriyor. Türkiye'de de benzer şekilde aşırı kalabalık cezaevleri ve yetersiz altyapı sorunları zaman zaman gündeme geliyor. İklim değişikliğinin etkileri arttıkça, Türkiye'nin de cezaevlerindeki fiziki koşulları iyileştirmesi ve iklim risklerine karşı önlemler alması gerekiyor. Ayrıca Avrupa'da yaşanan bu gelişmeler, Türkiye'nin cezaevi koşulları konusunda Avrupa Birliği ile yürüttüğü diyalogda gündeme gelebilir ve Türkiye'nin reform adımlarını hızlandırması için bir fırsat olabilir.