Avrupa genelinde cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlarda (CYBE) endişe verici bir artış yaşanıyor. Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi'nin (ECDC) son verilerine göre, bel soğukluğu, frengi ve klamidya vakaları son yıllarda rekor seviyelere ulaştı. Uzmanlar, bu artışın önüne geçmek için ülkelerin test kapasitelerini artırması ve bu hastalıklara ilişkin toplumsal damgalamayı azaltması gerektiğini belirtiyor.
Rakamlarla durum
ECDC'nin 2023 yılı raporuna göre, Avrupa Birliği ülkelerinde bel soğukluğu vakaları bir önceki yıla göre yüzde 15, frengi vakaları yüzde 10 ve klamidya vakaları yüzde 8 oranında arttı. Özellikle 15-24 yaş arası gençlerde ve erkeklerle cinsel ilişki kuran erkeklerde bu artış daha belirgin. Uzmanlar, COVID-19 pandemisi sırasında cinsel sağlık hizmetlerine erişimin kısıtlı olmasının ve test sayılarındaki düşüşün, sonraki yıllarda vakaların birikerek açığa çıkmasına neden olduğunu düşünüyor.
Fransa, Almanya ve İngiltere gibi ülkelerde cinsel sağlık klinikleri artan talep karşısında zorlanıyor. İngiltere Sağlık Güvenliği Ajansı (UKHSA), ülkede bel soğukluğu vakalarının son 10 yılın en yüksek seviyesine ulaştığını açıkladı. Benzer tablo İskandinav ülkelerinde de görülüyor; İsveç ve Norveç'te frengi vakalarındaki artış dikkat çekiyor.
Neden artıyor?
Uzmanlara göre bu artışın birkaç nedeni var. İlk olarak, korunmasız cinsel ilişkilerin artması ve özellikle gençler arasında prezervatif kullanımının azalması önemli bir faktör. İkinci olarak, cinsel sağlık hizmetlerine erişimdeki eşitsizlikler ve test yaptırmakla ilgili utanç duygusu, hastalıkların yayılmasını hızlandırıyor. Ayrıca, antibiyotik direnci de bel soğukluğu gibi hastalıkların tedavisini zorlaştırıyor ve enfeksiyonun yayılmasına katkıda bulunuyor.
ECDC Direktörü Andrea Ammon, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Cinsel sağlık, genel sağlığın ayrılmaz bir parçasıdır. Bu artış, ülkelerin önleyici tedbirleri güçlendirmesi ve cinsel sağlık eğitimine daha fazla yatırım yapması gerektiğini gösteriyor" dedi. Ammon, özellikle gençlere yönelik kapsamlı cinsel sağlık eğitimi programlarının önemine dikkat çekti.
Bölgesel boyut ve çözüm önerileri
Avrupa genelinde CYBE'lerle mücadele, ülkelerin sağlık politikaları arasında önemli bir farklılık gösteriyor. Batı Avrupa'da test ve tedavi imkanları daha gelişmişken, Doğu Avrupa'da bu hizmetlere erişim sınırlı kalıyor. Ayrıca, bazı ülkelerde cinsel yolla bulaşan hastalıklara yönelik damgalamanın hala güçlü olması, insanların test yaptırmaktan çekinmesine neden oluyor.
Uzmanlar, bu sorunun üstesinden gelmek için evde test kitleri kullanımının yaygınlaştırılmasını ve cinsel sağlık hizmetlerinin toplum temelli kuruluşlar aracılığıyla sunulmasını öneriyor. Ayrıca, koruyucu yöntemlerin ve cinsel sağlık eğitiminin okullarda zorunlu hale getirilmesi gerektiği vurgulanıyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ise ülkelerin 2030 yılına kadar CYBE'lerde yüzde 50'lik bir azalma hedeflediğini ancak mevcut trendin bu hedefe ulaşmayı zorlaştırdığını belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar konusunda Avrupa'daki artıştan doğrudan etkilenmese de, küresel seyahat ve göç hareketliliği nedeniyle bu hastalıkların sınır ötesi yayılma riski bulunuyor. Türkiye'de CYBE vakalarına ilişkin güncel veriler sınırlı olsa da, sağlık yetkililerinin bu konudaki farkındalığı artırma çalışmaları önem taşıyor. Özellikle genç nüfusun yoğun olduğu Türkiye'de, kapsamlı cinsel sağlık eğitimi ve test hizmetlerine erişimin kolaylaştırılması, bu hastalıkların yayılmasını önlemede kritik rol oynayabilir. Ayrıca, Türkiye'nin Avrupa'daki sağlık politikalarını yakından takip etmesi ve deneyimlerden faydalanması, hem bölgesel hem de küresel sağlık güvenliğine katkı sağlayacaktır.