Avrupa, bu yıl tahıl üretiminde son otuz yılın en sert düşüşlerinden birini yaşamaya hazırlanıyor. Aşırı sıcak hava dalgaları ve devam eden jeopolitik gerilimler, çiftçilerin üzerindeki baskıyı had safhaya çıkarırken, kıtanın buğday, arpa ve mısır rekoltesinde ciddi kayıplar öngörülüyor. Avrupa Birliği'nin tarım verilerine göre, 2024 yılı tahıl üretiminin bir önceki yıla kıyasla yüzde 10 ila 15 oranında azalması bekleniyor. Bu düşüş, 1990'lı yıllardan bu yana görülen en büyük yıllık gerileme olarak kayıtlara geçecek.
İklim değişikliği ve savaşın çifte darbesi
Avrupa'nın tahıl ambarı olarak bilinen Fransa, Almanya, Polonya ve Romanya'da yaz aylarında etkili olan kavurucu sıcaklar, özellikle buğday ve mısır başta olmak üzere birçok üründe verim kaybına yol açtı. Fransa Tarım Bakanlığı'nın verilerine göre, ülkedeki yumuşak buğday üretiminin geçen yıla oranla yüzde 14 azalarak 29,5 milyon tona gerilemesi bekleniyor. Bu, son 40 yılın en düşük seviyelerinden biri olacak. Benzer şekilde, Almanya'da da kuraklık nedeniyle arpa ve çavdar rekoltesinde ciddi düşüşler yaşanıyor.
Öte yandan, Rusya-Ukrayna savaşının küresel tahıl tedarik zincirlerinde yarattığı bozulma, Avrupa'daki arz sıkıntısını daha da derinleştiriyor. Ukrayna, savaş öncesinde dünyanın en büyük buğday ve ayçiçeği yağı ihracatçıları arasında yer alırken, çatışmalar nedeniyle Karadeniz limanlarından yapılan sevkiyatların büyük ölçüde kesintiye uğraması, Avrupa iç pazarında fiyatların yükselmesine neden oldu. AB ülkeleri, alternatif tedarik yolları bulmaya çalışsa da, navlun maliyetlerindeki artış ve lojistik darboğazlar durumu güçleştiriyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Gıda enflasyonu yeniden yükselebilir
Avrupa'daki tahıl üretimindeki bu sert düşüş, sadece kıta için değil, küresel gıda piyasaları için de alarm zilleri çalıyor. Avrupa Birliği, toplam küresel buğday üretiminin yaklaşık yüzde 20'sini karşılarken, bu seviyedeki bir kaybın dünya fiyatlarına yansıması kaçınılmaz görünüyor. Uluslararası Hububat Konseyi (IGC) tahminlerine göre, 2024/25 sezonunda küresel buğday üretimi bir önceki sezona göre yüzde 3,5 azalacak. Bu durum, özellikle gelişmekte olan ülkelerde gıda enflasyonunu yeniden tetikleyebilir.
Analistler, Avrupa'daki mevcut durumun 2022 yılındaki gıda krizini hatırlattığını belirtiyor. O dönemde savaşın başlamasıyla birlikte buğday fiyatları tarihi zirvelere tırmanmış, birçok ülke ihracat kısıtlamalarına gitmişti. Şimdi ise iklim değişikliği kaynaklı aşırı hava olayları, savaşın yarattığı arz belirsizliğiyle birleşince, piyasalar yeniden tedirgin. Tarımsal emtia fiyatlarındaki oynaklık, sadece çiftçileri değil, tüm tüketicileri doğrudan etkiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, buğdayda büyük ölçüde kendine yeterli olsa da, dünya fiyatlarındaki yükselişten doğrudan etkileniyor. Avrupa'daki rekolte düşüşü, Karadeniz havzasındaki arz daralmasıyla birleşince, Türkiye'nin ekmeklik buğday ithalat maliyeti artabilir. Özellikle son iki yıldır uygulanan sübvansiyonlu ekmek politikası, bütçe üzerinde ek bir yük oluşturabilir. Ayrıca, Ukrayna tahılının Türkiye üzerinden üçüncü ülkelere sevkiyatı (Tahıl Koridoru) bu yıl da devam etse de, Avrupa'daki üretim kaybı alternatif pazarlar arayışını hızlandırabilir. Türkiye, bu dönemde kendi tarımsal verimliliğini artırıcı önlemleri devreye sokmazsa, gıda enflasyonuyla mücadelesi daha da zorlaşabilir.