Avrupa savunma sanayiinin en iddialı projelerinden biri, dün akşam resmen tarihe karıştı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Olaf Scholz, ortak savaş uçağı geliştirme programını sonlandırma kararı aldı. Bu karar, sadece iki ülke arasındaki stratejik işbirliğinin çöküşünü değil, aynı zamanda Avrupa’nın ortak savunma kabiliyetlerine yönelik derin güvensizliği de ortaya koyuyor. 2017’de başlatılan ve Geleceğin Muharebe Hava Sistemi (FCAS) adı verilen proje, Eurofighter Typhoon'un yerini alacak altıncı nesil savaş uçağını geliştirme hedefiyle yola çıkmıştı. Ancak maliyet paylaşımı, teknoloji transferi ve endüstriyel liderlik anlaşmazlıkları yıllardır süren gerginliklerin başlıca nedenleriydi.
Projenin kısa tarihi ve çöküş anı
FCAS projesi, iki ülkenin savunma devleri Dassault Aviation ve Airbus Defence and Space arasında yürütülüyordu. Başlangıçta 2025’e kadar prototip üretilmesi planlanmıştı ancak taraflar temel konularda anlaşamayınca 2023'te süreç durma noktasına gelmişti. Fransa, projede 'lider ortağın' Dassault olmasında ısrar ediyor, uçağın yazılım ve radar teknolojisinin kontrolünü elinde tutmak istiyordu. Almanya ise eşit paylaşım ve ulusal güvenlik endişeleriyle Airbus'ın daha fazla rol almasını talep ediyordu. Almanya ayrıca, Eurofighter Typhoon'un halen güçlü bir ihracat kalemi olduğunu savunarak FCAS'a ayrılan bütçeyi sorgulamaya başlamıştı. Geçen yılki savunma bütçesi görüşmelerinde Almanya, projeye ayrılan fonu yüzde 30 oranında kısarken, Fransa özel sektör kaynaklarıyla projeyi sürdürme girişimlerinde bulundu ancak başarılı olamadı.
Son çöküş, geçtiğimiz hafta Paris'te yapılan bir dizi üst düzey teknik toplantıda kesinleşti. Fransa Savunma Bakanı Sébastien Lecornu ve Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, ortak bir basın açıklamasıyla 'farklı ulusal öncelikler ve teknolojik vizyon farklılıkları' nedeniyle projenin sonlandırıldığını duyurdu. Açıklamada, 'Bu karar iki ülke arasındaki dostane ilişkileri etkilemeyecek ancak her iki ülke de kendi ulusal savaş uçağı programlarına odaklanacaktır' ifadesine yer verildi. Bu, aslında Avrupa savunma entegrasyonunun geldiği noktayı özetleyen diplomatik bir anlaşma metniydi.
Ekonomik ve stratejik boyut
Projenin çöküşünün ekonomik boyutu oldukça çarpıcı. Altı yıl boyunca yaklaşık 12 milyar avro harcandı. Bu paranın büyük kısmı, iki ülkenin savunma bütçelerinden ve AB'nin Araştırma Çerçeve Programı'ndan aktarıldı. Ancak ortak uçağın piyasaya sürülmesi durumunda beklenen toplam pazar büyüklüğü 250 milyar avro civarındaydı. Bu rakam, projenin başarısız olması durumunda kaybedilecek potansiyel ihracat gelirini temsil ediyor. Almanya şimdi, ABD'nin F-35 programına daha fazla yatırım yapmayı değerlendirirken, Fransa kendi milli programı olan Rafale'nin geliştirilmiş bir versiyonunu üretmeyi planlıyor.
Stratejik açıdan ise durum daha vahim. NATO'nun Avrupa kanadı, ortak bir savaş uçağı platformundan yoksun kalacak. Bu, ABD'nin Avrupa güvenliğindeki rolünü daha da güçlendirecek bir gelişme. Zira ABD, F-35 ile Avrupa hava kuvvetlerinin belkemiğini oluşturmayı sürdürecek. Uzmanlar, Avrupa'nın kendi hava muharebe kabiliyetini geliştirememesinin, ABD'nin NATO'ya yönelik politikalarındaki belirsizlikler karşısında kırılganlaştığına dikkat çekiyor. Özellikle eski ABD Başkanı Donald Trump'ın 'NATO müttefikleri yeterli katkı yapmazsa ABD çekilir' söylemi, Avrupa'da stratejik özerklik tartışmalarını alevlendirmişti. Bu tartışmalar, FCAS'ın çöküşüyle birlikte yeniden gündemin en üst sırasına yerleşti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, milli savaş uçağı KAAN projesini bağımsız olarak yürüten nadir ülkelerden biri. FCAS'ın çöküşü, Türkiye’nin savunma sanayiinde izlediği milli teknoloji hamlesinin stratejik doğruluğunu teyit ediyor. Öte yandan, Avrupa’nın en büyük iki ekonomisi arasındaki bu başarısızlık, Avrupa savunma bütünleşmesinin ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor. Türkiye’nin NATO içindeki konumu, bu tür krizlerde alternatif bir ortak olarak daha da önem kazanabilir. Ancak Türkiye’nin F-35 programından çıkarılması ve ABD ile yaşanan S-400 krizi, KAAN projesine yönelik finansman ve teknoloji tedariki konusunda belirsizlik yaratıyor. FCAS'ın çöküşü, kısa vadede Türkiye’nin savunma ihracatı için bir fırsat penceresi açabilir; zira Avrupa ülkeleri, mevcut savaş uçağı envanterlerini yenilemek için alternatif arayışına girebilir.