Avrupa Birliği ülkeleri, Ukrayna savaşını sona erdirme hedefiyle Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yürütülecek müzakerelerde ABD’nin liderliğini devralmaya hazırlanıyor. Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in sözcüsü tarafından yapılan açıklamada, Avrupalı liderlerin “Washington ile yakın koordinasyon içinde” Moskova ile masaya oturmak için kapsamlı bir hazırlık yaptığı belirtildi. Bu gelişme, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin Ukrayna’ya askeri ve mali desteği azaltma sinyali vermesi ve Avrupa’yı kendi güvenliğinden sorumlu kılma yönündeki baskısının arttığı bir döneme denk geliyor.
Arka Plan: Avrupa’nın Yeni Güvenlik Mimarisi Arayışı
Almanya Başbakanı Merz’in sözcüsü yaptığı yazılı açıklamada, “Avrupa, Rusya ile yapılacak görüşmelerde ABD ile yakın işbirliği içinde hareket etmeye kararlıdır. Liderlerimiz, barışçıl bir çözüm için gerekli adımları atmaya hazırdır” ifadelerini kullandı.
Sözcü, Avrupa’nın kendi savunmasını güçlendirme konusunda ortak bir irade sergilediğini ancak bunun transatlantik ittifaka bir alternatif olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı. Bu açıklama, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un geçtiğimiz haftalarda yaptığı “Avrupa’nın stratejik özerkliği” çağrılarının ardından geldi.
Avrupa Birliği, Şubat 2025’te Ukrayna’ya yönelik 50 milyar euroluk yeni bir askeri yardım paketini onaylamış, aynı zamanda savunma harcamalarını GSYH’nin yüzde 2’sinin üzerine çıkarma taahhüdünü yinelemişti. Ancak ABD’nin Avrupa’daki askeri varlığının azaltılması olasılığı, kıtada alarm zillerinin çalmasına neden oldu.
Küresel ve Bölgesel Boyut: Müzakere Masasında Kim Olacak?
Avrupa’nın Putin ile müzakerelere hazırlandığı haberi, Moskova’nın Kiev’e yönelik son füze saldırılarının ardından geldi. Rusya Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Moskova, Avrupa’nın yapıcı bir tutum sergilemesi durumunda diyaloğa açık olduğunu” belirtildi. Ancak Kremlin’in, NATO’nun doğu kanadındaki varlığının azaltılması ve Ukrayna’nın tarafsız statüsü gibi taleplerinde ısrarcı olduğu biliniyor.
Uzmanlara göre, Avrupa’nın Putin’le müzakere etme girişimi, ABD’nin Ukrayna’ya desteğini azaltması halinde Kiev’in elini zayıflatma riski taşıyor. Washington yönetimi, Avrupa’nın kendi güvenliğine daha fazla katkıda bulunmasını isterken, bir yandan da Rusya ile doğrudan diplomasi kanallarını açık tutuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türk dış politikasının geleneksel denge oyununu doğrudan ilgilendiriyor. Türkiye, hem NATO üyesi hem de Rusya ile Karadeniz’de komşu olması nedeniyle bu süreçte kilit bir konumda. Ankara’nın daha önce İstanbul’da ev sahipliği yaptığı tahıl koridoru görüşmeleri ve esir takası müzakereleri, Türkiye’nin bu tür platformlardaki arabuluculuk rolüne işaret ediyor. Avrupa’nın Putin ile görüşmeleri, Türkiye’nin de dahil olabileceği yeni bir diplomatik kanal açabilir; ancak Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile yaşanan Doğu Akdeniz gerilimleri, Avrupa’nın Türkiye’yi masaya davet etme ihtimalini zayıflatıyor. Ankara’nın, Ukrayna savaşının sona ermesinde etkin bir rol oynaması, hem Batı ile ilişkilerini güçlendirebilir hem de Rusya ile ticari ve enerji bağlantılarını koruma stratejisi açısından kritik önem taşıyor.