Avrupa Parlamentosu, yaklaşık 12 ay önce önerilen ve Avrupa Birliği ile ABD arasındaki ticari gerilimi azaltmayı hedefleyen tarife anlaşmasını nihayet onayladı. Anlaşma, geçen temmuz ayında dönemin ABD Başkanı Donald Trump ile varılmıştı ancak onay süreci uzun süredir Avrupa Parlamentosu'nda bekliyordu. Karar, ABD'nin gümrük vergilerini artırma tehdidinin sona ereceği tarihten sadece günler önce alındı. Anlaşma kapsamında, ABD'nin Avrupa çelik ve alüminyumuna uyguladığı ek gümrük vergilerinin kaldırılması ve AB'nin de misilleme tarifelerinden vazgeçmesi öngörülüyor. Bu adım, iki taraf arasında yıllardır süren ticaret savaşının sona ermesi açısından kritik öneme sahip.
Gelişmenin arka planı
ABD, 2018 yılında ulusal güvenlik gerekçesiyle Avrupa çelik ve alüminyumuna yüzde 25 ve yüzde 10 oranında ek gümrük vergisi getirmişti. Buna karşılık AB, ABD'den ithal edilen viski, motosiklet, portakal suyu gibi ürünlere misilleme tarifeleri uygulamıştı. Geçen temmuz ayında Trump ile AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen arasında varılan anlaşma, bu tarifelerin karşılıklı olarak askıya alınmasını öngörüyordu. Ancak anlaşmanın yürürlüğe girmesi için Avrupa Parlamentosu'nun onayı gerekiyordu. Onay sürecindeki gecikme, ABD'nin anlaşmayı feshedip yeniden tarife uygulama tehdidini gündeme getirmişti. Nihayet alınan kararla birlikte, AB artık ABD'den gelen çelik ve alüminyuma uygulanan ek vergilerin kaldırılmasını talep edebilecek. Anlaşma ayrıca, iki taraf arasındaki ticari ilişkilerin normalleşmesi ve gelecekteki müzakerelere zemin hazırlaması açısından da önem taşıyor.
Avrupa Parlamentosu'nun onayı, özellikle Avrupalı ihracatçılar için rahatlatıcı bir gelişme oldu. Çelik ve alüminyum sektörleri, ABD pazarına erişim konusunda belirsizlik yaşıyordu. Anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle birlikte, Avrupalı üreticilerin rekabet gücünün artması bekleniyor. Ayrıca, ABD'nin uyguladığı yaptırımların kalkması, transatlantik ticaretin canlanmasına katkı sağlayabilir.
Bölgesel ve küresel boyut
AB-ABD ticaret savaşının sona ermesi, küresel ticaret sisteminin istikrarı açısından olumlu bir adım olarak değerlendiriliyor. İki taraf arasındaki anlaşmazlık, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) nezdinde de tartışmalara yol açmıştı. AB, ABD'yi DTÖ kurallarını ihlal etmekle suçluyordu. Anlaşma, bu kurumsal gerilimi de azaltabilir. Öte yandan, ABD'nin yeni yönetimi altında ticaret politikasının nasıl şekilleneceği henüz net değil. Biden yönetimi, Trump döneminden kalan bu anlaşmayı onaylamış olsa da, gelecekte daha korumacı politikalar izleyebileceği yönünde sinyaller var. Avrupa, bu nedenle anlaşmanın uygulanmasını yakından takip edecek. Ayrıca, anlaşma yalnızca çelik ve alüminyumu kapsıyor; havacılık, otomotiv gibi diğer sektörlerdeki ticari sorunlar henüz çözülmüş değil. Bu alanlarda da müzakerelerin başlaması bekleniyor. Küresel bağlamda, AB-ABD arasındaki ticari uyum, Çin'in ekonomik yükselişine karşı Batı blokunun güçlenmesi olarak da yorumlanabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin Avrupa çelik ve alüminyumuna uyguladığı ek vergilerin kaldırılması, küresel çelik piyasasında arz fazlasını artırabilir. Bu durum, Türkiye'nin çelik ihracatçıları için rekabeti daha da zorlaştırabilir. Diğer yandan, AB'nin ABD ile ticari ilişkilerini normalleştirmesi, Türkiye'nin AB ile Gümrük Birliği'nin güncellenmesi müzakerelerinde elini güçlendirebilir. ABD'nin Türkiye'ye yönelik CAATSA yaptırımları ve ek gümrük vergileri (çelikte yüzde 50) ise bu anlaşmanın dışında kalmaktadır. Türkiye, ABD ile kendi ticari sorunlarını çözmek için benzer bir anlaşma zemini arayabilir, ancak mevcut siyasi gerilimler bunu zorlaştırmaktadır. Küresel ticarette korumacılığın azalması, Türkiye gibi ihracata dayalı büyüyen ekonomiler için olumlu olsa da, kısa vadede Türkiye'nin doğrudan bir kazanımı bulunmamaktadır.