General Catalyst Başkanı ve Yönetici Ortağı Jeannette zu Fürstenberg, Avrupa'nın dış teknoloji ve altyapıya olan bağımlılığını sınırlaması gerektiğini söyledi. Bloomberg'de Anna Edwards ve Guy Johnson'ın sunduğu "The Opening Trade" programına katılan zu Fürstenberg, Avrupa Birliği'nin Çin ile yaptığı görüşmelerin gölgesinde kritik tedarik zincirlerinin yeniden yapılandırılması çağrısında bulundu.
Jeannette zu Fürstenberg kimdir ve ne dedi?
Jeannette zu Fürstenberg, küresel risk sermayesi şirketi General Catalyst'in başkanı ve yönetici ortağıdır. Şirket, özellikle teknoloji ve sağlık alanlarında yaptığı yatırımlarla tanınıyor. Zu Fürstenberg, Bloomberg ekibine verdiği demeçte, Avrupa'nın kritik tedarik zincirlerini yeniden inşa etmesi gerektiğini belirterek, kıtanın yabancı teknoloji ve altyapıya olan bağımlılığının azaltılmasının stratejik bir zorunluluk olduğunu ifade etti.
Zu Fürstenberg'in bu açıklamaları, Avrupa Birliği'nin Çin ile ticaret ve teknoloji konularında artan gerilim yaşadığı bir döneme denk geliyor. AB, özellikle yarı iletkenler, nadir toprak elementleri ve yeşil teknoloji gibi alanlarda Çin'e olan bağımlılığını azaltmaya çalışıyor. Aynı zamanda Rusya-Ukrayna savaşı sonrasında enerji ve hammadde tedarikinde de çeşitlendirmeye gidiyor.
Avrupa'nın tedarik zinciri sorunu
Avrupa, pandemi sonrası dönemde tedarik zincirlerindeki kırılganlıkları derinden hissetti. Özellikle ilaç etken maddeleri, yarı iletken çipler ve lityum gibi kritik hammaddelerde dışa bağımlılık, kıta için ciddi bir risk oluşturuyor. Çin, bu alanlarda küresel üretimin önemli bir bölümünü elinde tutuyor. AB, 2023'te yürürlüğe giren Avrupa Çip Yasası ile yarı iletken üretimini artırmayı hedefliyor. Ayrıca Kritik Hammaddeler Yasası ile de nadir toprak elementlerinde dışa bağımlılığı azaltmayı planlıyor.
Zu Fürstenberg'in vurgusu, sadece hükümet politikalarıyla sınırlı değil; özel sektörün de bu süreçte aktif rol alması gerektiğini ima ediyor. General Catalyst gibi risk sermayesi şirketleri, Avrupa'da teknoloji girişimlerine yatırım yaparak yerli inovasyonu destekleyebilir. Ancak Avrupa'da risk sermayesi ekosistemi, ABD'ye kıyasla daha az gelişmiş durumda. Bu da Avrupalı girişimlerin büyümek için ABD'ye taşınmasına yol açıyor.
AB-Çin görüşmeleri ve jeopolitik bağlam
Zu Fürstenberg'in açıklamaları, AB ile Çin arasındaki üst düzey görüşmelerin yapıldığı bir sırada geldi. AB, Çin ile ticaret anlaşmazlıklarını çözmeye çalışırken bir yandan da ekonomik güvenliğini sağlamlaştırma çabasında. Çin'in elektrikli araçlara yönelik sübvansiyonları ve pazar erişimi konusundaki anlaşmazlıklar devam ediyor. AB, Çin menşeli elektrikli araçlara yönelik anti-sübvansiyon soruşturması yürütüyor.
Öte yandan, ABD'nin Çin'e yönelik teknoloji ihracat kontrolleri ve yaptırımları, Avrupalı şirketleri de etkiliyor. Avrupa, ABD ile Çin arasında denge kurmaya çalışırken, kritik teknolojilerde kendi egemenliğini tesis etme arayışında. Bu noktada zu Fürstenberg'in çağrısı, Avrupa'nın "stratejik özerklik" hedefiyle uyumlu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Avrupa'nın kritik tedarik zincirlerini çeşitlendirme çabalarından doğrudan etkilenebilecek bir konumda. Türkiye, özellikle tekstil, otomotiv ve elektronik sektörlerinde Avrupa'nın önemli bir tedarikçisi. Avrupa'nın Çin'e bağımlılığını azaltması, Türkiye'ye yeni yatırımlar ve üretim kaymaları getirebilir. Ancak Türkiye'nin de kendi teknoloji ve hammadde bağımlılıkları bulunuyor. Ayrıca Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ve vize serbestisi gibi konular, Türkiye'nin Avrupa ile ekonomik entegrasyonunu derinleştirebilir. Türk dış politikası açısından, Avrupa'nın stratejik özerklik arayışı, Türkiye'nin Batı ile ilişkilerinde yeni fırsatlar ve riskler barındırıyor.