Avrupa Konseyi, Belçika hükümetini, ülke genelinde artan uyuşturucu bağlantılı suçların da etkisiyle cezaevlerinde yaşanan aşırı kalabalık sorununa acil çözüm bulmaya çağırdı. Strazburg merkezli kuruluş, Belçika hapishanelerindeki doluluk oranının yüzde 100'ün üzerinde seyrettiğini ve bu durumun mahkumların temel insan haklarını ihlal ettiğini belirtti. Uyarı, ülkede özellikle Anvers limanı üzerinden Avrupa'ya giren kokain ticaretinin yarattığı güvenlik krizinin derinleştiği bir dönemde geldi.
Cezaevlerindeki kriz ve insan hakları ihlalleri
Avrupa Konseyi'nin İşkenceyi ve İnsanlık Dışı Muameleyi Önleme Komitesi (CPT), Belçika'ya yaptığı son ziyaretin ardından yayımladığı raporda, hapishanelerdeki durumun 'endişe verici' olduğunu vurguladı. Raporda, bazı cezaevlerinde mahkumların iki kişilik hücrelerde üç veya dört kişi kalmak zorunda bırakıldığı, hijyen koşullarının yetersiz olduğu ve sağlık hizmetlerine erişimin sınırlı kaldığı belirtildi. Özellikle Forest, Haren ve Antwerp cezaevlerinde durumun kritik olduğu ifade edildi. Belçika Adalet Bakanlığı, sorunun farkında olduklarını ancak eski ve yetersiz altyapının yanı sıra artan mahkum sayısıyla başa çıkmanın zor olduğunu kabul etti. Hükümet, yeni cezaevi inşaatı ve mevcut tesislerin yenilenmesi için bir plan hazırladıklarını ancak bu planların uygulanmasının yıllar alacağını duyurdu.
Uyuşturucu suçlarındaki patlama, Belçika cezaevlerindeki yükü daha da artırıyor. Anvers Limanı, Güney Amerika'dan Avrupa'ya yönelik kokain ticaretinin ana giriş noktalarından biri haline gelirken, polis operasyonları ve yakalanan uyuşturucu miktarları rekor seviyelere ulaştı. Bu durum, tutuklu sayısını artırarak cezaevlerini daha da kalabalık hale getiriyor. İnsan hakları örgütleri, kalabalık koşulların mahkumlar arasında şiddeti tetiklediğini ve rehabilitasyon çabalarını baltaladığını savunuyor. Avrupa Konseyi, Belçika'ya alternatif cezaların artırılması, şartlı tahliye mekanizmalarının güçlendirilmesi ve adli süreçlerin hızlandırılması gibi önlemleri hayata geçirmesi çağrısında bulundu.
Belçika'nın uyuşturucuyla mücadelesi ve AB boyutu
Belçika, uyuşturucu ticaretiyle mücadelede Avrupa Birliği'nin ön saflarında yer alıyor. Ülke, özellikle son iki yılda Anvers limanında ele geçirilen rekor miktardaki kokainle dikkat çekiyor. 2023 yılında yalnızca Anvers'te 110 ton kokain ele geçirilirken, bu rakam bir önceki yıla göre yüzde 25 artış gösterdi. Uyuşturucu kartellerinin liman işçilerini ve gümrük memurlarını rüşvetle satın alması, güvenlik açıklarını derinleştiriyor. Bu durum, sadece Belçika için değil, tüm Avrupa için bir tehdit oluşturuyor. Hollanda ve Almanya gibi komşu ülkeler de Belçika üzerinden giren uyuşturucunun etkilerini hissediyor. Avrupa Konseyi'nin uyarısı, cezaevi koşullarının iyileştirilmesinin yanı sıra, uyuşturucuyla mücadele stratejilerinde daha etkili ve insan haklarına saygılı yöntemlerin benimsenmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Uzmanlar, sorunun yalnızca cezaevi kapasitesini artırarak çözülemeyeceğini, uyuşturucu bağımlılığıyla mücadele ve sosyal önleme programlarına da yatırım yapılması gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye de benzer şekilde cezaevi doluluk oranları ve uyuşturucu suçlarıyla mücadelede zorluklar yaşamaktadır. Avrupa Konseyi'nin Belçika'ya yönelik uyarısı, Türkiye için de dolaylı bir hatırlatma niteliğindedir. Türkiye'de cezaevi koşulları, özellikle yüksek güvenlikli cezaevlerinde benzer sorunlar barındırmakta ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin bazı kararlarına konu olmaktadır. Uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadelede Türkiye, Balkan rotası üzerinde kritik bir konumda olup, Belçika örneği uluslararası iş birliğinin önemini göstermektedir. AB'nin uyuşturucuyla mücadele politikalarına entegrasyon sürecindeki Türkiye, bu tür insan hakları odaklı reformları dikkate alarak kendi cezaevi sistemini iyileştirme fırsatı bulabilir.