Avrupa'ya yönelik kokain ticaretindeki hızlı artış, bazı ülkeleri alışılmadık askeri önlemler almaya itiyor. Yeni bir eylem çağrısı metni, Avrupa ülkelerine uyuşturucu kaçakçılığı yapan gemilere karşı "motor durdurma taktikleri ve ateş açma" gibi yöntemleri benimseme çağrısı yapıyor. Ancak bu öneriler, Trump yönetiminin şüpheli kaçakçı gemilerine yönelik füze saldırılarının oldukça gerisinde kalıyor. Avrupa Kriminal Polis Teşkilatı (Europol) verilerine göre, kıtaya giren kokain miktarı son beş yılda üç katına çıktı ve bu durum, organize suç gruplarının şiddetini de beraberinde getirdi.
Artan uyuşturucu akışı ve önerilen askeri taktikler
Avrupa Uyuşturucu ve Bağımlılık İzleme Merkezi (EMCDDA) raporlarına göre, 2023 yılında Avrupa'da ele geçirilen kokain miktarı 303 ton ile rekor kırdı. Bu miktarın büyük bölümü, Güney Amerika'dan Batı Afrika üzerinden veya doğrudan Avrupa limanlarına yapılan sevkiyatlarla geliyor. Özellikle Belçika'nın Anvers limanı, Rotterdam ve Hamburg gibi büyük limanlar, kaçakçıların ana giriş noktaları haline geldi.
Mevzu bahis eylem çağrısı, Avrupa Birliği üyesi bazı ülkelerin emniyet ve savunma yetkilileri tarafından hazırlandı. Belgede, kıyı devriyelerinin ve donanma gemilerinin, şüpheli kaçakçı gemilerine müdahale etmek için motorlarını durdurucu teknolojiler kullanması ve gerekirse uyarı ateşi açması öneriliyor. Ancak belgenin hazırlayıcıları, bu yöntemlerin yasal ve insani sınırlar içinde kalması gerektiğini vurguluyor. Belgede, "Amaç gemiyi durdurmak, batırmak değildir" ifadesi yer alıyor.
Bu öneriler, Trump döneminde ABD'nin uyuşturucuyla mücadele kapsamında bazı kaçakçı gemilerine düzenlediği füze saldırılarıyla karşılaştırılıyor. ABD yönetimi, 2020 yılında Karayip Denizi'nde uyuşturucu kaçakçılığı yaptığından şüphelenilen bir balıkçı teknesini füze ile batırmıştı. O dönemde bu hamle, uluslararası hukuk açısından tartışma yaratmıştı.
Bölgesel ve küresel boyut
Avrupa'da uyuşturucu kaynaklı şiddet olayları da artış gösteriyor. Hollanda'da suç örgütleri arasındaki çatışmalarda 2023 yılında 30'dan fazla kişi hayatını kaybetti. Belçika'da ise uyuşturucu bağlantılı cinayetler bir önceki yıla göre %20 arttı. Bu durum, sadece büyük liman kentlerini değil, aynı zamanda orta ölçekli şehirleri de etkiliyor. Uyuşturucu ticaretinin getirdiği yolsuzluk, polis teşkilatlarına ve adalet sistemine de sızmış durumda.
Küresel boyutta, kokain ticareti Güney Amerika'daki üretici ülkeler için büyük bir ekonomik kaynak oluşturuyor. Kolombiya, Peru ve Bolivya'daki kokain üretimi, son on yılda istikrarlı bir şekilde arttı. Avrupa'ya yönelik talep, bu ülkelerdeki üretimi teşvik ediyor. Öte yandan, Batı Afrika ülkeleri transit güzergah haline gelirken, bölgede siyasi istikrarsızlık ve yolsuzluğu da besliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadelede hem kaynak hem de transit ülke konumunda. Avrupa'ya yönelik sıkılaşan önlemler, kaçakçıların alternatif güzergahlar aramasına neden olabilir. Bu durumda, Balkan rotası üzerinden Türkiye'nin de içinde bulunduğu Doğu Akdeniz ve Karadeniz koridorları daha fazla kullanılabilir. Ayrıca, AB'nin uyuşturucuyla mücadele için geliştirdiği askeri taktikler, Türkiye'nin kendi kıyı güvenlik politikalarına örnek teşkil edebilir. Türkiye, özellikle Ege ve Akdeniz'de kaçakçılıkla mücadele kapasitesini artırırken, AB ile işbirliği fırsatlarını değerlendirmeli.