Avrupa genelinde etkili olan olağanüstü erken ve yoğun sıcak hava dalgası, 2026 yılının Mayıs ayını kayıtlara tarihin en sıcak ikinci mayısı olarak geçirdi. Avrupa Birliği'nin Copernicus İklim Değişikliği Servisi tarafından Çarşamba günü yayımlanan verilere göre, kıtada birçok ülke sıcaklık rekorları kırarken, ortalama sıcaklıklar mevsim normallerinin oldukça üzerine çıktı. Servis, söz konusu sıcaklık anomalisinin iklim değişikliğinin etkisiyle daha sık ve şiddetli hale gelen aşırı hava olaylarının bir parçası olduğunu vurguladı.
Sıcak hava dalgası: Avrupa'da rekor sıcaklıklar
Copernicus İklim Değişikliği Servisi'nin verilerine göre, 2026 Mayıs ayı, küresel çapta sanayi öncesi dönemin yaklaşık 1.2 santigrat derece üzerinde seyretti. Bu değer, 2024 Mayıs ayının ardından kaydedilen en yüksek ikinci mayıs sıcaklığı olarak tarihe geçti. Avrupa'da ise durum daha çarpıcı: İspanya, Fransa, İtalya ve Almanya başta olmak üzere birçok ülkede sıcaklıklar mevsim normallerinin 5 ila 8 derece üzerine çıktı. Fransa'da Mayıs ayı için daha önce hiç görülmemiş seviyelere ulaşan termometreler, 40 santigrat dereceyi aşan değerler gösterdi. Almanya'nın bazı bölgelerinde ise sıcaklık 38 dereceyi buldu.
Sıcak hava dalgası, Avrupa genelinde bir dizi olumsuz etkiyi de beraberinde getirdi. Tarım sektöründe özellikle tahıl ürünlerinde verim kaybı yaşanırken, birçok ülkede orman yangınları erken dönemde etkili olmaya başladı. İspanya ve Portekiz'de yüzlerce hektar ormanlık alan kül oldu. Sağlık otoriteleri, özellikle yaşlılar ve kronik hastalığı bulunanlar için sıcak çarpması uyarıları yayımlarken, birçok şehirde halka açık soğutma merkezleri açıldı.
Küresel boyut: İklim değişikliğinin ayak sesleri
Copernicus yetkilileri, bu erken ve şiddetli sıcak hava dalgasının iklim değişikliğinin bir yansıması olduğunu belirtti. Servis Direktörü Carlo Buontempo, yaptığı açıklamada, "Bu tür aşırı sıcaklıklar, sera gazı emisyonlarının yol açtığı küresel ısınma olmasaydı neredeyse imkansızdı. Mayıs ayındaki bu rekor, iklim değişikliğinin artık bir uyarı olmaktan çıkıp günlük hayatımızın bir gerçeği haline geldiğini gösteriyor" dedi. Buontempo, ayrıca El Nino etkisinin de bu yılki sıcaklıklara katkıda bulunduğunu, ancak asıl tetikleyicinin insan kaynaklı iklim değişikliği olduğunu vurguladı.
Küresel ölçekte bakıldığında, 2026 yılının ilk beş ayı, kayıtlara en sıcak dönemlerden biri olarak geçiyor. Okyanus sıcaklıklarında da rekor seviyeler görülürken, deniz buzullarının erime hızı endişe verici boyutlara ulaştı. Bilim insanları, bu trendin devam etmesi halinde önümüzdeki yıllarda daha sık ve şiddetli sıcak hava dalgaları, kuraklık ve aşırı hava olayları ile karşı karşıya kalınabileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Avrupa’daki bu rekor sıcaklıklar, Türkiye için de önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Türkiye, Akdeniz havzasında yer alması nedeniyle iklim değişikliğine karşı en hassas bölgelerden biri. Yurt genelinde özellikle yaz aylarında sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi ve orman yangınları riskinin artması bekleniyor. Tarım sektörü, su kaynaklarının azalması ve kuraklık tehdidi ile karşı karşıya. Bu durum, Türkiye’nin gıda güvenliği ve enerji üretimi (hidroelektrik) açısından stratejik planlamalarını gözden geçirmesini gerektiriyor. Ayrıca, Avrupa’daki sıcak hava dalgasının turizm hareketliliğine etkisi de Türkiye için dolaylı bir faktör olarak değerlendirilebilir; zira iklim değişikliği, turist tercihlerini etkileyebilecek bir unsur haline gelmiştir.