Avrupa borsaları, yatırımcıların küresel ekonomik görünüme ilişkin endişelerle riskli varlıklardan uzaklaşmasıyla birlikte üç yılın en uzun düşüş serisini genişletti. Bölgesel gösterge endeks Stoxx Europe 600, art arda dokuzuncu seansta da değer kaybederek Mart 2021'den bu yana en uzun kayıp serisini oluşturdu. Pazartesi günü açıklanan verilere göre, endeks günü yüzde 0,4 düşüşle tamamlarken, Almanya'nın DAX endeksi yüzde 0,6, Fransa'nın CAC 40 endeksi ise yüzde 0,5 değer kaybetti.
Bloomberg'in aktardığına göre, satış baskısı büyük ölçüde merkez bankalarının para politikalarına ilişkin belirsizlikten kaynaklanıyor. Yatırımcılar, Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) faiz indirimi döngüsüne ne zaman başlayacağını tahmin etmeye çalışırken, ABD'de enflasyonun yapışkan seyretmesi, Fed'in faiz oranlarını daha uzun süre yüksek tutacağı beklentilerini güçlendiriyor. Bu durum, Avrupa dahil gelişmiş piyasalarda tahvil getirilerini yükseltiyor ve hisse senetleri üzerinde baskı oluşturuyor.
Gelişmenin arka planı: Zayıf ekonomik veriler ve jeopolitik riskler
Avrupa genelinde açıklanan zayıf ekonomik veriler de endişeleri besliyor. Almanya'da imalat sektörü PMI verisi, ekonomik aktivitenin daralmaya devam ettiğini gösterirken, hizmet sektöründeki toparlanma da beklentilerin altında kaldı. Euro Bölgesi'nde sanayi üretimi art arda üç ay düşüş kaydederek, bölgesel ekonominin resesyona sürüklenebileceği endişelerini artırdı.
Jeopolitik riskler de piyasa duyarlılığını olumsuz etkiliyor. Orta Doğu'daki gerginlikler, enerji fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı oluştururken, Rusya-Ukrayna savaşının sürmesi, tedarik zincirlerindeki aksaklıkların devam etmesine neden oluyor. Yatırımcılar, bu belirsizliklerin kurumsal karlara olumsuz yansıyabileceği endişesiyle, özellikle havacılık, savunma ve otomotiv gibi sektörlerdeki hisselerden çıkıyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Piyasalarda yaygın satış baskısı
Avrupa'daki düşüş, küresel piyasalardaki olumsuz havanın bir yansıması olarak öne çıkıyor. ABD'de S&P 500 ve Nasdaq endeksleri de son haftalarda değer kaybederken, Japonya ve Çin borsalarında da satışlar görülüyor. Uzmanlar, küresel hisse senedi piyasalarındaki bu düzeltmenin, 2024 başından bu yana yaşanan güçlü yükselişin ardından gerçekleşen doğal bir soluklanma olarak değerlendirilebileceğini ifade ediyor.
Bununla birlikte, bazı analistler, Avrupa merkez bankalarının önümüzdeki aylarda faiz indirimine gitmesi durumunda piyasaların yeniden toparlanabileceğini belirtiyor. ECB Yönetim Konseyi üyelerinin son açıklamaları, haziran ayında ilk faiz indiriminin sinyalini veriyor. Ancak, enflasyonun hedefin üzerinde seyretmeye devam etmesi, bu beklentileri zayıflatabilir. Yatırımcılar, bu hafta açıklanacak ABD enflasyon verileri ve Avro Bölgesi büyüme rakamlarını yakından takip edecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Avrupa borsalarındaki bu düşüş eğilimi, Türkiye'nin ihracat pazarlarındaki daralmaya işaret ediyor. Avrupa Birliği, Türkiye'nin en büyük ticari ortağı konumunda; dolayısıyla bölgedeki ekonomik yavaşlama, Türk ihracatçıları üzerinde olumsuz etki yaratabilir. Öte yandan, küresel risk iştahındaki azalma, gelişmekte olan ülkelere sermaye akışını sınırlayabilir ve Türk lirası üzerinde baskı oluşturabilir. Ancak, Türkiye'nin farklı bir para politikası izlemesi ve kendi dinamikleri, bu etkilerin kısmen hafifletilmesini sağlayabilir. Yatırımcıların, Avrupa'daki gelişmeleri Türk varlık fiyatlarını etkileyen önemli bir faktör olarak izlemeye devam etmesi bekleniyor.