Bloomberg tarafından yapılan bir ankete göre, piyasa stratejistleri Avrupa hisse senetleri için Eylül ayına ilişkin son sekiz yılın en iyimser tahminini açıkladı. Güçlü şirket kârları, yüksek enerji fiyatlarının ve artan tahvil getirilerinin olumsuz etkilerini dengelerken, uzmanlar Avrupa borsalarının önümüzdeki dönemde diğer gelişmiş piyasalara kıyasla daha iyi performans gösterebileceğini öngörüyor. Bu iyimserlik, 2018'den bu yana görülen en yüksek seviyeye işaret ediyor.
Güçlü Kârlar ve Makroekonomik Dengeler
Ankete katılan stratejistlerin büyük çoğunluğu, Avrupa şirketlerinin beklenenden güçlü gelen ikinci çeyrek bilançolarının, bölge ekonomisinin dayanıklılığını ortaya koyduğunu belirtiyor. Özellikle lüks tüketim, otomotiv ve enerji sektörlerindeki şirketlerin kârlılıklarını artırması, yatırımcı güvenini pekiştirdi. Ayrıca, Avrupa Merkez Bankası'nın (AMB) faiz artırım döngüsünün sonuna yaklaşıldığına dair beklentiler, tahvil getirilerindeki yükselişin sınırlı kalacağı yönündeki görüşleri güçlendiriyor. Buna karşın, enerji fiyatlarındaki oynaklık ve Çin'den gelen zayıf ekonomik veriler risk unsuru olarak öne çıkıyor. Yine de stratejistler, Avrupa hisselerinin değerleme açısından ABD hisselerine kıyasla cazip kaldığını vurguluyor.
Anket sonuçlarına göre, Avrupa hisse senetleri için Eylül ayı getiri beklentisi, 2018'den bu yana en yüksek seviyede. Bu dönemde, MSCI Avrupa endeksi yıl başından bu yana yaklaşık %10 artış gösterdi ve Almanya'da DAX endeksi rekor seviyelere yaklaştı. Fransa'da CAC 40 ve İngiltere'de FTSE 100 de benzer bir yükseliş eğilimi sergiliyor. Stratejistler, özellikle bankacılık ve enerji sektörlerinin öne çıkacağını, teknoloji ve sağlık sektörlerinin ise daha ılımlı bir performans gösterebileceğini tahmin ediyor.
Küresel Piyasalar ve Risk Faktörleri
Avrupa borsalarındaki iyimserlik, küresel piyasalardaki genel toparlanma eğilimiyle de örtüşüyor. ABD'de enflasyonun yavaşlaması ve Fed'in faiz artırımlarına ara verebileceği beklentisi, risk iştahını artırıyor. Ancak, Avrupa'ya özgü riskler de yok değil. Rusya-Ukrayna savaşının enerji arz güvenliği üzerindeki etkileri, Avrupa Birliği'nin enerji ithalatında çeşitlendirmeye gitme çabaları ve yeşil dönüşüm politikaları, uzun vadeli belirsizlikler olarak öne çıkıyor. Ayrıca, İtalya ve İspanya gibi ülkelerdeki yüksek borçluluk oranları, tahvil piyasalarında dalgalanma yaratabilir.
Öte yandan, Avrupa şirketlerinin temettü ve hisse geri alım programlarını artırması, yatırımcılar için ek bir çekim unsuru oluşturuyor. Bloomberg anketine katılan stratejistler, Avrupa hisse senetlerinin önümüzdeki 12 ayda ortalama %8-10 getiri sağlayabileceğini öngörüyor. Bu tahmin, ABD hisseleri için beklenen %5-7'lik getirinin üzerinde. Euro'nun dolar karşısındaki seyri de Avrupa ihracatçıları için rekabet avantajı sağlayabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Avrupa borsalarındaki iyimserlik, Türkiye ekonomisi ve dış politikası açısından dolaylı da olsa önemli sonuçlar doğurabilir. Avrupa Birliği, Türkiye'nin en büyük ticaret ortağı konumunda. Avrupa'da artan yatırımcı güveni ve ekonomik canlanma, Türkiye'nin ihracatını olumlu etkileyebilir; özellikle otomotiv, tekstil ve beyaz eşya sektörlerinde talebin artması beklenebilir. Ayrıca, Avrupa'dan Türkiye'ye yönelebilecek portföy yatırımları, TL varlıklara olan ilgiyi artırabilir. Ancak, Avrupa Merkez Bankası'nın sıkı para politikası ve eurodaki dalgalanmalar, Türkiye'nin dış finansman koşullarını etkileyebilir. Jeopolitik açıdan ise istikrarlı bir Avrupa, Türkiye'nin AB ile ilişkilerinde yeni bir ivme yaratabilir.