Avrupa borsaları, petrol fiyatlarındaki gerileme ve tahvil piyasalarındaki satış dalgasının hız kesmesiyle iki günlük düşüşünü sonlandırarak yükselişe geçti. Yatırımcılar, bugün açıklanacak Federal Reserve (Fed) faiz kararı öncesinde temkinli bir iyimserlik sergiliyor. Stoxx Europe 600 endeksi gün içinde yüzde 0,5'in üzerinde değer kazanırken, Almanya'da DAX ve Fransa'da CAC 40 endeksleri de alıcılı seyretti. Tahvil getirilerindeki artışın durulması, hisse senedi piyasalarına kısa vadeli bir nefes aldırdı.
Gelişmenin Arka Planı: Tahvil Satışı Neden Yavaşladı?
Son günlerde küresel piyasalar, başta ABD 10 yıllık tahvil faizleri olmak üzere uzun vadeli tahvil getirilerindeki hızlı yükselişin baskısı altındaydı. Artan getiriler, hisse senedi değerlemelerini olumsuz etkileyerek satışları tetiklemişti. Ancak bugün tahvil satışlarının hız kesmesi, risk iştahının kısmen geri dönmesini sağladı. Analistler, bunun nedenini Fed toplantısı öncesinde pozisyonların dengelenmesi ve kısa vadeli kâr realizasyonlarının sona ermesi olarak gösteriyor. Ayrıca, Avrupa Merkez Bankası (ECB) yetkililerinden gelen nispeten güvercin mesajlar da tahvil getirilerini aşağı çekti.
Petrol fiyatlarındaki düşüş de piyasaları rahatlatan bir diğer faktör oldu. Brent petrolü varil başına 85 doların altına gerilerken, enerji maliyetlerindeki yumuşama enflasyon baskılarını hafifletebileceği beklentisiyle hisse senetlerine alım getirdi. Enerji sektörü hisseleri düşüş gösterse de, havayolu ve lojistik şirketleri düşen yakıt maliyetlerinden olumlu etkilendi.
Avrupa'da açıklanan makroekonomik veriler karışık sinyaller verdi. Almanya'da sanayi üretimi beklentilerin altında kalırken, İngiltere'de perakende satışlar ılımlı bir toparlanmaya işaret etti. Bu veriler, Avrupa ekonomisinin kırılgan olduğunu ve merkez bankalarının faiz politikasında temkinli olması gerektiğini gösteriyor.
Küresel Boyut: Fed'in Faiz Kararı ve Piyasa Beklentileri
Bugün TSİ 21:00'de açıklanacak Fed faiz kararı, küresel piyasaların odak noktası konumunda. Fed'in politika faizini sabit tutması bekleniyor; ancak asıl merak edilen, Fed Başkanı Jerome Powell'ın basın toplantısındaki mesajları ve noktasal grafikteki (dot plot) olası değişiklikler. Piyasalar, Fed'in yıl sonuna kadar ek bir faiz artırımına gidip gitmeyeceğini ve 2024'e ilişkin faiz indirim takvimini yakından takip ediyor.
Son dönemde ABD'de açıklanan güçlü istihdam verileri ve dirençli enflasyon, Fed'in şahin duruşunu koruyabileceği yönünde beklentileri artırdı. Buna karşın, tahvil piyasasındaki son dalgalanma ve finansal koşullardaki sıkılaşma, Fed'in ek faiz artırımı konusunda daha temkinli olabileceği ihtimalini de gündeme getiriyor. Fed'in kararı, sadece ABD piyasalarını değil, gelişmekte olan ülkeler ve Avrupa dahil tüm küresel varlık fiyatlarını etkileyecek.
Avrupa tarafında ise ECB'nin gelecek toplantılarda faiz artırım döngüsünü sonlandırabileceği yönünde sinyaller var. ECB Başkanı Christine Lagarde, enflasyonun hedefe yaklaşması durumunda faiz indirimlerinin masaya gelebileceğini ima etti. Bu da Avrupa hisse senetlerini destekleyen bir diğer unsur oldu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fed'in faiz kararı ve küresel tahvil getirilerindeki seyir, Türkiye ekonomisi ve piyasaları için kritik önem taşıyor. ABD'de faizlerin uzun süre yüksek kalması, Türkiye'nin dış borçlanma maliyetlerini artırabilir ve TL üzerinde baskı oluşturabilir. Öte yandan, Avrupa borsalarındaki toparlanma ve petrol fiyatlarındaki düşüş, Türkiye'nin enerji ithalat faturasını hafifleterek cari açık üzerinde olumlu etki yapabilir. Ayrıca, Avrupa ekonomisindeki canlanma, Türkiye'nin en büyük ihracat pazarı olan AB'ye yönelik talebi artırarak ihracat gelirlerini destekleyebilir. Ancak Fed'in şahin mesajları, gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akımlarını olumsuz etkileyerek TL varlıklarda dalgalanmaya yol açabilir. Bu nedenle, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) para politikası duruşu ve rezerv yönetimi, küresel gelişmelere karşı hassasiyeti artırabilir.