Avrupa hisse senetleri, petrol fiyatlarındaki gerilemenin enerji şirketlerini aşağı çekmesiyle birlikte 5 günlük yükseliş serisini sonlandırarak rekor seviyeden geri çekildi. Perşembe günü işlemlerde Stoxx Europe 600 endeksi yüzde 0,3 düşüşle 506,63 puana inerken, enerji sektörü endeksi yüzde 1,3 değer kaybetti. Petrol fiyatları, OPEC+'ın üretim artırma kararı ve ABD ham petrol stoklarındaki beklenmedik artışla birlikte varil başına 76 doların altına geriledi. Bu durum, Avrupa'nın en büyük enerji şirketlerinden BP, Shell ve TotalEnergies'in hisselerinde sırasıyla yüzde 1,5, yüzde 1,8 ve yüzde 1,2 oranında düşüşe yol açtı. Yatırımcılar, merkez bankalarının faiz politikaları ve resesyon endişeleri arasında temkinli bir duruş sergilerken, piyasalardaki dalgalanma sürüyor.
Gelişmenin arka planı: Petrol fiyatları ve merkez bankası belirsizliği
Avrupa borsalarının son beş günde gösterdiği güçlü performans, küresel enflasyonun yavaşladığına dair iyimserlik ve merkez bankalarının faiz indirimlerine hazırlandığı beklentisiyle destekleniyordu. Ancak bu hafta başında açıklanan ABD imalat PMI verisinin beklentilerin altında kalması ve Almanya'da sanayi üretiminin daralması, ekonomik toparlanmanın kırılgan olduğunu hatırlattı. Petrol fiyatlarındaki düşüşün arkasında, OPEC+'ın 2 Nisan toplantısında günlük 411 bin varil ek üretim kararı alması ve ABD Enerji Bilgi İdaresi'nin ham petrol stoklarının 3,6 milyon varil arttığını açıklaması yatıyor. Piyasalar, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) gelecek haftaki toplantısında faizleri sabit tutmasına kesin gözüyle bakarken, Avrupa Merkez Bankası'nın (AMB) haziranda ilk indirimi yapabileceği sinyalleri belirsizlik yaratıyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Asya piyasaları karışık, ABD vadeli işlemleri geriledi
Avrupa'daki satış dalgası, Asya piyasalarında da karışık bir seyir izlendi. Japonya'nın Nikkei 225 endeksi yüzde 0,1 yükselirken, Çin'in Şanghay Bileşik Endeksi yüzde 0,3 geriledi. ABD vadeli işlemleri, teknoloji hisselerindeki satışlarla birlikte S&P 500 ve Nasdaq için yüzde 0,2 düşüş gösterdi. Küresel piyasalarda risk iştahının zayıfladığı bir ortamda, yatırımcılar özellikle enerji ve teknoloji sektörlerindeki şirketlerin ilk çeyrek kazanç raporlarına odaklanmış durumda. Analistler, petrol fiyatlarındaki düşüşün enerji şirketlerinin kârlılığını etkilemesinin yanı sıra, enflasyonu düşürücü etkisiyle merkez bankalarına faiz indirimi için alan açabileceğini belirtiyor. Ancak jeopolitik riskler, özellikle Orta Doğu'daki çatışmaların tırmanması halinde petrol fiyatlarının yeniden yükselebileceği endişesiyle piyasaları tedirgin ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Avrupa borsalarındaki düşüş ve petrol fiyatlarındaki gerileme, Türkiye için iki yönlü bir etki yaratıyor. Düşen petrol fiyatları, Türkiye'nin enerji ithalat faturasını azaltarak cari açık ve enflasyon üzerinde olumlu bir baskı oluşturabilir. Ancak Avrupa piyasalarındaki dalgalanma, Türk ihracatçılarının en büyük pazarı olan Avrupa'da talebin zayıflayabileceğine işaret ediyor. Ayrıca küresel risk iştahının azalması, gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akışlarını olumsuz etkileyebilir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın faiz politikası ve rezerv yönetimi, bu tür dış şoklara karşı kırılganlığı belirleyecek temel unsurlar arasında yer alıyor.