İngiltere'de demiryolu işletmecisi Avanti West Coast, mart ayında kamulaştırılacak. Londra'yı Birmingham, kuzeybatı ve Glasgow'a bağlayan hat, ağ genelinde en fazla iptal sayısına sahipti. Başbakan Andy Burnham, yıllardır iptallerle boğuşan yolcular için "yeter artık" dedi.
Gelişmenin Arka Planı
Avanti West Coast, İngiltere'nin en yoğun kullanılan demiryolu hatlarından biri olan West Coast Main Line'ı işletiyor. Şirket, 2019 yılında Virgin Trains'in yerine faaliyete geçmişti. Ancak o günden bu yana performansıyla sık sık gündeme geldi. Özellikle pandemi sonrası dönemde yaşanan personel sıkıntısı, altyapı sorunları ve grevler, sefer iptallerini ve gecikmeleri artırdı.
İngiltere'nin demiryolu düzenleyicisi Office of Rail and Road (ORR) verilerine göre, Avanti West Coast son yıllarda ülke genelinde en yüksek iptal oranına sahip operatör oldu. Yolcular, bilet fiyatlarının yüksekliğine rağmen aldıkları hizmetin kalitesizliğinden şikayetçiydi. Sık sık son dakika iptalleriyle karşılaşan yolcular, alternatif ulaşım bulmakta zorlanıyordu.
Hükümet, uzun süredir Avanti'nin performansını yakından izliyordu. Ulaştırma Bakanlığı, şirkete birkaç kez iyileştirme planı sunması için süre verdi ancak istenen iyileşme sağlanamadı. Başbakan Andy Burnham, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Yolcular yıllardır bu duruma katlanıyor. Artık yeter. Hükümet olarak harekete geçiyoruz ve bu hattı kamulaştırıyoruz." ifadelerini kullandı.
Kamulaştırma kararı, İngiltere'de demiryollarının yeniden kamu kontrolüne alınması yönünde atılan önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Daha önce de bazı operatörler iflas etmiş veya sözleşmeleri feshedilmişti. Ancak Avanti gibi büyük ve stratejik bir hattın kamulaştırılması, hükümetin demiryolu politikasında daha müdahaleci bir çizgiye kaydığını gösteriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Avanti West Coast'un kamulaştırılması, İngiltere'de demiryolu reformu tartışmalarını yeniden alevlendirdi. İşçi Partisi ve sendikalar, uzun süredir demiryollarının tamamen kamulaştırılması çağrısı yapıyordu. Bu karar, kamu hizmetlerinde özel sektör işletmeciliğinin sorgulanmasına yol açabilir. Diğer operatörlerin de benzer sorunlar yaşaması durumunda, kamulaştırma dalgasının genişlemesi muhtemel.
Küresel ölçekte ise, bu gelişme, altyapı hizmetlerinde kamu-özel ortaklıklarının performansını yeniden gündeme getiriyor. Avrupa'da birçok ülke demiryollarını kamusal kontrol altında tutarken, İngiltere'nin özelleştirme modeli eleştiriliyordu. Avanti'nin kamulaştırılması, diğer ülkeler için de bir emsal teşkil edebilir. Özellikle yolcu memnuniyetsizliği ve hizmet kalitesindeki düşüş, özelleştirme politikalarının gözden geçirilmesine neden olabilir.
Ulaştırma uzmanları, kamulaştırmanın kısa vadede hizmet kalitesini artırmayabileceğini, çünkü altyapı yatırımlarının ve personel sorunlarının devam ettiğini belirtiyor. Ancak uzun vadede, kamu kontrolünün hesap verebilirliği artırabileceği ve yolcu çıkarlarının önceliklendirilebileceği ifade ediliyor. Hükümetin, kamulaştırma sonrası nasıl bir işletme modeli izleyeceği merak konusu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'de demiryolu işletmesinin kamulaştırılması, Türkiye'nin ulaştırma politikaları açısından doğrudan bir etki yaratmasa da, kamu hizmetlerinin özelleştirilmesi tartışmalarına ışık tutuyor. Türkiye'de de demiryolu yatırımları son yıllarda hız kazanmış, YHT hatları genişlemiş durumda. Ancak özel işletmecilik henüz yaygın değil. Avanti örneği, özelleştirmenin yolcu memnuniyeti ve hizmet kalitesi üzerindeki olumsuz etkilerini gösteriyor. Türkiye, kamu-özel iş birliği modellerinde bu deneyimden ders çıkarabilir. Ayrıca, İngiltere'nin altyapı kararları, küresel yatırımcı algısını etkileyerek dolaylı olarak Türkiye'yi de ilgilendirebilir.