ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), AUKUS güvenlik paktı kapsamında ilk kez bir ABD nükleer enerjili saldırı denizaltısını Avustralya'ya konuşlandırma kararı aldı. Yetkililer, 115 metre uzunluğundaki Virginia sınıfı USS Colorado'nun Batı Avustralya'daki yeni üsse rotasyonlu bir güç olarak gönderileceğini açıkladı. Denizaltı, karadan saldırı füzeleri ve gelişmiş torpidolarla donatılmış durumda. Bu hamle, ABD, İngiltere ve Avustralya arasındaki AUKUS anlaşmasının somut bir adımı olarak değerlendiriliyor ve Hint-Pasifik bölgesinde Çin'in artan askeri varlığına karşı bir denge unsuru oluşturmayı amaçlıyor.
Gelişmenin arka planı
AUKUS, Eylül 2021'de ABD, İngiltere ve Avustralya tarafından duyurulan üçlü bir güvenlik ortaklığı. Anlaşmanın en önemli ayağını, Avustralya'ya nükleer enerjili denizaltı teknolojisi transferi oluşturuyor. Bu kapsamda Avustralya, önümüzdeki yıllarda kendi nükleer denizaltı filosunu inşa etmeyi planlıyor. Ancak geçiş sürecinde, ABD ve İngiltere'nin nükleer denizaltıları Avustralya'nın batısındaki üslerde rotasyonlu olarak konuşlandırılacak. USS Colorado'nun gönderilmesi, bu rotasyonun ilk adımı olarak kaydedildi. Denizaltı, Avustralya'nın Batı Avustralya eyaletindeki Stirling Deniz Üssü'ne (HMAS Stirling) konuşlandırılacak. Bu üs, Hint Okyanusu'na açılan stratejik bir konumda bulunuyor ve özellikle Malakka Boğazı ile Güney Çin Denizi'ne yakınlığıyla dikkat çekiyor.
Virginia sınıfı denizaltılar, ABD Donanması'nın en gelişmiş saldırı denizaltıları arasında yer alıyor. USS Colorado, Tomahawk karadan saldırı füzeleri ve MK-48 torpidoları ile donatılmış. Bu denizaltılar, denizaltı savunma harbi, istihbarat toplama, gözetleme ve keşif gibi görevlerde de kullanılabiliyor. Ayrıca nükleer enerjiyle çalıştıkları için uzun süre su altında kalabiliyor ve geniş bir operasyonel menzile sahip. Uzmanlar, bu denizaltıların varlığının Çin'in denizaltı faaliyetlerine karşı caydırıcılık oluşturacağını belirtiyor.
Avustralya hükümeti, AUKUS anlaşması kapsamında 368 milyar Avustralya doları (yaklaşık 245 milyar ABD doları) değerinde bir yatırımla nükleer denizaltı filosu kurmayı hedefliyor. İlk Avustralya yapımı nükleer denizaltıların 2040'lı yıllarda hizmete girmesi bekleniyor. O zamana kadar ABD ve İngiltere denizaltıları, Avustralya'da rotasyonlu olarak bulunacak. Bu durum, Avustralya'nın denizaltı savaş yeteneklerini önemli ölçüde artıracak.
Bölgesel ve küresel boyut
USS Colorado'nun konuşlandırılması, Hint-Pasifik bölgesindeki güç dengeleri açısından kritik bir gelişme. Çin, AUKUS anlaşmasına şiddetle karşı çıkıyor ve bunu bölgede bir silahlanma yarışını tetikleyebilecek bir adım olarak görüyor. Pekin yönetimi, nükleer denizaltı teknolojisinin yayılmasının Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması'na (NPT) aykırı olduğunu savunuyor. Öte yandan ABD, İngiltere ve Avustralya, anlaşmanın savunma amaçlı olduğunu ve bölgesel istikrara katkı sağlayacağını vurguluyor.
Uzmanlar, bu konuşlandırmanın Çin'in Güney Çin Denizi'ndeki iddialarına karşı bir mesaj niteliği taşıdığını belirtiyor. Ayrıca Tayvan Boğazı'ndaki gerilim göz önüne alındığında, ABD'nin bölgedeki askeri varlığını güçlendirmesi, olası bir çatışma durumunda müdahale kapasitesini artırıyor. Avustralya'nın kuzeyindeki Darwin ve batısındaki Perth gibi üsler, Hint Okyanusu ve Pasifik Okyanusu'nu birbirine bağlayan stratejik noktalarda bulunuyor. Bu üslerden hareket eden nükleer denizaltılar, Güney Çin Denizi'ne kısa sürede ulaşabiliyor.
Diğer yandan, AUKUS'un bir diğer ayağı olan hipersonik füzeler ve yapay zeka teknolojileri işbirliği de devam ediyor. ABD, İngiltere ve Avustralya, bu alanlarda ortak araştırma ve geliştirme faaliyetleri yürütüyor. Bu işbirliği, üç ülkenin savunma sanayilerini entegre etmeyi ve teknolojik üstünlük sağlamayı amaçlıyor. Ancak bu durum, özellikle Fransa gibi bazı NATO müttefikleriyle 2021'de yaşanan denizaltı krizi nedeniyle zaman zaman ittifak içinde gerginliklere yol açtı. Fransa, Avustralya'nın kendisiyle olan 90 milyar dolarlık denizaltı anlaşmasını iptal edip AUKUS'a yönelmesini sert bir şekilde eleştirmişti.
USS Colorado'nun konuşlandırılması, aynı zamanda ABD'nin Hint-Pasifik stratejisinin bir parçası. ABD, bölgede Çin'e karşı bir ittifaklar ağı oluşturmaya çalışıyor. Japonya, Güney Kore, Filipinler ve Avustralya ile yapılan ortak tatbikatlar ve savunma anlaşmaları bu stratejinin parçaları. Nükleer denizaltıların varlığı, bu ittifak ağını güçlendiriyor ve Çin'e karşı caydırıcılığı artırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
AUKUS kapsamında ABD'nin Avustralya'ya nükleer denizaltı konuşlandırması, doğrudan Türkiye'yi ilgilendiren bir gelişme olmasa da küresel güç dengeleri açısından önemli sonuçlar doğurabilir. Öncelikle bu adım, Hint-Pasifik'te ABD-Çin rekabetini derinleştirerek küresel istikrarsızlığı artırabilir. Türkiye, NATO içinde ABD ile zaman zaman görüş ayrılıkları yaşasa da ittifak dayanışması açısından bu gelişmeyi yakından izlemek durumunda. Ayrıca nükleer denizaltı teknolojisinin yayılması, NPT rejimine yönelik tartışmaları alevlendirebilir; Türkiye'nin de taraf olduğu bu antlaşmanın geleceği, stratejik dengeleri etkileyebilir. Öte yandan ABD'nin Asya'ya askeri kaynak ayırması, Avrupa'daki güvenlik yükünün paylaşımı konusunu gündeme getirebilir. Türkiye, savunma sanayisinde bağımsızlığını artırma çabaları kapsamında bu tür teknolojik gelişmeleri takip etmeli.