Ekim 2025'te ilan edilen ateşkese rağmen, İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne ve Batı Şeria'ya yönelik saldırıları devam ediyor. Yerel yetkililerden alınan bilgilere göre, 23 Ağustos'ta düzenlenen hava saldırılarında Gazze'de çok sayıda kişi hayatını kaybederken, Batı Şeria'da ise bir çocuk İsrail askerleri tarafından öldürüldü. Ateşkes anlaşmasının imzalanmasından bu yana bölgede kalıcı bir barış ortamının sağlanamadığı görülüyor.
Gazze'de Saldırılar ve Sivil Kayıplar
Gazze'deki sağlık yetkilileri, 23 Ağustos'ta İsrail savaş uçaklarının Gazze'nin çeşitli bölgelerine düzenlediği saldırılarda en az yedi kişinin öldüğünü, çok sayıda kişinin de yaralandığını bildirdi. Saldırıların özellikle Han Yunus ve Refah kentlerindeki yerleşim bölgelerini hedef aldığı belirtiliyor.
Filistin Sağlık Bakanlığı'na göre, saldırılarda hayatını kaybedenler arasında kadın ve çocukların da bulunduğu ifade ediliyor. Gazze'deki okullar, hastaneler ve barınma merkezleri gibi sivil altyapıya verilen hasar da endişe verici boyutlara ulaştı. Birleşmiş Milletler, Gazze'deki insani durumun kötüleştiğine dikkat çekerek, acil insani yardım koridorlarının açılması çağrısında bulundu.
İsrail ordusu ise saldırıların, ateşkes ihlali oluşturan ve İsrail vatandaşlarını hedef alan 'sızma girişimleri' ve hava araçlarına yönelik tehditlere karşı yapıldığını iddia etti. Ancak bu gerekçe, Filistin yönetimi tarafından reddedildi; Gazze hükümeti, saldırıların sivilleri hedef aldığını ve ateşkes anlaşmasına açık bir ihlal olduğunu belirtti.
Batı Şeria'da Çocuk Ölümü ve Gerginlik
Benzer şekilde, Batı Şeria'da Cenin kenti yakınlarında düzenlenen bir operasyonda, 12 yaşındaki bir Filistinli çocuk İsrail askerlerinin açtığı ateş sonucu hayatını kaybetti. Görgü tanıkları, çocuğun okuldan dönerken askeri aracın yakınında durduğunu ve ardından ateş açıldığını ifade etti. İsrail ordusu olayla ilgili soruşturma başlatıldığını duyurdu, ancak bölgedeki Filistinli yetkililer bu tür olayların sık sık yaşandığını ve İsrail askerlerinin sivillere yönelik keyfi şiddet kullandığını belirtti.
Batı Şeria, özellikle İsrail'in işgal altındaki topraklardaki yerleşim birimlerini genişletme politikası nedeniyle giderek artan bir gerginliğe sahne oluyor. 2025 yılından bu yana Batı Şeria'da İsrail güçleri ve yerleşimciler tarafından gerçekleştirilen saldırılarda onlarca Filistinli hayatını kaybetti. Uluslararası toplum, İsrail'i sivillere yönelik şiddeti durdurmaya ve ateşkes anlaşmasına uymaya çağırıyor.
Ateşkesin Kırılganlığı ve Kalıcı Çözüm Arayışları
Ekim 2025'te imzalanan ateşkes, taraflar arasında kalıcı bir barış anlaşmasına zemin hazırlamayı amaçlıyordu. Ancak ateşkes sonrasında yaşanan bu tür ihlaller, anlaşmanın ne kadar kırılgan olduğunu gözler önüne seriyor. BM, Mısır ve Katar'ın arabuluculuğunda süren görüşmelerde, kalıcı bir ateşkesin sağlanması için Gazze'deki silahlı grupların silah bırakması ve İsrail'in işgal altındaki topraklardan çekilmesi gibi temel sorunların çözülmesi gerektiği vurgulanıyor.
Öte yandan, İsrail'de aşırı sağcı partilerin etkisiyle hükümetin sert askeri müdahalelere devam etmesi, barış sürecini daha da karmaşık hale getiriyor. Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, uluslararası topluma ateşkesin garanti altına alınması ve İsrail'in saldırılarını sonlandırması için daha fazla baskı yapılması çağrısında bulundu. Ancak analistler, mevcut siyasi koşulların kısa vadede kalıcı bir çözüm için umut vermediğini belirtiyor.
Gazze'de İnsani Kriz Derinleşiyor
Süregelen saldırılar, Gazze'deki insani krizi daha da derinleştiriyor. BM'ye göre, Gazze'de nüfusun %90'ından fazlası yerinden edilmiş durumda ve temel gıda, su, ilaç gibi ihtiyaç maddeleri ciddi biçimde eksik. Saldırılar sonucu daha fazla ev ve altyapı kullanılamaz hale gelirken, elektrik ve temiz suya erişim de güçleşiyor. Uluslararası insani yardım kuruluşları, Gazze'de büyük bir tahribatla karşı karşıya olunduğunu ve acil müdahale gerekmediği takdirde büyük bir kıtlık ve salgın hastalık riski yaşanabileceğini uyarıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze'deki ateşkesin kalıcı olması ve Filistin halkının insani ihtiyaçlarının karşılanması için aktif bir diplomasi yürütüyor. Bu çerçevede Türkiye, Katar ve Mısır ile birlikte arabuluculuk girişimlerinde bulunuyor ve iki devletli çözümün önemine vurgu yapıyor. Ateşkesin ihlal edilmesi, Türkiye'nin bölgesel istikrar politikalarını olumsuz etkiliyor ve insani krizin derinleşmesi, göç baskısını artırarak Türkiye'nin sınır güvenliği üzerinde risk oluşturuyor. Dolayısıyla Türkiye, İsrail'e yönelik uluslararası baskının artırılmasını ve Filistin'de adil kalıcı barışın tesisi için acil adımlar atılmasını savunuyor.