Asya hisse senetleri, yatırımcıların ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz indirimlerine yönelik beklentilerini yeniden değerlendirmesiyle haftaya düşüşle başladı. Dolar, Fed'in gelecek dönem politikalarına ilişkin belirsizliklerin gölgesinde zayıflarken, petrol fiyatları da talep endişeleriyle geriledi. Bölgedeki önemli endekslerden Japonya Nikkei 225 yüzde 0,8, Hong Kong Hang Seng yüzde 0,6, Güney Kore Kospi ise yüzde 0,5 değer kaybetti. Çin anakara borsaları da düşüş eğilimini sürdürdü.
Fed'in Politikaları ve Piyasalara Yansımaları
Yatırımcılar, ABD'de geçen hafta açıklanan enflasyon verilerinin beklenenden daha yüksek gelmesinin ardından Fed'in faiz indirimlerini erteleyebileceği endişesiyle riskli varlıklardan uzaklaşıyor. Dolar endeksi (DXY) haftanın ilk işlem gününde yüzde 0,2 düşüşle 104,20 seviyesine geriledi. Euro/dolar paritesi ise 1,0530 civarında işlem görüyor. ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,60'ın üzerinde seyrediyor.
Petrol fiyatlarında da düşüş yaşanıyor. Brent ham petrol yüzde 0,9 azalışla varil başına 73 dolara, ABD ham petrolü (WTI) ise yüzde 1,0 düşüşle 68 dolara geriledi. Bunun arkasında, Çin'den gelen olumsuz ekonomik verilerin talep beklentilerini zayıflatması yatıyor. Çin'de sanayi üretimi ve perakende satışlar beklentilerin altında kalmıştı.
Japonya'da Nikkei 225 endeksi, ihracat hisselerindeki satış baskısıyla yüzde 0,8 gerileyerek 39.500 puan seviyesine indi. Güney Kore Kospi endeksi yüzde 0,5 düşüşle 2.450 puana, Avustralya ASX 200 endeksi ise yüzde 0,3 kayıpla 7.300 puana geriledi. Hong Kong Hang Seng endeksi yüzde 0,6, Çin CSI 300 endeksi ise yüzde 0,4 değer kaybetti.
Asya Ekonomileri ve Küresel Etkileşim
Asya bölgesindeki düşüş, küresel piyasalardaki temkinli havanın bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Fed'in agresif faiz artırımlarının ardından ABD ekonomisinin yavaşlama sinyalleri vermesi, gelişmekte olan ülkelerin para birimlerinde de baskıya neden oluyor. Ayrıca, Çin'deki ekonomik toparlanmanın zayıf kalması, bölge genelinde risk iştahını azaltıyor.
Güney Kore ve Tayvan gibi ihracat odaklı ekonomiler, küresel talepteki yavaşlamadan olumsuz etkileniyor. Bununla birlikte, Japonya Merkez Bankası'nın (BOJ) parasal duruşunu değiştirme beklentileri de yenin güçlenmesine yol açarak Japon ihracatçılarının rekabet gücünü zayıflatıyor. Analistler, önümüzdeki günlerde ABD'de açıklanacak Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) verilerinin piyasalar için yön belirleyici olacağını belirtiyor.
Dolardaki zayıflık ise altın ve diğer emtia fiyatlarını destekliyor. Altının ons fiyatı yüzde 0,3 artışla 2.040 dolar civarında işlem görüyor. Gümüş ve bakırda da sınırlı yükselişler kaydedildi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Asya borsalarındaki düşüş ve emtia fiyatlarındaki gerileme, Türkiye ekonomisi için karmaşık bir tablo çiziyor. Petrol fiyatlarındaki düşüş, enerji ithalatçısı olan Türkiye'nin cari açığını azaltma potansiyeli taşırken, doların zayıflaması TL'nin diğer gelişmekte olan ülke para birimlerine kıyasla rekabet gücünü kısmen artırabilir. Ancak Fed'in faiz indirimlerini geciktirmesi, gelişmekte olan piyasalardan sermaye çıkışını hızlandırabilir ve TL üzerinde değer kaybı baskısı yaratabilir. Küresel risk iştahındaki azalma, Türkiye'nin dış finansman maliyetlerini artırarak büyüme hedeflerini zorlaştırabilir. Bu bağlamda, Türkiye'nin yurtiçi talep odaklı büyüme stratejisini sürdürebilmesi için enerji fiyatlarındaki düşüşün olumlu etkisi sınırlı kalabilir.