Asya-Pasifik borsaları, haftanın ilk işlem gününde yatırımcıların küresel ekonomik görünüme ilişkin temkinli iyimserliğiyle hafif yükseliş kaydetti. Öte yandan petrol fiyatları, Ortadoğu'da Körfez bölgesindeki jeopolitik belirsizliklerin devam etmesiyle yukarı yönlü hareket etti. Asya piyasalarında özellikle Çin'in ekonomik teşvik paketlerine yönelik beklentiler ve ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz politikasına dair öngörüler fiyatlamalara yön verdi. Bölgedeki endekslerden Nikkei 225 yüzde 0,3, Kospi yüzde 0,2 ve Hang Seng yüzde 0,4 artarken, Avustralya'da S&P/ASX 200 yatay seyretti.
Körfez'de artan gerilim petrolü destekledi
Petrol fiyatları, Basra Körfezi'nde Hürmüz Boğazı çevresindeki gerginliklerin sürmesi ve bazı ülkelerin enerji altyapılarına yönelik tehditlerin artmasıyla üç haftanın zirvesine ulaştı. Brent ham petrolü varil başına 75,6 dolara, ABD ham petrolü (WTI) ise 71,2 dolara yükseldi. Analistler, jeopolitik risklerin yanı sıra ABD'deki stok verilerinin de fiyatları desteklediğini belirtiyor. Ancak piyasalarda arz fazlası endişeleri ve Çin'deki talep zayıflığı, yükselişi sınırlandıran faktörler olarak öne çıkıyor. Suudi Arabistan ve İran arasındaki dolaylı gerginlikler, bölgedeki nakliye güvenliği konusunda endişeleri artırıyor.
Yatırımcılar Fed'in adımlarını izliyor
Küresel piyasalarda gözler, bu hafta açıklanacak ABD enflasyon verileri ve Fed yetkililerinin sözle yönlendirmelerinde. Geçen hafta Fed Başkanı Jerome Powell'ın faiz indirimlerine yönelik temkinli sinyalleri, para politikasında gevşeme beklentilerini zayıflatmıştı. Yatırımcılar, aralık ayında 25 baz puanlık faiz indirimi olasılığını yaklaşık yüzde 55 fiyatlıyor. Asya merkez bankaları ise ABD dolarının gücü karşısında kendi para birimlerini dengelemeye çalışıyor. Japon yeni, dolara karşı 152 seviyesinde işlem görürken, Çin yuanı da istikrarlı bir seyir izliyor.
Çin'e yönelik teşvik beklentileri güçlü
Asya hisse piyasalarındaki yükselişte, Çin hükümetinin ekonomiyi canlandırmak için ek teşvik paketleri açıklayabileceği beklentisi etkili oldu. Geçtiğimiz haftalarda açıklanan konut ve altyapı destekleri, piyasalarda olumlu karşılanmıştı. Ancak ülkenin imalat PMI verileri, iç talepteki zayıflığın sürdüğüne işaret ediyor. Uzmanlar, Pekin yönetiminin daha kapsamlı bir mali genişlemeye gidebileceğini, bunun da küresel emtia fiyatlarını ve gelişen piyasaları destekleyeceğini belirtiyor. Bu nedenle Çin verileri, Asya borsalarının kısa vadeli yönü açısından kritik önem taşıyor.
Bölgesel riskler ve fırsatlar
Asya genelinde jeopolitik riskler de gündemde. Kuzey Kore'nin füze denemeleri bölgede tedirginlik yaratırken, Güneydoğu Asya ülkelerinde siyasi belirsizlikler yatırımcı iştahını etkiliyor. Ancak Hindistan ve Endonezya gibi ülkelerdeki güçlü büyüme verileri, uzun vadeli fon akışlarını çekiyor. Küresel tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesi arayışı, Asya'nın gelişmekte olan ekonomilerine yeni yatırımlar yönlendiriyor. Öte yandan, ABD ile Çin arasındaki ticaret gerilimleri ve teknoloji yaptırımları, bölgenin ticaret dinamiklerini yeniden şekillendiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişmeler, Türkiye açısından enerji maliyetleri ve dış ticaret dengesi üzerinden doğrudan etkiler barındırıyor. Petrol fiyatlarındaki artış, Türkiye'nin enerji ithalatı faturasını yükseltebilir ve cari açık üzerinde baskı oluşturabilir. Öte yandan, Asya borsalarındaki olumlu seyir ve Çin ekonomisindeki olası canlanma, Türkiye'nin ihracat pazarları için umut verici bir sinyal olabilir. Küresel risk iştahı, gelişen ülkelere yönelik sermaye akımlarını artırabilir; bu da Türkiye gibi finansman ihtiyacı olan ekonomilere destek sağlayabilir. Ancak jeopolitik belirsizlikler, petrol fiyatlarının daha da yükselmesi ihtimalini güçlendiriyor; bu durum, Türkiye'nin dış denge politikaları üzerinde etkili olmaya devam edecek gibi görünüyor.